KVKK Kapsamında Kişisel Veri Nedir ve Hukuki Niteliği - ENES ŞAHİN

29 Ocak 2020 Çarşamba 01:41

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, kısaca KVKK, 7 Nisan 2016 tarihinde ülkemizde kabul edilmiş olan ve kişisel verileri koruma altına almak amacı taşıyan yeni bir kanundur. Kişisel verilerin korunması son dönemde daha büyük önem taşımaktadır. Bunun en önemli nedeni ise, teknolojinin gelişmesinden dolayı kişisel verilere ulaşmanın artık daha kolay ve erişebilir olması durumudur. Bu kanunun detaylarını daha sonra ki yazılarımızda uzun uzun bahsedeceğiz. Ancak bu kanunun detaylarına inmeden önce bilinmesi ve tam anlamıyla öğrenilmesi gereken husus, kişisel verinin ne olduğu konusudur. Bu yazımızda sizlere kişisel verinin ne olduğundan ve hukuki boyutundan bahsedeceğiz.

Kişisel veri kaba tabiriyle, bir kişiyi belirlemeye yarayan aklımıza gelebilecek her türlü bilgidir. Bu tanım hem uluslararası hem de ulusal anlamda mevzuatlarda, uygulamalarda ve öğretilerde kabul edilen en sadece ve geniş tabidir. Ülkemizde kabul edilen 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 3. Maddesinin 1. Fıkrasının (d) bendinde kişisel veri, “kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” şeklinde tanımlanmıştır. Buradan anlaşılmaktadır ki, kişisel veri sadece bireyin adı, soyadı, doğum tarihi, doğum yeri değil, aynı zamanda kişinin fiziki, ailevi, ekonomik, sosyal, siyasal ve sair özelliklerine ilişkin olan her türlü bilgilerdir. Kişisel verilerin neler olduğunu çoğaltmak istersek; telefon numarası, sosyal güvenlik numarası, motorlu taşıt plakası, adresi, pasaport numarası, resmi, görüntüsü, ses kaydı, özgeçmişi, parmak izi, genetik bilgileri ve buna benzer daha birçok gerçek kişiye ait bilgilerdir. Buradan çıkan en önemli sonuç ise, kişisel verinin özel ve gizli bir bilgi olmasının gerekmediği hususudur.

Kişisel verilerin korunması hakkı ile ilgili en kapsamlı düzenlemeler ülkemizin de içinde bulunduğu Avrupa Konseyi tarafından yapılmış olup, bu sözleşmeyi ilk imzalayan ülke Türkiye olmasına rağmen, kanunlaştırarak yürürlüğe koyan son ülke de Türkiye olmuştur. Bu kanun yürürlükte olmadan önce kişisel verilerin korunması bazı Türk Ceza Kanunu maddeleri ve Anayasa tarafından koruma altına alınmaya çalışılmış ancak yetersiz kalması üzerine bu konu hakkında kanun oluşturularak kişisel veriler güvence altına alınmıştır. Anayasada yer alan kişisel verilerle ilgili madde şu şekildedir. “Kişisel verilerin korunması hakkı, insan onurunun korunması ve kişiliğin serbestçe geliştirilmesi hakkının özel biçimi olarak, bireyin hak ve özgürlüklerini kişisel verilerin işlenmesi sırasında korumayı amaçlamaktadır.” Kişisel verilere sahip olan kişiye veri ilgilisi denmekte olup, veri ilgilisinin isteği, bilgisi veya rızası dışında verileri üzerinde gerçekleştirilen işlemler kişisel verilerin korunması hakkına aykırılık oluşturmaktadır.

Kişisel verilere müdahale günümüzde telefon, mesaj, e-posta ya da benzer türde birçok durumla ihlal edilmekte ve izinsiz kullanılmaktadır. 7 Nisan 2016 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak Kanunlaşan Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bu haksız durumu önlemek adına uygulanmaya başlanmıştır. Sahibinin açık rızası olmadan bir gerçek kişiye ait verinin kullanılmaması gerekmekte olup, kullanılıyorsa ya sahibinin açık rızası alınmalı ya da bu durum bir an önce sonlandırılmalıdır.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI