Kripto Para Sözleşmeye Konu Olabilir mi? - AV. MEHMET SALİH YEGEN

4 Şubat 2021 Perşembe 02:03

Kripto Para nedir? Herhangi bir merkez bankası, resmi kuruluş, vs. ile ilişiği olmayan elektronik bir para birimidir.  Bugünkü yazımızda 2009 yılında ilk defa çıkartılan ve yaklaşık 11 senedir piyasada işlem gören kripto paranın Sözleşme Hukuku’na konu olup olamayacağını tartışacağız.

Borçlar Hukukunda sözleşme özgürlüğü prensibi bulunmaktadır ve bu prensip Kanun’un 26. Maddesinde düzenlenmiştir. Yasanın 26.maddesine göre Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler. Madde uyarınca sözleşmenin tarafları sözleşmenin konusunu da serbestçe tayin edebilmektedir.

Bununla birlikte sözleşmenin konusunu belirlemenin sınırları aynı yasanın 27.maddesinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu’nun 27.maddesine göre; Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Bu hüküm emredici niteliktedir ve bu emredici kurala aykırı sözleşme, baştan itibaren hükümsüz olacaktır.

Toplumun menfaatini koruyan hükümlerle ortaya çıkan hukuki düzenin bütünü kamu düzeni olarak ifade edilebilir. Bitcoin ve diğer kripto paralar ile ilgili yasal bir düzenleme olmamakla birlikte henüz daha yasaklayıcı bir düzenleme de yoktur. Bu sebeple bitcoin ile girilen bir borcun kamu düzenine aykırı olmadığı söylenebilir.

Ahlak ve kişilik haklarına da aykırı bir durum olmadığına da açıktır. Bu durumda sözleşmenin konusunun imkânsız olup olmadığına bakılmalı. Örneğin bir satım sözleşmesinin karşılığının bitcoin ile ödenmesinin taahhüt edilmesi veya bir miktar para karşılığı bitcoin satışının yapılması sonucu bitcoin ile borç altına giren tarafın borcunu yerine getirmesinin imkânsız olduğu söylenebilir mi ?

Bitcoin gibi yaygın ve geri dönüşü mümkün olmayan bir kripto para için bu tip bir imkansızlıktan bahsetmek çok doğru gözükmüyor. Ama piyasaya yeni giren diğer altcoinlerin varlıklarınını ne kadar idame ettirebileceklerini en baştan öngörmek çok kolay değil. Sözleşmenin kurulduğu esnada dolaşımda olan bir kripto paranın sonrasında piyasadan kaybolması şaşırtıcı olmayacaktır. Ama Sözleşmenin geçerliliğine etki yapan imkânsızlığın, sözleşmenin yapıldığı anda ve objektif olarak yani edimin sadece borçlu için değil herkes için geçerli olarak imkânsız olması gerekmektedir. Bu durumda sözleşme kurulduğu anda var olan bir altcoin üzerinden yapılan sözleşmelerin de geçerli olduğu söylenebilir.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında Bitcoin cinsinden bir borç altına girilerek yapılan sözleşmelerin yasanın 27.maddesindeki sınırlamaya aykırı olmadığı görülmektedir.

Kripto paralar ve özellikle Bitcoin, günümüz itibarıyla herhangi bir denetleyici ve düzenleyici kuruma tabi olmaması nedeniyle “bağımsız” para birimi olarak anılmaktadır. Bu bağımsızlık, kimi yatırımcılar tarafından endişe verici bulunmakta, kimi yatırımcılar ise Bitcoin’i geleceğin en büyük yatırımı olarak nitelendirilmektedir. Uluslararası alandaki gelişmelere bakıldığında konunun hem hukuk sistemlerine entegre edilmeye başlandığı, hem de konuyla ilgili uyuşmazlıkların yargı önüne taşındığı görülür. Türk hukukunda şimdilik somut bir atılım olmasa da, yapılacak düzenlemelerin başta banka ve finans hukuku ile sermaye piyasası hukuku olmak üzere vergi, miras, mal paylaşımı, şirket sermayeleri ve hatta icra ve iflas gibi diğer alanlara da önemli etkileri olacağı şüphesizdir.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.