Online Eğitime Geçilmesi ve Eğitim/Servis Ücretlerinin İadesi - AV. MEHMET SALİH YEGEN

3 Aralık 2020 Perşembe 00:47

Covid-19 nedeniyle okullar Mart ayından beri kapalıydı ve eğitim uzaktan online şekilde sürdürülüyordu. Yüz yüze eğitim kademe olarak tekrardan başlatılmıştı. Bu sebeple gerek okullar gerekse kurs ve dershaneler öğrenci kaydı yaparak derslere yüz yüze olacak şekilde başladı. Ancak alınan tedbirler nedeniyle yüz yüze eğitime tekrar ara verildi ve 31.12.2020 tarihine kadar online derse geçildi. 31.12.2020 sonrası için yetkililerin ne karar alacağı ise hala bilinmemektedir.

Şuan itibariyle her ne kadar MEB tarafından detaylı açıklama gelmese de okullar ve özel kurslar yılsonuna kadar yüz yüze eğitime ara verecek. Ancak tedbirlerden önce eğitimin tekrardan başlaması sebebiyle özel okul ve kurslarda kayıtlar alındı ve sözleşmeler imzalandı. Covid-19 salgınının yılsonuna kadar bitmeyeceği de veriler üzerinden anlaşıldığı üzere imzalanan sözleşmelerin ve okullara yapılan ödemelerin akıbetinin ne olacağı merak konusudur. Bugünkü yazımızda olağanüstü sebepler sözleşmeden caymanın mümkün olup olmadığını tartışacağız.

Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa) ve sözleşme serbestliği ilkesi kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Yani sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa dahi borçlu sözleşmedeki edimi aynen ifa etmelidir. Bu husus hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının gereği olarak sözleşme hukukunun temelini oluşturmaktadır. Ancak sayılan bu ilkeler özel hukukun diğer ilkeleri ile sınırlandırılmıştır.

TBK. 136-137-138. Maddeleri uyarınca;

‘’Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır. Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür.’’

‘’Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkânsızlaşırsa borçlu, borcunun sadece imkânsızlaşan kısmından kurtulur. Ancak, bu kısmi ifa imkânsızlığı önceden öngörülseydi taraflarca böyle bir sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, borcun tamamı sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, bir tarafın borcu kısmen imkânsızlaşır ve alacaklı kısmi ifaya razı olursa, karşı edim de o oranda ifa edilir. Alacaklının böyle bir ifaya razı olmaması veya karşı edimin bölünemeyen nitelikte olması durumunda, tam imkânsızlık hükümleri uygulanır.

‘’Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır.’’

Sözleşmenin yapıldığında karşılıklı borçlar arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabilir. Bu durumda sözleşmeye bağlılık ile sözleşme adaleti ilkeleri arasında çelişki meydana gelir ve artık bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukukta bu zıtlık beklenilmeyen hal ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır.

Her talep vukuunda sözleşmeyi değişen hal ve şartlara uydurmak mümkün değildir. Aksi halde az önce bahsettiğimiz özel hukuk sistemimizde geçerli olan ‘‘irade özgürlüğü’’, ‘’sözleşmeye bağlılık’’ ve ‘’sözleşme serbestisi’’ ilkelerinden sapma tehlikesi ortaya çıkar. Bu nedenle sözleşmeye müdahale müessesesi ikinci derecede yardımcı niteliktedir. Olağanüstü hal, önceden görülmesi olanağı bulunmayan ve borçlunun yol açmadığı, borcun ödenmesini engelleyen durumdur. Tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını ve bu salgının ortadan kalkması için yetkililerin almış olduğu önlemler olağanüstü hal olarak tanımlanabilir.

İZLENECEK YOL NEDİR? UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN MAHKEME KARARI VAR MIDIR?

Covid-19 tedbirleri kapsamında alınan kararlar neticesinde özel okul ve kurslarda öğrenim gören öğrenciler kurum ile yaptıkları sözleşmeden feshetmek isteyeceklerdir. Bu hususta yapılacak iş olarak Noter vasıtasıyla kuruma çekilecek ihtar ile sözleşmeden caydığınızı, yapılan ödemelerin ve sizi borç altına sokan senetlerin iadesini talep edeceksiniz. Kurum sizin ihtarınıza sessiz kalması veya olumsuz yanıt vermesi halinde iade olunan miktara göre İl Tüketici Hakem Heyeti, İlçe Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi ‘ne başvuru/dava hakkınız doğacaktır.

Kayseri'de yaşayan bir vatandaş, çocuğunun eğitim gördüğü özel okula geçen eğitim öğretim döneminde ödediği ücretin 15 Mart 2020 tarihinden sonraki günler için tarafına iade edilmesini istedi. Özel okul tarafından talebi reddedilen öğrenci velisi, bunun üzerine Kayseri Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurdu. Şikâyet edilen özel okul ise savunmasında, fiziksel eğitime ara verilmesinin ardından okulların tatil edilmediğini, uzaktan eğitime devam edildiğini ve uzaktan eğitimin de telafi eğitiminin bir parçası olduğunu belirtti. Harcama yapılmayan yemek, doğal gaz, elektrik, su gibi giderlerin gelecek yıl alınacak kayıt ücretlerinden mahsup edileceği ifade edilen savunmada, velinin şikâyetinin reddedilmesi istendi.

Kayseri İl Tüketici Hakem Heyeti, eğitim öğretim döneminde yeni tip koronavirüs (Covid-19) sürecindeki özel okul ücretinin iadesini isteyen bir velinin talebini kısmen kabul ederek, pandemi sürecinde okula gidilmeyen süreye karşılık gelen 7 bin 579 lira 20 kuruşun tüketiciye iadesine karar verdi.

Hakem Heyetinin gerekçeli kararında, şu ifadeler yer aldı:

"Asgari şartları bulunduran şikâyet konusu sözleşmede, tüketicinin belirli miktar ödemeyi yapacağı, şikâyet edilen özel eğitim kurumunun ise usulüne uygun eğitim yerinde (okulda) tüketicinin belirttiği öğrenciye (yüz yüze) eğitim vereceği ifade edilmiştir. Sözleşme içerisinde, doğa olayları, salgın hastalık, 'mücbir sebep' gibi ifa imkânsızlığı durumunda tarafların yükümlülükleri konusunda bir madde bulunmamaktadır. Bu nedenle genel hükümler çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmektedir."

Borçlar Kanunundaki hükümlere ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin verdiği karara değinilen gerekçede, şunlar kaydedildi:

"Özel eğitim kurumunun savunmasında belirttiği uzaktan eğitim yapılması, şikâyet konusu sözleşmede özel eğitim kurumunun edimi olarak belirtilmemiştir. Yapılan uzaktan eğitim işlemi, başka bir sözleşmenin konusu olup, şikâyet konusu sözleşmedeki edim olarak kabul edilemez. Ayrıca sözleşmenin tarafı olan tüketiciye uzaktan eğitim için gerekli araç ve gereçler sağlanmamış olup, bu haliyle birebir eğitim ile uzaktan eğitimin aynı verimi ve karşılığı sağlayacağı konusunda netlik bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede olağanüstü durumlarda sözleşmenin uyarlanması konusunda bir hüküm bulunmamaktadır. Covid-19 hastalığı nedeniyle ülkemiz genelinde oluşan pandemi nedeniyle örgün eğitim 16.03.2020-19.06.2020 tarihleri arasında yapılamamıştır. Bu nedenle 5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu ve ilgili yönetmelik gereğince tüketicinin örgün eğitim almadığı döneme ait ücretinin iadesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı tüketicinin talebinin kısmen kabul edilerek okula gidilmeyen süreye tekabül eden 7.579,20 lira bedelin tüketiciye iadesi gerekmiştir."

Yukarıda bahsedilen konuyu siz değerli okurlarımıza özetleyecek olursak alınan tedbirler sebebiyle okullara bir süre daha ara verilmesi borcun ifasının imkânsızlığına yol açacaktır. Bu sebeple tüketiciler kurumlara başvurarak ücretlerinin iadelerini talep edebilecektir. Ayrıca bu durum peşin ödenen servis ücretleri içinde geçerlidir. Kurum tarafından iade yapılmadığı takdirde ödeme yapılan eğitim/servis ücretleri miktarına göre Tüketici Hakem Heyetleri ve dava açmak koşuluyla geri alınabilmesi mümkündür.

0542 421 2431

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.