Polis ve Bekçi Yetkileri Arasındaki Farklar Nelerdir? - AV. MEHMET SALİH YEGEN

1 Aralık 2020 Salı 00:12

Bekçi, İçişleri Bakanlığı‘na bağlı olarak hizmet veren geceleri bir alan ya da bölgenin güvenliğini sağlamak ile görevli olan kişidir. Özel durumlar dışında akşam 10 ile sabah 6 saatlerinde görev yapan bekçiler, silah taşımak ve gerekli durumlarda kullanmak gibi yetkilere sahiptir. Yetkileri vatandaşlar tarafından tam olarak bilinmeyen Bekçilerin yetkilerinden kısaca bahsedeceğiz.

Polis ve Bekçilerin yetkileri arasındaki farktan bahsetmeden önce ilk olarak yetkilerin önleyici yetkiler ve adli yetki olarak ikiye ayırtmakta fayda vardır. Önleyici yetkiler 1409 Sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanunu‘nda düzenlenirken adli yetkiler 9105 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu‘nda düzenlenmektedir.

Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun (PVSK) 4/A maddesi hükümleri gereğince polis “durdurma ve kimlik sorma” yetkisine sahiptir. Bu yetki kapsamında, polisin tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması durumunda kişiler ve araçlar durdurulmaktadır. Yasa gereği bekçilerde durdurma yetkisine haizdir. Kişileri yasaya uygun şekilde durdurabilir. Ancak mahkeme kararları doğrultusunda bekçiler polis gibi kimlik sorma yetkisinin bulunmadığı belirtilmektedir. Her ne kadar İçişleri Bakanlığı bekçilerin kimlik sorma yetkisinin bulunduğunu söylese de mahkemeler aksi kanaattedir.

Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun (PVSK) 9 maddesi hükümleri gereğince Polis, tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usulüne göre verilmiş sulh ceza hâkiminin kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî âmirin vereceği yazılı emirle; kişilerin üstlerini, araçlarını, özel kâğıtlarını ve eşyasını arar; alınması gereken tedbirleri alır, suç delillerini koruma altına alarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre gerekli işlemleri yapar. Bekçilerin yasa gereği önleme araması yapma yetkisi bulunmamaktadır.

Ayrıca Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu ve 9105 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu gereğince polislere denetim yapma, istihbarat toplama, iletişimin tespiti ve teknik araçla izleme yetkisi verilmişken bekçilerin bu yetkilerden muaf tutulmuştur.

Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun (PVSK) 16. Maddesinin birinci fıkrasında; polisin, görevini yaparken direnişle karşılaşması halinde, bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor kullanmaya yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.

Adli yetkiler olarak polis ve bekçilere yine ilgili yasa gereği yoklama ve muhafaza altına alma, zor kullanma, ateşli silah kullanma, suça el koyma yetkisi verilmiştir. Bu sebeple örnek verecek olursak hakkında yakalama kararı bulunan birisini polisin olmadığı durumlarda bekçi yoklama ile tespit etmesi halinde polise tanınmış yetkileri kullanarak muhafaza altına alabilir.

Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu ve 9105 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu gereğince polislere ifade alma, adli arama, el koyma, olay yeri inceleme, parmak izin ve fotoğraf alma, gözaltına alma, kişilerin ikametgâh ve iş adreslerinden ayrılmamalarını istememe, teşhis yaptırma, yer gösterme yaptırma yetkisi bulunmaktadır. Ancak bu sayılan yetkileri yasa gereği bekçiler kullanamaz. Ancak ve ancak yukarıda sayılan yetkileri bekçiler kullanır. Aksi halde bekçiler hukuka aykırı davranmış olurlar.

Yasa gereği bekçilerin yetkisi kapsamında bulunmayan bir işleme maruz kalmanız halinde İçişleri Bakanlığı‘na karşı maddi ve manevi tazminat hakkınız bulunduğunu unutmayın. Böyle bir olayla karşı karşıya kaldığınızda olay yerinde tutanak düzenleyerek delil kapsamında davanızı lehe sonuçlandırma imkânınız artmaktadır.

0542 421 2431

avmehmetsalihyegen@gmail.com

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.