Evlilik Birliğinin Sona Ermesi Halinde Müşterek Çocuğun Velayeti Hangi Tarafa Verilecek? - AV. MUSTAFA AKDENİZ

9 Şubat 2021 Salı 00:17

Evlilik birliği içerisinde çocuğun velayeti açısından eşler ortak velayet hakkına sahip iken, boşanma halinde velayet konusu taraflar arasında fazlasıyla tartışma konusu olmaktadır. Peki “Eşlerin boşanması halinde çocuğun velayet hakkı kimde olacak?".

TMK'nın (Türk Medeni Kanunu’nun) 336/3 maddesinde; "Velâyet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana..." şeklinde belirtildiği üzere, taraflardan birinin ölümü halinde, müşterek çocuğun velayeti sağ kalan eşe verilir. Tarafların evlilik birliğini sona erdirmesi halinde ise; velayet hakkı hakimin hakkaniyetinde olup, hakim tarafından bu hak hangi eşe verilirse, velayet hakkına o taraf olacaktır. Bu durum aynı maddenin devamında; "...boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir." şeklinde hüküm altına alınmıştır.

Çocuğun velayetine karar verilirken nelere dikkat edilmelidir?

Hakim tarafından velayet hakkı belirlenirken; kamu düzeni de dikkate alınarak, özellikle müşterek çocuğun menfaati, çocuğun üstün yararı göz önünde bulundurulur. Bu menfaat belirlenirken, çocuğun; fiziksel, psikolojik, sosyolojik gelişimi göz önünde bulundurularak, eşlerden hangi tarafın müşterek çocuğa bu yönlerden daha iyi gelecek sağlaması hususu dikkate alınır.

Velayetin hangi tarafa verileceği hususunda dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli husus ise; müşterek çocuğun yaş aralığıdır. Şöyle ki;

Türk Hukukundan 0 - 3 yaş aralığı olan müşterek çocuklar için; çok ağır bir durum olmaması halinde, çocuğun anne bakım ve şefkatine muhtaç olması hasebiyle, velayet anneye verilir.

Müşterek çocuğun 3 - 7 yaş aralığından olması halinde; her ne kadar  0 - 3 yaş aralığındaki çocuklar kadar olmasa da 3 – 7 yaş aralığındaki çocukların da annenin bakım ve şefkatine muhtaç olması göz önüne alındığında, mahkemeler tarafından müşterek çocuğun velayeti genel olarak anneye verilmektedir. Annenin çocuğa kötü örnek olması, sağlığına zarar vermesi gibi istisnai hallerde müşterek çocuğun velayeti babaya verilebilmektedir.

6 - 12 yaş aralığındaki çocuklar için; bu yaş çocuğun anne bakımına önceki yaş aralıklarındaki çocuklar kadar muhtaç olmaması  hasebiyle, genellikle bu yaş aralığındaki çocuğun, mahkeme huzurunda uzman bir pedagog eşliğinde “velayetin kime verileceği hususunda” beyanı alınır. Müşterek çocuklar tarafından verilen beyanların hükme esas alınması ise tamamen mahkeme hakiminin takdirindedir. Özellikle belirttiğimiz üzere; mahkeme tarafından çocuğun üstün yararı ve kamu düzeni gözetileceğinden, hakim karar verirken bu hususu dikkate alarak karar verecektir.

12 yaş ve üzeri müşterek çocuklar için; müşterek çocuğun belli bir erginliğe erişmiş olması dikkate alındığında, bu yaş aralığındaki çocuğun “velayetin kime verileceği hususunda” mahkeme huzurunda beyanı alınarak ona karar verilir. Ülkemizin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre 12 yaşını tamamlamış çocuğun velayeti hakkında karar verilmesinden önce, mahkemenin bu çocukları dinlemesi gerektiği kabul edilmiştir.

..ortak çocuğun velayeti konusunda mahkemece görüşünün alınması, bu görüşün değerlendirilmesi ve gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ortak çocuk dinlenmeden hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir..." (Yargıtay 2. HD E: 2016/22353 K: 2017/134 K.T.: 10.01.2017)

VELAYETİN KALDIRILMASI

Nasıl ki velayet kararı verilirken çocuğun üştün yararı ve kamu düzeni gözetiliyorsa, aynı şekilde velayet sahibi tarafından bu yararlara gölge düşmesi haline, verilen velayet kararı yine hakim tarafından kaldırılabilir. Örnek verecek olursak; anne veya babanın deneyimsizliği, hastalığı, ana veya baba tarafından çocuğa yeterli ilgi ve alakanın gösterilmemesi, çocuğa karşı yükümlülüklerin yerine getirilmemesi gibi birçok nedenle velayet kaldırılabilir. Özetle; çocuğun korunmasına ilişkin yeterli önlemlerin alınmaması halinde, hakim tarafından velayetin kaldırılmasına karar verilir. Bu durum TMK'nın "Velayetin Kaldırılması" başlıklı 348. maddesinde hüküm altına alınmış olup, velayetin kaldırılması sadece maddede sayılan sebeplerle sınırlı değildir. Velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa, hakim resen ya da ana veya babanın istemi üzerine şahsa velayeti geri verir. Velayetin kaldırılması şartlarının bulunmaması halinde ise hakim tarafından velayetin değiştirilmesine karar verilir.

Davalı ile Abdullah isimli evli ve çocuklu şahsın 1999 yılından beri evlilik dışı birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır. Küçük Ece …  poliklinikte tetkik ve takibinin yapıldığı dönemde görüşmeyi yapan doktora annesinin birlikte yaşadığı şahsın kendisine karşı uygunsuz davranışlarını anlatmıştır...(…)Toplanan delillerle; velayeti elinde bulunduran annenin çocuğa karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsakladığı, olayda velayetin kaldırılması koşullarının gerçekleştiği ( TMK. md. 348 ) anlaşılmaktadır. Davalı anneden velayetin kaldırılarak çocuğa vasi tayini için ihbarda bulunulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru değildir... (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2003/1468 K. 2003/2770)

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI