"Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış" Sebebiyle Boşanma Davası - AV. MUSTAFA AKDENİZ

23 Şubat 2021 Salı 00:55

Türk Medeni Kanunu'nun m. 162'de; “Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış” başlığı adı altında; "Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir" diyerek eşler arasında yaşanan kimi davranış veya sözlerin boşanma sebebi olabileceğini belirtmiştir. Peki hangi davranış veya sözler boşanma sebebidir?

HAYATA KAST;

Kişinin eşini öldürme niyetini açıkça belli etmesi veya bu yönde kasten davranışta bulunmasına halinde hayata kast varlığından söz edilir. Hayata kast sebebiyle boşanma halinde, yapılan davranış veya söylenen söz mutlak boşanma sebebi olup, hakimin takdirinde değildir. Burada en önemli unsur ÖLDÜRME KASTI mutlaka olmalıdır. Eğer fiilde veya sözde öldürme kastı mevcut değilse hayata kast durumundan söz edilemez. Devamla eş dikkatsizlikle veya ihmal sonucunda eşinin ölümüne sebep verdiyse, burada kast unsuru olmadığından yine hayata kast durumundan söz edilemez. Bu durumun istisnası olarak, her ne kadar kasıtlı olarak gerçekleştirilen bir davranış olsa da; ölen eşe müdahale etmeme, eşin ağır yaralanması halinde ambulans çağırmama gibi davranışlarda da eşe hayata kast unsuru değerlendirilebilir.

Burada söz konusu hayata kast davranışının diğer gerçekleşme şartı; bu davranış EŞE KARŞI OLMALIDIR. Eşin annesine, kardeşine veya başkaca bir akrabasına karşı öldürme kastıyla hareket edilmesi halinde boşanma sebebi olan hayata kast durumu gerçekleşmeyecektir. 

PEK KÖTÜ MUAMELE;

Bir eşin diğer eşi hem ruhsal hem de bedensel olarak zarar vermesi pek kötü muamele adı altında kabul edilmektedir. Hangi fiillerin pek kötü muamele davranışı olup olmadığı değerlendirilmesi tamamen hakimin takdirindedir. Yine aynı şekilde PEK KÖTÜ MUAMELE DAVRANIŞI KASITLI OLARAK YAPILMALIDIR. Hangi davranışların pek kötü muamele adı altında olduğu değerlendirmesi hakimin takdirinde olması hasebiyle, bu tür davranışların her olaya göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak örnek verecek olursak; eşin aç bırakılması, evde kilitli bir şekilde yaşamaya mecbur kılınması, eşe şiddet uygulanması gibi örnekler verilebilir.

ONUR KIRICI DAVRANIŞTA BULUNMAK;

Bir eşin diğer eşe karşı, onun şeref ve haysiyetine zarar verecek davranışlar sergilemesi halinde oluşan boşanma sebebidir. Yine kasıtlı olarak hareket edilen onur kırıcı davranışta bulunmak; eşin diğer eşi evden kovması, toplum içinde küçük düşürücü şeyler söylemesi, eşe iftira atılması, eşin sürekli olarak hakarete uğraması gibi durumlar örnek verilebilir. Yine bu tür davranışların onur kırıcı davranışlardan olup olmadığının değerlendirilmesi tamamen hakimin hakkaniyetine bağlıdır. Buna bağlı olarak her olay için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.

Yine aynı maddenin devamında da belirtildiği üzere, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden itibaren 6 ay ve her halde bu sebebin üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşmekte ve affeden tarafın bu sebeplere dayanarak dava açma hakkı bulunmamaktadır.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI