Azgınlığın Başı Kibir - BARIŞ SANIGÖK

1.7.2022 14:33:00

Kibir ve büyüklük taslamak büyük günahlardan sayılan en önemi günahlardan birisidir.  Bu konu birçok toplumsal ve ferdi yaralara sebep olmaktadır ve adaletsizlikler, zulümler, haksızlıklarıda arkasında getirmektedir.

Kibir insanın kendisinden başkasından üstün görmesi veya başkalarına üstünlük taslaması demektir. İnsanın içinde bulunan bu hisse kibir ve bunu pratiğe dökülmesi ve amelen insanın başkalarına çeşitli vesilelerle üstünlük taslamasına tekebbür yani kibirlenme denir.

Kibirin kendini beğenmişlik ve gururla farkı şudur ki kendini beğenmek sadece insanın kendisi ile alakalı olan bir şeydir. Başka birisi söz konusu olmasa dahi kendini beğenip bununla gururlanmıyor. Ancak kibir kendini beğenmenin yanı sıra başkasından da kendini büyük ve üstün görmek veya herkese öyle taslamaktır.

Kibir ve kibirlenme insanoğlunun sahibi olabileceği en kötü ve korkunç sıfatlardan birisidir. Zira kibir ancak Allah-u Teâlâ"ya yakışan bir sıfatlardan birisidir ve başka hiçbir varlığa böyle bir şey yakışmaz.

Çünkü diğer varlıkların hepsi her neye sahipseler hepsini Allah-u Teâlâ"dan almışlardır.

Kendileri ise muhtaç naçiz ve aciz bir yaratıktan ibarettir.

Bu sıfatın kötülüğü ve büyük bir günah oluşu birçok ayet ve hadislerde anlatılmaktadır;

"Büyüklenen, kibirlenenler için cehennemde bir yer mi yok?"

(Zümer - 60)

"İçinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından içeri girin. Büyüklük taslayanların yeri ne de kötüdür!" (Yasin - 72)

Mûmin suresinde ise şöyle buyurmaktadır: İşte Allah her mütekebbir zorbanın kalbini böyle damgalar.

Yani mütekebbir olan kimsenin Allah'ın lütuf ve inayetinden mahrum kalır ve ne olduğu herkez tarafından anlaşılır ve tanınır.

Kibirin ne kadar kötü iğrenç olduğunu anlamak için onun Lain Şeytan'ın sıfatlarından olduğunu ve Şeytan'ın Allah'ın dergahından kovulup ve ebediyen lanetlenmesine vesile olduğunu bilmemiz yeterlidir. Kur'ân-î Kerim bu konuda bizlere şöyle buyurmaktadır:

"Ve Meleklere: Adem'e secde edin dedik de iblisten başka hepsi secde ettiler. O ise dayattı ve kafirlerden oldu."

Rasulullah Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizden nakledilen bir hadiste bizlere şöyle buyuruyor:

"Kalbinde bir hardal tanesi kadar kibir olan bir kimse, cennete giremez. Kim büyüklenir ve yol yürürken tekebbür ederse, Allah kendisine gazaplandığı halde onun huzuruna varır yani mahşur olur."

Emirû'l Mûminin imam Ali (a.s) ise şöyle buyuruyor: "Kibirden kaçın zira o günahların en büyüğü ve kınanmaya en layık kusurdur. Kibir İblis'in (Şeytan'ın) ziynetidir.

Birisi Ehl-i Beyt imamlarına İlhad yani hak yolundan sapmanın en aşağı derecesi nedir? diye sorulunca, İmam (a.s) şöyle buyurdu: İlhadın en aşağı derecesi kibirdir."

Yine şöyle buyurmaktadır: "Mütekebbir insanlar kıyamet gününde ufak karıncalar halinde harş edilecekler ve Allah-u Teâlâ mahlukatın hesabını bitirinceye kadar insanlar onların üzerinde yürüyeceklerdir.

Yine Ehl-i Beyt imamlarından şöyle rivayet edilmiştir:

"Kibirden kaçın, zira kibir azgınlığın başı ve Rahmen'e isyandır.

Yine Şöyle buyurmuştur: Dün bir damla nütfe olan, yarın ise bir leş olacak mütekebbire yani kibirlenen kimseye şaşarım!

Rasul-i Ekrem Hz. Muhammed (s.a.â) şöyle buyurmaktadır: Kıymet günü benden en uzak olanınız, serserilerdir; onlar ise büyüklenen kimselerdir.

"Allah (c.c) dedi: Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?

İblis dedi ki: Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." (Araf - 12)

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI