Bilal-i Habeşî - BARIŞ SANIGÖK

12 Eylül 2020 Cumartesi 00:20

O müşriklerin işkencelerine karşı direniş göstermiş, Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin müezzini ve savaşlarda Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizle birlikte savaşmış, Resulullah’tan sonra Medine’yi terk etmiş, Şam’a yerleşmiş ve orada da irtihal etmiştir.

Bilal, Riyah ve Hamame’nin çocuğudur. (El-İstiab, c. 1, s. 179.)

Habeşe’den esir olarak Hicaz’a getirilmiş ve Kureyş’in başlarından sayılan Umeyye b. Halef adlı bir kişinin kölesi olmuştur.

İslâm’ın doğuşundan sonra o kendi isteği üzere bu dini kabul eden ilk kişilerin arasında yer almıştır. (Çeşitli nakillerde Bilal, İslâm’ı kabul eden dördüncü veya beşinci kişi olarak tanıtılmıştır. Bkz. Biharu’l-Envar, c. 18, s. 229.)

Efendisi Ümeyye’nin İslâm’ı yok etmek için bütün çabalarına rağmen mustazaf Müslümanlardan sayılan Bilal dininden dönmemiştir. (Biharu’l-Envar, c. 17, s. 41; et-Tabakatu’l-Kubra, c. 3, s. 175; Ensabu’l-Eşraf, c. 1, s. 156.)

Müşrikler onu işkenceyle İslâm’dan geri döndürmeye çalıştılar. Onun Müslüman olduğunu açıklayan ilk yedi kişiden biri olduğu da söylenir. O yedi kişiden her biri etkin bir şahsiyet veya kabile tarafından himaye edildikleri için işkenceden korunabildiler ama Bilal’i savunacak kimsesi yoktu. (Bkz. et-Tabakatu’l-Kubra, c. 3, s. 175; Ensabu’l-Eşraf, c. 1, s. 156.)

Ümeyye onu Müslümanlıktan geri çevirebilmek için vahşice işkence ediyor, Bilal ise bütün varlığı ile direniyordu. O İskafî’nin Nakz-i Osmaniye adlı eserinden naklen Rasulullah’ın onu alarak azat ettiğini söylemiştir. (Şia’nın İslâmî Şahsiyetleri, c. 1 ve 2; Ayetullah Cafer Subhanî, el-İstiab c. 1, s. 182; Usdu’l-Gabe, c. 1, s. 243.)

Medine İslâm’ın merkezi olunca Bilal, Rasulullah’ın müezzini oldu. O bütün savaşlarda Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin yanında savaşa katılıyordu. (El-A’lam, c. 2, s. 73.)

Tarihi nakiller onun Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin dönemindeki direniş ve sağlam imanı hakkında birçok öyküler nakletmişlerdir. Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin dünyasını değiştirdikten sonra Medine’yi terk edip Şam’a yerleşmiştir.

Onun hayatı hakkında Şia ve Sünnî arasında irdeleme ve tartışma konusu olabilecek tek konu onun Medine’den ayrılıp Şam’a yerleşmesidir.

Şia âlimleri onun bu işinin nedeninin Rasulullah Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizden başka kimseye ezan okumayı istemeyişinden kaynaklandığını ileri sürerler. 1(El-İhtisas, s. 71.

Çünkü:

1- Ehl-i Beyt’ten gelen bir takım hadislerde şu ifade yer almıştır: “Bilal salih bir kişi idi, o “Peygamber’den sonra kimseye ezan okumam” dedi. Bu “Hayya ale hayru’l-amel” in ezandan çıkarıldığı dönemdeydi.” (Men La Yahduruhu’l-Fakih, c. 1, s. 283.)

2- Ehl-i Sünnet’ten gelen hadisler de açıkça onun Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizden sonra halifelere ezan okumadığını bildiriyor. Vakıdî şöyle nakleder: Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin irtihalinden sonra Hz. Bilal ezan okurdu ve mescidde bulunan halk “Eşhedu enne Muhammeden Rasulullah” dediğini duyunca ağlıyorlardı.

(Et-Tabakatu’l-Kubra, c. 2, s. 178; Usdu’l-Gabe, c. 1, s. 243; el-İstiab, s. 82 kaynakta detaylı bilgiler mevcuttur.)

Askallanî el-İsabe adlı eserinde, Bilal’in Peygamber’den sonra cihat için Şam’a gittiğini nakleder. (Ensabu’l-Eşraf, c. 1, s. 526; Et-Tabakatu’l-Kubra, c. 2, s. 178; Usdu’l-Gabe, c. 1, s. 243. Et-Tabakatu’l-Kubra, c. 2, s. 178; Usdu’l-Gabe, c. 1, s. 244. Usdu’l-Gabe, c. 1, s. 244.)

Birinci rivayetin Şia’da yer alan rivayetle bir çelişkisi yoktur ve Bilal’ın ezan okuduğuna dair bir şeyi içermiyor. İkinci rivayet ise senet yönünden zayıf olmasının yanı sıra Bilal’ın halifelerin müezzini olduğunu ispatlamaz, sadece onun geçici olarak ezan okuduğunu bildirir. Buna göre Ehl-i Sünnet ve Şia kaynaklarının geneli Bilal’ın halifelerin müezzini olduğunu reddetmektedir.

Hz. Bilal’in irtihali, bütün tarihçiler Halife Ömer’in hilafet döneminde hicrî 17 ila 20 yılları arasında bilmişlerdir. (Ensabu’l-Eşraf, c. 1, s. 526; Usdu’l-Gabe, c. 1, s. 245; Delailu’n-Nubuvve, c. 1, s. 348; İmtau’l-Esma, c. 6, s. 350.)

Hadis ve tarih kaynaklarının tümünden şu anlaşılır ki!

Hz. Bilal Ehl-i Beyt’e muhabbet besleyen kimselerdendir. Hatta onun ezan okumamasını baştaki yönetime bir çeşit itiraz ve Hz. Ali’nin imametine inandığının bir göstergesi olarak değerlendirmek de mümkündür.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI