Danyal El Hakim Peygamber (1) - BARIŞ SANIGÖK

23 Eylül 2020 Çarşamba 10:49

Hz. Danyal (a.s) Soyu:

Danyal b.Hızkıl'ûl 'asgar, Peygamber oğullarından, Süleyman b. Dâvud (a.s) soyundandı. Hz. Danyal (a.s) Rasul Olmayan Bir Nebi (Peygamber) Oluşu: Hz. Ali (a.s); Hz. Danyal (a.s) hakkında: "O, Rasul olmayan bir Nebî idi." demiştir.

Bâbil hükümdarı Buhtunnassar'ın, Beytülmakdis'i yıkarak İsrailoğullarının çocukları arasından seçip kumandanlarına paylaştırdığı esir çocuklar arasında Hz. Danyal (a.s) da bulunuyordu.

Bâbil halkı, Buhtunnassar'a başvurarak; "İsrailoğullarından esir edilen şu çocukları, bize vermeni, senden istemiştik. Sen de, onları, bize vermiştin. Vallahi, onlar, bizim yanımızda olalıdanberi, kadınlarımızın, bizi tanımadıkları­nı, onlarla ilgilendiklerini ve yüzlerini, onlara çevirdiklerini görüyoruz. O çocukları, ya bizim aramızdan çıkar, al, ya da onları, öldür!" dediler.

Buhtunnassar:

"İçinizden, her kim, elindekini öldürmek isterse, öldürsün!" dedi.

Öldürülmek üzere çıkarılıp sağ bırakılmaları için, Allâh'a yalvarmaları üzerine, Buhtunnassar tarafından sağ bırakılan Hz. Danyal (a.s) ile Hananya, Azarya ve Mişaye Bâbil zindanına atılmışlardı.

O sırada, Buhtunnassar; bir rüya görmüş, fakat, gördüğü rüyada görüp de, kendisini şaşırtan şeyi unutmuştu.

Buhtunnassar, gördüğü rüyadan, korkmuştu. Sihirbazlarla kâhinlerden, bunun yorumunu sormuşsa da, onlar, yorumlayamamışlardı.

Hz. Danyal (a.s) arkadaşlarıyla birlikte zindanda bulundukları sırada, bunu, işitti.

Zindancı; Hz. Danyal (a.s)'ın hal ve gidişatındaki güzelliği ve doğruluğunu görüp hoşuna gitmekte ve kendisine sevgi göstermekte idi.

Hz. Danyal (a.s), ona:

"Sen, bana bir iyilik yap: Sahibinizin katında aracı ol da, görmüş olduğu rüyayı, ona yorayım." dedi.

Zindancı, gidip Hz. Danyal (a.s)'ın dileğini, Buhtunnassar'a haber verdi. Bunun üzerine, Buhtunnassar, peygamber oğullarından Hz. Danyal (a.s) ile üç arkadaşını huzuruna çağırdı.

Buhtunnassar'ın önünde, ona, secde etmedikçe, hiç kimse duramazdı.

Fakat, Hz. Danyal (a.s), onun önünde secde etmeksizin ayakta durdu.

Buhtunnassar, ona:

"Seni, bana, secdeden alıkoyan nedir?" diye sordu.

Hz. Danyal (a.s):

"Benim bir Rabb'im var ki, bana, ilim ve hikmet verdi. Kendisinden başkasına secde etmememi de, bana, emretti. Ben, kendisinden başkasına secde edersem, Onun, bana verdiği ilmi, benden çekip almasından ve beni, helak etmesinden korkarım!" dedi.

Buhtunnassar;

Hz. Danyal (a.s)'ın verdiği cevaba hayret etti ve:

"Evet! Secde yapma! Sen, ahdine vefa etmekle, çok iyi etmiş ve sana verilen ilmin şerefini yükseltmiş, gözetmiş oluyorsun." dedikten sonra: "Sende, şu gördüğüm rü'yânın ilmi ve yorumu var mıdır?" diye sordu.

Hz. Danyal (a.s): "Evet!" dedi.

Buhtunnassar:

"Görmüş olduğum rüyayı, sonra, bana isabet eden bir şeyden dolayı, unuttuğum, beni hayrette bırakan o şeyin ne olduğunu, bana, haber veriniz." dedi.

Hz. Danyal (a.s) ile arkadaşları:

"Sen, o rüyayı, bize haber ver de, biz sana, onun yorumunu haber verelim." dediler.

Buhtunnassar:

"Ben, onu hatırlayamıyorum. Eğer, siz, bana, onu, onun yorumunu, haber vermezseniz, omuz kemiklerinizi, sökeceğim!" dedi.

Hz. Danyal (a.s) ile üç arkadaşı, Buhtunnassar'ın huzurundan çıktılar.

Allah'a, dua ettiler. Tazarru ve niyazda bulundular. Kendilerine, yardım etmesini, sorulan şeyin öğretilmesini, dilediler. Yüce Allah da, onlara, sorulan şeyi öğretti. Onlar, hemen Buhtunnassar'ın huzuruna vardılar.

Ona:

"Sen, bir heykel görmüşsün!" dediler.

Buhtunnassar:

"Doğru söylediniz!" dedi.

Hz. Danyal (a.s) ve arkadaşları:

"O heykelin iki ayağı ve iki bacağı: seramikten, iki dizi ve iki baldırı bakırdan; karn gümüşten; göğsü altından; başı ve boynu demirdendi!" dediler.

Buhtunnassar:

"Doğru söylediniz!" dedi.

Hz. Danyal (a.s) ile arkadaşları:

"Sen, onu, hayretle seyredip durduğun sırada, Allah, onun üzerine, gökten, bir kaya saldı da, onu, ufatıverdi! İşte, sana, rüyanı unutturan da, bu idi." dediler.

Buhtunnassar:

"Doğru söylediniz!" dedi ve: "Peki, bu rü'yânın yorumu, nedir?" diye sordu.

Hz. Danyal (a.s) ile arkadaşları:

"Bu rüyanın yorumu, şöyledir:

"Sana, kralların kudret ve tasarruf durumları gösterilmiştir ki, onlardan, bazısının kudret ve tasarrufu, bazısından, daha gevşek ve yumuşaktı."

"Bazısının, kudret ve tasarrufu, bazısından, daha güzeldi. Bazısının kudret ve tasarrufu da, bazısıdan, daha sert ve katı idi."

"İlk kudret ve tasarruf: Seramik olup o, kudret ve tasarrufun en zaifi ve gevşeğidir."

"Sonra, onun üstünde bakır olup o, öncekinden daha üstün ve daha serttir. Sonra, bakırın üstünde gümüş olup o, bakırdan daha üstün ve daha güzeldir. Sonra, gümüşün üstünde altın olup o, gümüşten daha güzel ve daha üstündür."

"En üstünde bulunan demir, senin kudret ve tasarrufundur ki, o, hükümdarla­rın en katısı ve kendisinden önce olanların en kudretlisidir."

"Senin görmüş olduğun ve üzerine, gökten Allah'ın salıp heykeli yere seren kaya ise, Allah'ın, (semâdan indireceği Kitapla) ahir zamanda göndereceği bir peygamberdir ki, o, hepsini ufatacak, emir, onun olacak, ona, varıp dayanacaktır!" dediler.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI