Danyal El Hakim Peygamber (2) - BARIŞ SANIGÖK

24 Eylül 2020 Perşembe 00:58

Hz. Danyal (a.s); Buhtunnassar'ın rüyasını, haber verdiği ve yorumladığı zaman, Buhtunnassar, ona ve onun arkadaşlarına, çok ikram etti.

Hz. Danyal (a.s)'ı, sık sık, huzuruna kabul eder, yapacağı işleri, ona ve onun arkadaşlarına danışırdı.

Hz. Danyal (a.s)'ı, üstün mevkilere getirdi. Hz. Danyal (a.s), Buhtunnassar'ın yanında, insanların en şereflisi ve en sevgilisi olmuştu.

Rivayete göre Buhtunnassar'la onun daha üstü olan Büyük kıral Lührasp öl­dükten sonra, yerine, Beştasp b.Lührasp geçmişti.

Beştasp; Şam ülkesinin harap bir halde bulunduğunu, Filistin toprağında vahşî, yırtıcı hayvanların çoğaldığını ve orada, insanlardan hiç kimse kalma­dığını işitince:

"Babil toprağında bulunan İsrailoğullarından, Şam'a dönmek isteyen kimse­ler, dönsün!" diye nida ettirmiş, Dâvud oğulları Hanedanından bir Zâtı da, onla­rın üzerine kıral yaparak kendisine, Beytülmakdis'i imâr etmesini ve Beytül-makdis Mescid'ini yapmasını emretmişti.

Diğer rivayete göre;

İran hükümdarı Behmen, Babil Valisi Ahşu Yereş'e yazı yazarak, İsrailoğulla­rına yumuşak davranmasını, kendilerinin, istedikleri yerlere gönderilmelerine, memleketlerine dönmelerine müsâade edilmesini ve kendilerinin seçecekleri kim­seyi, başlarına koymasını emretmişti.

Hz. Danyal (a.s)'la Hananya, Azarya ve Mişayel, Beytülmakdis'e gitmek için Ahşu Yereş'ten izin istemiş idiyseler de, izin vermeğe yanaşmamış ve:

"Benim yanımda, sizin gibi, bin peygamber bulunsa, ben, sağ oldukça, onlar­dan, bir tanesini bile, yanımdan ayırmam." demiş, Hz. Danyal (a.s)'ı, Devletin Kadılık işlerile birlikte kendisinin her işini yürütmeğe memur etmişti.

Hattâ, Buhtunnassar'ın, Beytülmakdis'ten aldığı, hazinelerde saklanan her şeyin çıkarılıp Beytülmakdis'i iade edilmesini ve Büytalmakdisin, onunla, yeniden ya­pılmasını da, ona, emretmiş ve yapılmıştı.

Hz. Adem (a.s), çocuklarından gelecek peygamberleri görmeyi, Rabb'indan dilemiş, Yüce Allah da, onların suretlerini, Cennet ipeklerinden kumaşlara, onun için çıkarttırıp kendisine indirmişti.

Bunlar; Hz. Adem (a.s)'ın, güneşin battığı yerdeki Mahzeninde saklı bulunuyordu. Zûlkarneyn (a.s) da, onu, ele geçirdi. Hz. Adem (a.s)'ın Mahzeninden çıkarıp Hz. Danyal (a.s)'a verdi. Hz. Danyal (a.s) da, onlara göre, bu sûretleri, ipek kumaşlara çizdi.

Hz. Danyal (a.s)'ın çizmiş olduğu bu suretler, Zûlkarneyn (a.s)'ın ele geçirdiği suretlerin aynı idi.

Zûlkarneyn (a.s) tarafından verilen suretlere göre Hz. Danyal (a.s)'ın ipek kumaşlar üzerine çizmiş olduğu, Hz Adem (a.s), Hz. Muhammed (s.a.â)'a kadar olan bazı peygamberlerin suretleri, kraldan krala -tevarüs sûretile- geçerek Kayser Herakliüse kadar gelip erişmiş, o da, onları, sandığından birer birer çıkarıp sahabilerin Elçilerine göstermişti.

Hz. Danyal (a.s), bir müddet, Bâbil'de oturdu. Bâbil'den ayrıldıktan sonra, Huzistan'ın Sus nahiyesinde kaldı. Orada, irtihal etti. (Ona ve gönderilen bütün peygamberlere salât ve selâm olsun!)

Tarihte Ebû Mûsâ El Eş'arî Sus kralı Sabur'u, öldürdüğü kaynaklarda geçmektedir. Daha sonra Ebu Musa Sus şehrini, kuşattı. Şehirde bulunan şeyleri, Sabur'un mal ve mülklerini ganimet olarak aldı. Mal depolarını, dolaşıp onların içinde bulunanları, alırken, bir meydanda, kilitli bir depoya rastladı ki, deponun kilidi, kalayla mühürlenmişti.

Ebû Mûsâ, Sus halkına:

"Bu depoda ne vardır? Ben, onun kilidinin de, kalayla mühürlenmiş olduğunu görüyorum." dedi.

Sus halkı:

"Ey Ebu Musa! Onun içinde, sana yarayacak bir şey yoktur!" dediler.

Ebû Mûsâ:

"Onun içinde ne olduğunu, muhakkak, benim, bilmem lâzım! Deponun kapısını açınız da, içinde ne vardır bir bakayım?" dedi.

Kilidi, kırdılar ve kapıyı açtılar. Ebû Mûsâ, depoya girip bakınca:

Uzun, havuz gibi oyulmuş bir taş ve içinde de, altın sırma ile dokunmuş bir kefenle kefenlenmiş, başı açık, ölü bir adam gördü!

Ebû Musa da, yanında bulunanlar da, ölü zatın boyunun uzunluğuna hayrette kaldılar. Sonra, onlar, onun burnunu ölçtüler. Bir karıştan fazla olduğunu gördüler.

Ebû Mûsâ, Sus halkına:

"Yazıklar olsun size! Kim bu adam?" diye sordu.

Sus halkı:

"Bu adam, Iraklıdır."

"Irak halkı, yağmurları kesildiği zaman, bununla tevessül eder, yağmurla su­lanmak isterler, yağmurla sulanırlarmış! Iraklıların kuraklığa uğramadıkları sırada, biz, yağmursuzluktan, kuraklığa uğ­ramışız."

"Iraklılara adam salıp onu vesile kılarak yağmur dileyelim diye bize, onu, yolla­malarını, istemişiz. Iraklılar, göndermeğe yanaşmayınca, yanlarında elli adam rehin bırakıp bunu, beldemize getirmiş, kendisiyle tevessül ederek yağmur dilemiş, yağmurla su­lanmışız."

"Kendisini, Iraklılara iade etmemek görüşüne varmışız. Kendisi de, ölüm döşeğine düşünceye kadar yanımızda oturmuş ve irtihal etmiş."

"İşte, onun kıssası ve hali, böyle imiş." dediler.

Bunun üzerine, Ebû Mûsâ, Sus şehrinde bir müddet oturdu. Halife Ömer'e bir yazı yazıp Sus şehrinden aldığı ganimetle taş üstünde ölü gibi yatan zâtın işini de yazısında yazdı.

Yazı, varıp halife Ömer onu okuyunca, Eshabın Ulularını, yanına çağırdı. Onlara, ölü zat hakkında bir bilgileri olup olmadığını sordu. Onlardan hiçbirinde ne kimse tanıdı ne de onun hakkında bir bilgi verebildiler.

Ancak, İmam Ali (Emiru'l Mûminin):

"Bu Zat, Hz. Danyal Hakîmdir. Kendisi, Rasul olmayan bir Nebîdir. Eski zamanda, Buhtunnassar'ın ve ondan sonraki krallardan bazısının yanın­da bulunmuştu." dedi ve onun, başından sonuna ve vefatına kadar kıssasını an­lattıktan sonra:

Sus halkının mûminlerine haber gönderdi. Bulunan ölü gibi taş üzerine uzanan Zatı hiç kimsenin bulamayacağı bir yere göndermelerini emretti.

"Onu, beyaz Kabatî bezinden kefene sar, ve kefene, koku sür. Müminlerden biri cenaze namazı kılsın. Sonra, onu, peygamberlere yapılan muamele gibi, muamele yapın! Malına, bak. Onu, Müslümanların Beytülmal'ına koy!" dedi.

Bunun üzerine, mûminler, Sus ırmağının yolunu, başka bir yola çevirip akıt­malarını, Sus halkına emretti. Sonra, Hz. Danyal (a.s)'ın üzerinde bulunan kefenden başka bir kefene sarılmasını emretti.

Sonra, yanında bulunan Müslümanlarla birlikte onun cenaze namazını kıldı. Suyu çekilen ırmak yatağının ortasına kabrini kazdırıp, kendisini gömdürdükten sonra, ırmağı eski yoluna çevirterek onun üzerinden akıttı.

Kaynaklar

-Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 2/121-122.

-Bkz. Meclisî, Muhammed Bâkır, Biharu’l-Envar, c. 14, s. 351

-Daha fazla bilgi için örnek olarak bkz. Cezairî, Seyid Nimetullah, Kısasu’l-Enbiya, s. 426, Kütüphane-i Ayetullah Maraşi, Kum, h.k. 1404

- Hz. Danyal (a.s), İran padişahı Kuruş’un idaresinde bulunmaktaydı.” (Belağî, Seyyid Abdülhüccet, Hüccetü’t-Tefasir ve Belağu’l-İksir, c. 1, s. 204, İntişarat-ı Hikmet, Kum, h.k. 1386, Danyal kitabından naklen, 6: 28)

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI