Dört Beyaz Gün Vardır - BARIŞ SANIGÖK

29 Haziran 2021 Salı 00:55

Bu üçüncüsü olan beyaz gün avlu biatı olarak bilinir. Yani beyaz günlerin üçüncüsü bugündür.

Kalabalık bir topluluk içindeki ilk biattir.

"En yakın aşiretini uyar." (Şura - 214)

Bu ayet indiğinde İmam Ali daha on yaşında idi. Bu ayetin inişinden sonra Hz. Muhammed (s.a.â) aile meclisini toplayıp peygamber olduğunu bildirmeye çalışır ama Ebu leheb onu engeller.

İkinci kez Hz. Muhammed (s.a.â) İmam Ali’ye Kureyşlileri öğle yemeğine davet etme görevini verir. Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin davet ettiği 40 kişiye sadece bir kişiye yetebilecek, bir kişinin doyabileği bir koyundan but, biraz ekmek ve biraz sütten ibaret yemek hazırlamıştır.

O kadar az yemek hazırladığını gören akrabaları onunla alay etmek için: Bakın Muhammed ancak bir kişiye yetecek kadar yemek hazırlamış deyip alay ederler.

Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz ise: "Siz Bismillêhirrahmênirahim deyin" diye herkesi uyarır. Böylece gelen 40 kişi, bir kişilik hazırlanan sofraya oturtup yemeği yemeğe başlarlar. Bütün davetliler doyana kadar yemek yemiştir. O bir kişilik yemeği yedikleri halde yemek artmıştır ve o yemeği bitirmek için ne yaptılarsa da bitirememişlerdir.

Bu sefer de: "Muhammed kesinlikle sihir yapmıştır da o bir kişilik yemek 40 kişinin yiyebilmesine sebep olup yemek böyle artımıştır" derler. Oysa alemlere rahmet olarak gönderilen yüce Peygamber Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz yemek esnasında onları İslâm’a davet edip şöyle buyurmuştur: "Araplar içinde kavmine benim getirdiğimden daha iyisiyle geleni bilmiyorum. Benim bu görevimde bana destek olmaya kim hazırdır ki benim kardeşim vasim ve sizin aranızda halifem olsun.

Yemekte bulunan İmam Ali ayağa kalkarak: Ey Allah’ın peygamberi sana yardım etmeye ben hazırım der. Bu olay herkesin gözü önünde tam üç kez tekrarlanır. Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz İmam Ali’yi direk işaret ederek: Bu benim kardeşim, yardımcım, vasim ve sizin aranızdaki halifemdir onu dinleyin ve ona itaat edin" söyler.

Bu hadiseye tarihte avlu biatı denir. Bu biat Miladi 16 Şubat 601 yılının Cuma gününe denk gelen Kameri 25 Zûlkadeye denk gelir.

Hz. Muhammed (s.a.â) bu sözleri duyan Kureyşliler kahkahalarla gülüp tepkilerini böyle gösterir ve Ebu Talip’e dönüp: "Ey Ebu Talip bu çocuk sana ne derse ona itaat edeceksin. Öyle mi?” diye onunla alay eder dalga geçerler. Hemen sonrasında ise orayı terk ederler.

Bu hadiseyi ve buna benzer mucizevi olayları, Paris Sorbonne Üniversitesi Tunuslu Prof. Dr. Muhammed Ticani El-semavi Doğruya Doğru kitabında Ehli Sünnet velcemaanın bu hakikati nasıl değiştirip gizlemeye çalıştıklarını şöyle anlatır;

"Siyaset, gerçekleri değiştirmeye ve bu hakikatleri unutturmaya çalışmıştır. Buna da şaşmamak gerekir. Çünkü yoğun zulüm ve cehaletin yaşandığı eski dönemlerde vuku bulan olaylar, günümüzde bile tekrarlanıyor.

 Mesela Hasaneyn Heykel, hicri 1354 yılında yayınlanan Hz. Muhammed (s.a.â)'in hayatı adlı eserin birinci baskısında (S.104) yukarıda zikrettiğimiz bu olayın hepsini eksiksiz nakletmiştir.” Okumanızı tavsiye ederim.

Ama aynı kitabın 2. baskısında ve ondan sonraki baskılarında da bu rivayetin: “Benden sonra benim vasim ve halifemdir.” diyerek cümle değiştirilmiştir.”

Yine Taberinin açıklamasının 19. cildinin 121. sayfasında yer alan bu rivayetin aynı cümlesi de söz konusu kitabın son baskılarından çıkarılmış ve yerine ‘Bu benim kardeşimdir’ cümlesi konulmuş ve genelde alakası olmayan başka şeyler eklenmiştir.

Ama bu değişmeyen zihniyetin fark etmediği, fark edemediği aynı rivayeti Taberi kendi Tarihinde C.2 S.319 da eksiksiz ve tam olarak yazmıştır. “Bu yollarla onlar hakikati gizlemeye veya tahrif etmeye çalışıyorlar.” Ticani El-semavi de hakikati böyle savunmuştur. Araştırma yapan kişilerin daha fazla şeyleri bulacağının garantisi vardır.

Güvenilir genç ebu Said Elmeymun İbin El-Kasîm El-Tebarani'nin yazdığı müthiş eserinde ise: Yılda dört beyaz gün vardır. Bugünlerde oruç tutmak,küsleri barıştırmak, akraba, komşu ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmek, yedirmek, içirmek, giydirmek ve onları ziyaret etmek vaciptir. Bugünlerde her kim oruç tutar, helal kazandığı paradan veya maldan akraba, komşu ve ihtiyacı olanlara yardım eder, yedirir, içirir, giydirir ve onları ziyaret ederse Allah’ın yanında yüksek bir makama sahip olur ve hayırlara kavuşmuş olur. Allah, onun yüzünü Nur’la aydınlatır.  İnsanlar bu günler yüzünden ihtilafa düştüler ve hakikatlerini bilmediler diyor.

Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin babası Abdullah İbin Abdu'l Muttalib'in şahsındadır.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI