Dünya Siyonizm’i (2) - BARIŞ SANIGÖK

15 Eylül 2020 Salı 00:49

Araştırma ve raporların hazırlanmasından sonra, bir sonraki kongrede, söz konusu vatanın Filistin olmasına karar verildi ve maalesef yirminci yüz yılın başlarında düzenlenen altıncı kongrede bu karar kesinleştirildi. Daha sonraki kongreler ve toplantılarda kendi çalışmalarını Filistin’e Yahudi cemiyetinin yerleştirilmesi ve dünyadaki Yahudilerle irtibatlı konularla ilgilenme bağlamında görev taksimatını yapıp bu çerçevede faaliyet yapmalarını sürdürmekti. Bu bağlamda oluşturulan guruplardan birisi, işgal edilmiş Filistin’e gidecek ve orada faaliyet göstererek Yahudiler için gerekli alt yapı ve güvenceyi sağlayacaktı. Guruplardan bir diğeri de Filistin dışındaki Yahudilerle ilgili konular üzerinde çalışacaktı.

Sekizinci ve dokuzuncu Dünya Siyonizm Kongrelerinin konusu “Acaba biz, fikirlerimizi bağımsız olarak mı yoksa büyük güçlerle mi yürütmeliyiz?” sorusu etrafındaydı. Bu konuda ihtilaf vardı; bazıları “Bizim büyük güçlerle, Britanya başta olmak üzere Amerika ve Almanya o zamanın büyük güçleri sayılıyordu. İşimiz olmamalı ve bunlardan bağımsız olarak işlerimizi yürütmeliyiz” diyordu. Kongrede sunulan etkin ve baskın diğer bir görüşü benimseyenler ise “Biz tek başımıza bir millet, bir vatan ve bir devlet oluşturamayız ve bu iş, büyük güçlerin yardımları olmaksızın mümkün olamaz” diyorlardı. Sonuçta İngiltere’nin nüfuzunda teşkilata katılan ve Britanya ile ilişki içinde olan azınlık, Britanya’nın iş birliği olmaksızın bu işlerin yapılamayacağını pekiştirdi. Sekizinci kongrede ya da yaklaşık 1905 yılında Britanya ve diğer büyük ülkelerin yardımlarıyla bu fikirlerin takip edilmesi kararlaştırıldı.

Sonraki kongrede konu, “1948’de İsrail devletinin kurulmasından sonra acaba bu teşkilatın görevi bitti mi, teşkilat çalışmalarına devam edecek mi yoksa durdurulacak mı” soruları etrafında idi. Sonuçta Amerika’da olan “Dünya Siyonizm Teşkilatı” ve “Uluslararası Yahudi Ajansı” nın İsrail devletinin annesi ve destekçisi unvanında Amerika’da baki kalması ve kendi faaliyetlerine devam etmesi ve Siyonist rejimin de Filistin’de kendi işlerini yürütmesi kararlaştırıldı. Gerçekte böyle bir karar üzerinde belirlenmesi, belki de yirminci yüz yılın kırklı yıllarından sonra bu yana gerçekleşmiş olabilir. Ellinci yıla tekabül eden bir sonraki oturum ve kongrede “Dünya Siyonizm Teşkilatı” uluslararası bağlamda çalışma ve İsrail devleti de bölgesel bağlamda çalışma görevini üstlenme kararı aldı. Aslında şöyle bir iş taksimatı yapıldı: Siyonist rejim bölgede kendi menfaat ve uygulamalarını takip etmek için pratik bir güç, adeta bir ordu gibi bölgeye sevk edilmiş bir taburdur. Bu ordunun asıl merkezi Amerika’da olan “UluslarArası Yahudi Ajansı” ve “Dünya Siyonizm Teşkilatı”dır.

Genel itibariyle şöyle bir sonuca varıyoruz: Hali hazırda var olan İsrail devletinin kendisi ve Siyonistlerin şu an dünyada yaptıkları diğer faaliyetlerin tümü, yaklaşık yüz yirmi yıl önce faaliyetine başlayan ve şu an Amerika’da bulunan “Dünya Siyonist Teşkilatının” ürünüdür.

İsrail, bölgedeki Yahudilerin menfaatini koruma görevinin yanı sıra Amerika’nın menfaatlerini de korumakla görevlidir. Gerçekte İsrail devleti, hem Amerika ve diğer güçlerin menfaatlerini Orta Doğu, İslâm dünyası ve Fars Körfezi bölgelerinde temin etmeli ve hem de Yahudilerin düşüncelerini ve ideallerini gerçekleştirme doğrultusunda çalışmalar yapmalıdır. Amerika’da bulunan “Dünya Siyonizm Teşkilatı” dünya çapında bir rol oynamaktadır. Yani tüm dünyada Yahudi menfaatlerini ve ideallerini takip etmektedir. Eğer günümüzde Amerika’da nüfuzu varsa ve gerçekte kendi fikirlerini Amerika siyasetleri vesilesiyle takip ediyorsa, bunların tamamı söz konusu edilen görev paylaşımı esasıncadır.

“Uluslararası Yahudi Ajansının” ve “Dünya Siyonizm Teşkilatı’nın” asıl şubeleri Almanya, İngiltere, Rusya, Polonya ve Çekoslovakya gibi ülkelerdedir. Başka ülkelerde ise gereklilik icabı kurumları bulunmaktadır. Diğer ülkelerdeki bu kuruluşlar, ikinci dereceli kuruluşlardır. Fransa, Romanya, Avusturya, Güney Afrika, Bulgaristan ve Hollanda gibi ülkelerde ise yan ofisleri vardır ve bunların her birinin belirlenmiş görevleri vardır.

Bu kadar bilgiden sonra bir not olarak hatırlatmam gerekirse özellikle, Almanya'da toplanan masonlar locasından çıkan misyonerler Adana'ya konuşlanmıştır.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI