Evliliğin Önemi (1) - BARIŞ SANIGÖK

24.5.2022 18:28:00

Evlilik, çok eski zamanlardan hatta insanlık hayatının başlangıcından bu yana günümüze kadar gelen bir gelenek olarak bilinir. Evlilik yaşı hakkında her ne kadar karar kılınmamış olsa da küçük yaşta evlilikler için bütün dinler bunu men etmiş ve hatta kesinlikle yasaklamışlardır. Fakat bu gibi meseleleri dayatan kişiler ancak dinde bozguncu kişiler veya o dinin yapı taşını bozmak için gönderilen görev almış kişilerdir.

Bütün kavimlerde ve milletlerde dini ya da din dışı toplumların tamamında tüm çağlar boyunca, her mekânda var olan nikah, evlenecek kişiler arasında yapılan kutsal bir anlaşmadır. Bu kutsal anlaşma ile eşler, kadın olsun erkek olsun birbirleriyle ortak hayatlarını kurmakta ve birbirlerinin yanında iyi ya da kötü günlerinde birbirlerinin dostu ve dert ortağı olacaklarına dair bir anlaşma yaparlar. Evlilik, insanların kendine özgü yaratılışlarından kaynaklanan doğal bir ihtiyaçtır. İnsan bır canlı varlık olarak yemeğe ve suya nasıl ihtiyaç duyuyorsa belli bir yaşta da evliliğe mutlak sureçte ihtiyaç duymaktadır. Gerek kızlar gerekse erkekler, ergenlik çağına geldiklerinde karşı cinsi sevdiklerini ve birbirlerine kavuşmak istediklerini hissederler. Evlilik, tüm toplumların ve semavi dinlerin emrettiği doğal bir istektir. İslam dini ise bu hususta insanlığı evliliğe davet etmiş ve bekarlıktan kesinlikle sakındırmıştır. Evlilik, nefret edilen bir şey olmaktan bir yana aksine müstehap, hatta bazı durumlarda ise farz olan bir iştir. Evlilik Allah rızası için yapılması durumunda da kesinlikle ibadet sayılmaktadır. Allah'ın salat ve selâmı üzerlerine olsun yüce İslam Peygamberi ve pak Ehlibeyt İmamları vasiyetlerinde evlilik meselesinin üzerinde çokça durmuş ve bu meseleyi çokça vurgulamışlardır. Buna birkaç örnek: Ona ve Ehl-i Beyt’ine selâm olsun Allah'ın Rasulü şöyle buyurmaktadır: Allah katında İslam'da yapılan hiçbir bina, evlilik binasından daha sevimli değildir. Başka bir hadiste ise: Evleniniz, zira Allah'ın Rasulü Hz. Muhammed (s.a.â): "Her kim benim sünnetime uymayı isterse doğrusu benim sünnetim evlenmektir." diye buyurmuştur.

Başka bir hadiste: Evli birinin kıldığı iki rekât namazın sevabı, bekar birinin kıldığı yetmiş rekât namazın sevabından daha fazladır.

Yüce Peygamber Hz. Muhammed (s.a.â) şöyle buyurmaktadır: Evli birinin iki rekât namaz kılması, bekar birinin geceleri namaz kılıp gündüzleri oruç tutmasından daha üstündür. Kadına ilgi duymak ve aile kurmak kesinlikle kınanacak bir şey olmadığı gibi aksine İslam dini açısından imanın göstergelerinden bir kanıt sayılmaktadır. Bir hadiste şöyle buyurulmaktadır: Kadınlara sevgi, peygamberlerin ahlakındandır…

“Birçok iyilik kadınlardadır” vb gibi konular hemen hemen bütün hadis kaynaklarında geçtiği için bazı okuyucular ile araştırmacıların bu tür hadislerle karşılaşınca buna acaip şaşırmaları ve kendilerince farklı düşünmeleri mümkündür. Allah'ın bu özel kulları yani peygamberler ve onların sulbünden gelen bu nurani varlıklar yemeyi, içmeyi ve nikâhı, ubudiyet yolunda ve ilahi emirlere itaat doğrultusunda yerine getirmektedirler. Peygamberler vahiy yoluyla Allah'la irtibat halindedirler. Masum ve nur oluşları yönüyle, hata ve günah işlemekten uzaktırlar. (Devam Edecek)

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI