Fedek (1) - BARIŞ SANIGÖK

9 Eylül 2020 Çarşamba 00:46

Hz. Ali (a.s), Fedek’i kendi hilafeti döneminde Hz. Fatıma (s.a)’ın evlatlarına geri verdi mi?

Fedek Hayber kalesine yakın verimli bir arazının ismidir. Medine’yle arası 140 kilometredir. Hicretin yedinci yılında Hayber Kalesi’nin fethedilip Yahudilerin merkezi güçlerinin dağılması sonucu Fedek bölgesinin ahalisi teslim oldular ve Rasulullah Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin huzurunda arazi ve bağlarının yarısını Peygamber’e vermeyi taahhüt ettiler. Yine onlar Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin payına düşen kısmın belli bir ücret karşılığında çiftçiliğini yapmayı da üstlendiler.

Askerî bir saldırı olmadan Müslümanların eline geçen yerler Resulullah’a ait sayılır. O yerler hakkında istediği gibi karar verebilir. Buna binaen “Yakınların hakkını ver…” (İsra - 26) ayeti inince Hz. Muhammed (s.a.â) kızı Fatıma’yı çağırdı ve Fedek’i ona verdi. (Bkz. Tabersî, Mecmeu’l-Beyan, c. 3, s. 411.)

Ancak Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin irtihalinden sonra Fedek Hz. Fatıma (s.a)’dan aldı. (Şerh-i Nehcü’l-Belağa, c. 16, s. 276.)

(Ayrıca: Sahih-i Müslim, c. 3, s. 1380. Detaylı bilgiler mevcuttur.)

Nehcü’l-Belağa’da şöyle kaydedilmiştir:

“Göğün yeryüzünü gölgelediği şeyler içerisinde sadece Fedek bizim elimizde kalmıştı. Bir kısım insanlar ona cimrilik ettiler, bir kısmı da bu haksızlığa göz yumdular.”(Nehcü’l-Belağa (Feyzu’l-İslâm), 45. Mektup)

Ama niçin Hz. Ali kendi hilafeti döneminde Fedek’i geri almadı sorusuna gelince şöyle demek gerekir: Hz. Ali (a.s) önceki halifelere olan onca tenkit ve eleştirilerine rağmen İslâm toplumunun varlığını ve bekasını ilgilendiren konularda onlara destek sağlamıştır. İmam kendi güzel tabiriyle bunu şöyle ifade etmektedir:

“Bizim bir hakkımız vardır bize verilirse pekâlâ, verilmezse süre uzasa bile devenin ardına ikinci binici olarak binmeyi tercih ederiz.” (Nehcü’l-Belağa, Daru’l-Hicre yayınları, Kum, s. 472.)

Gerçekte İmam otoriteyi hedef değil bir araç olarak görüyor. Bu yüzden ister önceki halifeler isterse kendi döneminde birçok konularda susmayı ve bu hususlarda yargıyı tarihe ve gelecek nesillere bırakmayı tercih etmişlerdir.

İmam Ebu Musa el-Eşarî’nin hakem olmasına razı değildi ama halkın ısrarı İmam’ın bunu onaylamasına sebep oldu.

Gerçekte İmam, İslâm toplumu yirmi beş yıl boyunca önceki halifelerin yürüttükleri propaganda etkisinde fikirleri şekillendikten sonra başa geçmişti. Bu yüzden bazı alanlarda İmam’ın önceki gidişata muhalefet etmesi ters tepkilerin oluşmasına sebep oluyordu. Böyle bir dönemde Fedek’i geri çevirmek de şahsi çıkarları korumak için yapılan bir girişim olarak telakki edilebilirdi.

Şu noktaya da dikkat etmek gerekir ki Fedek’in ilk halife döneminde Ehl-i Beyt’in elinde olmasının önemi o dönemde Ehl-i Beyt için bir malî kaynak olması ve bu vesileyle sosyal ve kültürel hareketleri şekillendirmeleri içindi. Ancak Ehl-i Beyt, Hz. Ali’nin hilafeti döneminde artık böyle bir malî kaynağa muhtaç değildi.

Bu yüzden bu tür konuları gündeme getirmek maslahatla bağdaşmıyordu.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI