Hak İyiliğe Teşvik Edin Dedi - BARIŞ SANIGÖK

17 Haziran 2021 Perşembe 00:46

Müslüman toplumların kültürlerinin şekillenmesinde ve hayat tarzlarının oluşumunda hiç kuşkusuz en önemli etki ile katkıyı Kur'ân-î Kerim, Hz. Muhammed (s.a.â) ve Ehl-i Beyt (s.a) kaynaklı hadisleri sağlar. Ayet ve hadislerde Müslümanlara iyiliğin emredilmesi ve kötülükten men edilmesi öğütlenir. Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz bunun hakkında; "Sizden kim kötü bir iş görürse, onu eliyle değiştirsin. Eğer buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Buna da gücü yetmezse kalben karşı koysun. Bu, imanın asgari gereğidir" diye buyurur.

Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır. (Al-i İmrân - 104) Bu ayete göre eğer bir toplum içinde iyilik yapılıyor gibi görünüp ama insanları birbirine küstürüp onları birbirine düşman ediyorsa şayet herkese günlerce altın, yakut, zümrüt, yetmedi üstüne yiyecek ve içecek de dağıtsa bile yaptığı hayır hayır değildir. Aksine şeytanın imarelerindendir.

Bir insan ne olursa olsun küslüğü kendine ilke etmelidir. Allah c.c de böyle emretmektedir. Bir rivayette Rasalullah (s.a.â) şöyle demiştir: Benden önce Allah tarafından bir topluma gönderilen her peygamberin, sünnetine sarılan ve emirlerine uyan sadık ashabı ve iman eden kullar vardı. Sonra bunların ardından yapmadıkları işleri dile getiren, emredilmedikleri işleri yapan kimseler geldi. Böyleleri ile eliyle mücadele eden kimse mûmindir. Diliyle mücadele eden mûmindir. Kalbiyle mücadele eden de mûmindir. Bunun ötesinde ise artık hardal tanesi kadar bile iman yoktur. (Müslim, îmân, 80)

Zaten hadis bize anlamamız gereken mesajı fazlası ile veriyor.

Yine başka bir hadiste: Allah-u Teâlâ'nın çizdiği sınırlara riayet edenlerle etmeyenler, bir gemide yolculuk yapan şu topluluğa benzer: Onlar gemideki yerlerini kura ile paylaşırlar. Bir kısmına geminin üst katı, diğer bir kısmına da alt katı düşer. Kura neticesi olarak aşağıya yerleşenler, su almak için çıktıkları vakit, üst kattakilerin yanından geçerler. Bunun üzerine, "Hissemize düşen yerden bir delik açsak da yukarıdakileri rahatsız etmesek." derler. Eğer üst kattakiler, onları, istediklerini yapmakta serbest bırakırlarsa hepsi helâk olur. Şayet onları bu tehlikeli işten menederlerse, kendileri kurtulduğu gibi, onları da kurtarmış olurlar. (Buhârî, Şirket, 6)

Aslında konu o kadar uzun ve güzel ki ama ben şu hadisle köşe yazımı noktalıyorum.

Huzeyfe'den rivayet edildiğine göre Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Bu canı bu tende tutan Allah'a yemin ederim ki! İnsanlığa ya iyiliği emredersiniz ve kötülükten sakındırırsınız ya da Allah-u Teâlâ size azap gönderir. Sonra Allah'a yalvarırsınız fakat duanız kabul edilmez. (Tirmizî, Fiten, 9) Ne kadar önemli bir mesaj görüyor musunuz?

Rahmet elçisi (s.a.â) bizlere hiçbir zaman kin ve nefretle yürümeyin diye buyurmuştu.

Ey insanlar;

Birbirinize selamı keser, birinize küser, birbirinizi incitir ve birbirinizle konuşmaz ve birbirinize düşmanlık ederseniz Allah c.c geçmişte bunları yapan insanları helak etmişti.

Hak c.c iyiliği birbirinize teşvik edin dedi. Kötülük de şeytanın nişanelerindendir.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI