Hz İsa (1) - BARIŞ SANIGÖK

28 Eylül 2020 Pazartesi 00:50

27 Eylül Miladi, 14 Eylül Rumi takvim olarak vuku bulan Hz. İsa (a.s)'ın çarmıha gerildiği gün olarak Hıristiyanlarca inanılan ancak bu konuda Kur'ân-î Kerim'de Nisa suresinde Hz. İsa (a.s)'ın çarmıha gerilmediği, öldürülmediği aksine göğe yükseldiği hakkında ayeti kerime var. Ahir zamanda yeryüzüne tekrar zahir olacağına inanılır. Mezarı olmayan bir peygamberdir…

Hz. İsa (a.s'ın, Ruhullah ünvanı ise

Bazı özellikler, değişik ve birçok şeylerde veya bireylerde bulunmasına karşın, bazı deliller nedeniyle özel bir birey veya şeyde belirgin olarak ilan edilir. Örneğin Allah’ın olan tüm gökler ve yeryüzü arasında Kâbe’nin Allah’ın evi olarak tanıtılması bu kabildendir. Bu anlamda tüm peygamberler ve mümin bireyler Allah’ın ruhuna isnat edilmekle birlikte, bu istinat Hz. İsa ve Hz. Âdem (a.s) ile ilgili olarak, bu iki şahsın özel bir şekilde yaratılması nedeniyle belirgin bir şekilde ortaya çıkmış ve bu esas uyarınca da Hz. İsa (a.s), “Ruhullah” olarak adlandırılmıştır. Elbette bu ad ve lakap onun kulluğuna bir halel ve noksanlık getirmemiş veya onu ulûhiyet mertebesine çıkarmamıştır.

Kur’ân-î Kerim’de bu ilahî Peygamber’i tanıtma noktasında mevcut olan ayet şöyle buyurmaktadır:

“Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah’ın Peygamber’i, Meryem’e ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Öyleyse Allah’a ve peygamberlerine iman edin, “(Allah) üçtür” demeyin. Kendi iyiliğiniz için buna son verin. Allah, ancak bir tek ilâhtır. O, çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Vekil olarak Allah yeter.” (Nisa - 171)

Bu ayete istinatta bulunarak ruhullah kelimesi, Hz. İsa (a.s)’ın isimlerinden biri sıfatıyla İslâmî metinlerde kullanılmıştır. Öte taraftan Kur’ân-î Kerim’in açıkça belirtmesiyle; "ruh, az bir bilgiyle tüm yönlerinin bilinebileceği konulardan değildir." (İsra - 85) Bununla birlikte Kur’ân’da ruh kelimesini değişik manalarda kullanan birçok ayete rastlamaktayız ve bunların arasında ortak bir nokta bulunabilir. Kur’ân-î Kerim'de ki ruh kelimesinin bazı manaları şunlardır:

1. Allah’ın mesajını peygamberlere ulaştıran yakın melek. (Nahl - 102; Meryem - 17; Şuara - 193)

2. Semavi kitap.(Şura -52)

3. Allah tarafından kullarına gönderilmiş gaybi yardım. (Mücadele - 22; Bakara - 87)

4. Hz. İsa (Hz. İsa (a.s)’ın bir özelliği.

Son örnek bağlamında, Kur’ân-î Kerim'de bir defa Hz. İsa (a.s)’ın Allah’ın ruhu olarak adlandırıldığını ve başka bir yerde de onun “Kutsal Ruh” ile desteklendiğini kaynak olarak Nisa - 171, Bakara -87 ve 253 ayetlerde gözlemlemekteyiz. Tabirdeki bu ihtilafın niteliği bizim için açık olmayan ruhun değişik yönlerine matuf olabilir. Şayet bütün bu belirtilen hususlar, kendi başına herhangi bir belirsizlik veya soru yaratmayabilirdi. Ancak Hıristiyanlar, bu ayetleri kullanarak, Kur’ân-î Kerim'in de Hz. İsa (a.s)’ın bir takım özelliklere sahip olduğunu kabul ettiğini, onu kadim bildiğini, Allah’ın yaratığı bilmediğini ve Allah’ın oğlu bildiğine dair kendi inançlarını desteklediğini iddia ederek Müslümanlara bir takım hususları kabul ettirmeye yeltenmesine neden oldu. (Elbette bazı Hıristiyan mütekellimler teslis olayına inanıp, teslise tapmayı kabul etmemekte ve bir takım yorum ve teviller ile kendilerinin muvahhit olduğunu ispat etmeye çalışmaktadır. Gerçek Hıristiyanların Allah’a taptıklarını bilmeliyiz. Bu husus,  Al-i İmran Sûresinin 64. âyetinde belirtilmiştir.)

Bu konuların eskiden beri dile getirildiği ve Masum önderlerimizin de bu tür iddialar karşısında takipçilerini uygun cevaplarla bilgilendirdiklerini bilmeliyiz. Aşağıdaki iki numuneye dikkat ediniz:

Hamran, İmam Sadık’tan “Ondan bir ruh” âyeti ile ilgili olarak bir açıklama ister. İmam cevap olarak şöyle buyurur:

“Bu ruhtan kasıt, yaratılmış bir varlıktır ve Allah onu Âdem (a.s) l ve İsa (a.s)’ın varlığına koymuştur.” (Kuleynî, Muhammed bin Yakup, el-Kâfi, c. 1, s. 133, hadis 2, Daru’l Kutubu’l İslamiye, Tahran, 1365)

Bu şekilde İmam, “eğer Allah’ın ruhu bir fertte olursa, kesinlikle o da kendi tanrısı gibi ezeli ve ebedi olacaktır” diye öne sürülen şüpheyi ortadan kaldırmaktadır.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI