Hz İsa (2) - BARIŞ SANIGÖK

29 Eylül 2020 Salı 01:18

İmam Sadık (a.s), bu hususla bağlantılı olarak başka bir yerde Muhammed b. Müslim’e verdiği cevapta şöyle buyurmaktadır:

“Allah evler arasından Kâbe’yi seçtiği ve orası benim evimdir dediği gibi, bir Peygamber’i (İbrahim) de diğer peygamberler arasından seçmiş ve “o benim dostumdur” demiştir. Aynı şekilde diğer hususlara benzer şekilde Hz. İsa (a.s)'ı kendi ruhu olarak ilan etmesinin sebebi de onu diğer ruhlar arasından seçmiş olmasıdır. Bu konu onun yaratılmış olması gerçeğine zarar vermez. İsa da diğer peygamberler gibi, Allah’ın yaratığı idi ve onun yönlendirmesiyle görevini icra ediyordu.” (a.g.e, hadis 3)

Ehl-i Beyt imamları, burada önemli bir noktaya işaret etmektedir: Allah bazen herkeste veya birçok bireyde bulunan bir özelliği bir takım deliller nedeniyle bir şeyde veya bir bireyde belirgin kılar, ama bu, söz konusu özelliğin diğer şahıslarda bulunmadığı anlamına gelmez.

Örnek:

1. Tüm evren Allah’ın olmasına karşın (Al-i İmran, 189 ve benzer başka ayetler de mevcuttur)

O, Mekke şehrinde küçük bir alanı belirgin kılmış ve orasını “evim” (Bakara -125) vurgusuyla kendi evi olarak ilan etmiştir.

2. Kur’ân-î Kerim'in açıkça buyurmasıyla tüm peygamberler ve melekler, Allah’ın seçilmiş yaratıkları olmasına rağmen, (Hac - 75) bu kutsal kitabın bir başka yerinde peygamberlerden bir grubun belirgin olarak seçildiği ilan edilmiştir. (Al-i İmran - 33; Bakara - 130)

3. Son olarak, ilahî ruh tüm peygamberlere verilmesine ve onların ve hatta diğer imanlı şahısların Allah tarafından bir ruhla desteklenmesine karşın,(Mücadele - 22)bu özellik Hz. İsa (a.s) hakkında ve ondan önce de Hz. Âdem’de (Hicr - 29; Sad - 72) belirgin bir şekilde ilan edilmiştir.

Bu esas uyarınca Hz. İsa (a.s)’ın “Ruhullâh” olmasını onu Allah’a benzer kılacak ve Allah’ın bir cüzünün kendinde cisimleştiğini çağrıştıracak bir özellik olarak algılamamak gerekir.

Hz. İsa (a.s)’ın beşikteyken ilk sözü “Ben Allah’ın kuluyum.” (Meryem - 30) idi. Kendisi misyonunun son döneminde de Allah’a şöyle hitap etmiştir:

“Ben takipçilerime, benim ve sizin rabbiniz olan Allah’a ibadet edin dedim.” (Maide - 117)

“Sen benim kalbimden haberdarsın ve ben senin ilmine ulaşamam.” (Maide - 116)

Hz. İsa (a.s) bu şekilde kendi peygamberlik mertebesini ilan etmiştir. Bu ilahî Peygamber babasız yaratılmıştır. Nitekim Âdem (a.s) da Babasız ve Annesiz yaratılmıştır. Ayrıca Veysel Karani hazretleri de babasız olarak yaratılmıştı. Bu esas uyarınca tüm insanların yaratılması, Allah tarafından bir mucize olsa da bu mucize bu iki şahıs hakkında daha belirgin kılınmıştır. Bu nedenle Allah, peygamberleri arasında bu iki şahsı belirgin kılmış ve onları kendi ruhuna isnat etmiştir. Elbette Allah istediği her kuluna kendi ruhundan üfleyebilir. (Gafir, 15)

"Ve yine Allah'ın elçisi Meryem oğlu İsa Mesih'i, "Kesinlikle biz öldürdük." demeleri nedeniyle. Aslında onu öldürmediler ve onu asmadılar da. Fakat kendilerine öyle göründü. Onlar, herhangi bir bilgi sahibi olmadıklarından, ayrılığa düştükleri bu konuda kesin olarak şüphe içindedirler. Onlar, sadece zanna uyuyorlar. Kesin olan şu ki, onu öldürmediler." (Nisa - 157)

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI