İyilik Yap, Kötülük Bul - BARIŞ SANIGÖK

2 Şubat 2021 Salı 02:16

"Bugün hiç kimse için iyilik yapmak gelmiyorsa içimden, dün hep iyilik yaptıkça karşılığında kötülük bulduğum içindir" der bir iyilik sever. Aslında haklı da değil. Şimdi bu konuyu iki şekilde ele alabiliriz…

Biri; iyilik severleri kötü yönlendirmek diğeri de hak eden ile hak etmeyen kişiler arasındaki bağı kuramamak.

"Boş ver be reis bırak üzülmeyi, iyilik bilmeyen kadir kıymette bilmezmiş."

İyilik yaptım kötülük buldum, iyiliğimi bilen bilsin, bilmeyen gözüme görünmesin." der bir düşünür…

"Önce hep iyi niyetimden kaybettim. Sonra, iyi niyetimi de kaybettim" der rahmetli Yılmaz Güney.

Bunun gibi o kadar çok söz dizelenir ki kitaplar oluşur cilt cilt.

Asıl gerçek ne olursa olsun iyilik yapmaktan vazgeçmemek, çünkü iyilik kadar bu dünyada insanı mutlu eden bir şey yok. Hele ki bu zor günlerde, insanlar birbirine o kadar muhtaç ki, bazen bir tebessüm bile iyilik yerine geçebiliyor.

Bak ne diyor ayet;

"İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel olan davranışla sav; o zaman bir de göreceksin ki seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse kesinlikle sıcak bir dost oluvermiş!

Bu sonuca ancak sabırlı olanlar ulaşabilir, yine buna ancak (erdemlerde) büyük pay sahibi olanlar ulaşabilir. (Fussilet 34-35)

Bir hadisi şerif kıssasında;

Biri sana kötülük ettiğinde onu affetmen bir iyiliktir; ama bundan da iyi olanı, onun sana yaptığı kötülüğe iyilikle karşılık vermendir...

Eğer bunu yaparsan amansız düşmanın sıcak bir dost haline gelir” (III, 392). Râzî, âyetin bağlamını da dikkate alarak buradaki iyilik ve kötülüğün özellikle şu anlamları içerdiğini belirtir: İyilikten maksat, Rasûlullah’ın (s.a.â) insanları hak dine davet etmesi, Allah'ı inkâr edenlerin davranışlarına sabretmesi, intikam peşinde koşmaması, kötülüğe kötülükle karşılık vermemesidir.  Âyette bir bakıma şöyle buyurulmuştur: “Ey Muhammed! Sana yakışan davranış iyilik, onlara yakışan da kötülüktür. İyilikle kötülük bir olmaz; yani eğer sen iyilik yaparsan dünyada saygınlığı, âhirette de sevabı hak edersin; onlar da kötülükleri sebebiyle bunun tersini hak ederler. Şu halde onların kötülüklere yönelmeleri senin iyiliği sürdürmene engel olmamalıdır... Onların barbarca ve câhilce hareketlerini bütün tutumların en güzeliyle savmaya bak; eğer onların kötü huylarına karşı sabrını ısrarla sürdürür, terbiyesizliklerine öfkeyle, verdikleri zararlara eza ve cefa ile karşılık vermezsen bir gün gelir onlar da kendi kötü huylarından dolayı utanır, o çirkin davranışlarını da artık terk ederler” (XXVII, 126-127).

Bir gün bir sahabe Ey Rasulullah! Neden herkesten çok Ali' yi seversin? diye buyurur.

Hz. Muhammed (s.a.â) neden çok sevdiğimi anlatayım mı?

Anlat derler. Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz sahabeye sorar:

birisi size kötülük yapsa ne yaparsınız?

-İyilik yaparız efendim derler…

Yine kötülük yaparsa?

-Yine iyilik yaparız. Soruyu tekrar eder; Yine kötülüğüne devam ederse?

Cevap verirler: -Düşünürüz Ya Rasulallah derler.

Peygamber Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz çağırın Ali'yi diye buyurur. Hz. Ali (a.s) gelir,

Peygamber Hz. Ali' ye sorar;

Ya Ali! birisi sana kötülük yaparsa sen ne yaparsın?

Cevap verir; İyilik yaparım, der. 7 kez tekrar eder.

Son defa sorunca da o iyilikler şahı şu mükemmel cevabı verir;

Ya Rasulallah! Kötülük yapan kötülüğünden usanmıyorsa, ben iyilik yapmaktan niye usanayım ki! der.

Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz soru soranlara döner ve " Hz. Ali (a.s)'ı neden çok sevdiğimi anladınız mı" diye buyurur.

"Sen benim iyiliğime karşı bana kötülük yaptın diye benim iyilik yapmaktan vazgeçeceğimi mi sandın" sözüyle köşe yazımı noktalıyorum.

Mevlamız bizleri her zaman birbirimize iyilik eden kullardan eylesin.

Dua ile...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI