Kerbela'dan Sonra... (1) - BARIŞ SANIGÖK

19 Ağustos 2021 Perşembe 10:57

Ehl-i Beyt'in isimlerinden bir tanesi olah İmam Hüseyin'i On Muharrem günü şehit ettiren Yezid tam anlamıyla kafirdi.

Vahyi inkar ediyor, Hz. Muhammed'in peygamberliğini yalanlıyordu. İçki içiyor, dansöz oynatıyordu. Kimseden çekinmeden herkesin içinde günah işliyor, fısk ve fücurda bulunuyor, bunları gizlemeye bile gerek duymuyordu.

İşte böyle biri, “Peygamberin halifesi” adıyla beşinci halife Muaviye’den sonra İslam ümmetine musallat oldu!

Oysa ki İslam kaynaklarında Hz. Muhammed'in (s.a.â) bir gün Muaviye’ye, ashabının yanında şunları söylediği kayıtlıdır:

“Ümmetim senin elinden neler çekecek neler!.. Senin elinden, gün gelecek, benim evlatlarım acılar yaşayacak, senin soyundan gelecek bir zalim, Allah’ın ayetleriyle alay edecek ve Allah-u Teâlâ'nın bana karşı saygısızlığı haram etmiş olduğu halde o, bana karşı saygısızlıkta bulunacak, hürmetimi ayaklar altına alacaktır!”

Yezid’in çocukluğu annesinin akrabaları arasında geçmiştir. Yezid’in anası, “Kelâb” kabilesindendi! İslam terbiyesinden tamamen uzak olan Kelaboğullarının elinde büyüyen Yezid, bu kabilede içki ve köpekle haşır neşir olarak yetiştirildi! Yezid buğday tenli, çopur yüzlüydü, obur olduğu için semiz bir vücudu vardı, bedeni haylice kıllıydı. Psikolojik açıdan hain ve ikiyüzlü bir karakteristik yapıya sahipti. Utanma nedir bilmezdi. Köpeklerle oynar, köpek beslerdi. Her köpeğinin bakımını bir köleye vermiş ve o köleyi köpeğine bağışlamıştı!

Romalılardan gördüğü kültür vb şeyleri taklit ediyor, fazla içki içip sazlı-danslı eğlenceler tertipliyor, köpeklerine elbise giydirip odasına alıyordu. Maymunlara da düşkündü. Evinde maymun besliyordu. Tarih kaynaklarında; “Ebu Kays” adını verdiği maymununa elbise giydirir, kadehlerinin son yudumunu bu hayvancağıza içirirdi. Bazen onu bir sıpaya bindirir, ciddi at yarışlarına sokardı. Bir gün Maymunu Ebu Kays, bu yarışlardan birini kazanınca Yezid pek mutlu olmuş, sevincinden Ebu Kays’a irticalen şiir söylemiştir!

Yine bir gün at yarışında Maymunu Ebu Kays, kendisine içirilen şarabın da etkisiyle, üzerindeki merkepten düşerek öldü. Yezid Maymunun ölümüne pek üzüldü, özel bir tören düzenletti ve bu hayvanı guslettirip kefenletti! Şam ahalisinin o gün gelip kendisine başsağlığı dileğinde bulunmasını emretti ve Şam’ın ileri gelenleri (ki bunların çoğu ya sahabe, ya da tabiindendi!) o gün gelip Yezid’e başsağlığı dileğinde bulundular, Yezid onların huzurunda oturup Maymunu Ebu Kays’a ağıt ve mersiye okudu, hep birlikte bu Maymuna ağladılar!

Yezid’in maymunlara düşkünlüğü neticesinde tarihe geçen lakâplarından biri de “maymun sever Yezid”dir!

Yezid içkiye aşırı düşkünlüğüyle ün salmıştı. Genellikle sarhoştu. Her gün içki sofrası düzenler, içkiye şiir yakardı, kendisi şairdi'de!.. Yezid kendi gibi ayyaşlarla içkili, sazlı ve dansözlü meclisler tertipler, körkütük sarhoş olup sızıncaya kadar içerdi.

Ertesi gün, halife unvanıyla, “Allah Rasulünün halifesi” unvanıyla ferman verir, fermanları bu unvanla mühürlerdi.

İçki ve ayyaşlıkta fazla aşırıya kaçtığı bir gün Muaviye, saray erkanından birkaç kişinin de huzurunda ona öğütte bulunmak zorunda kalıyor ve “Oğlum; Bunları gizli-saklı yapsana! Neden herkesin anlayacağı şekilde yapıyorsun? Biraz da mevkini düşün, insanlar arasında sözünün geçmesini istiyorsan bunları herkesin huzurunda yapma!”

Yezid, Hz. Muhammed (s.a.â) ile o hazretin Ehl-i Beyt’ine (s.a) karşı kin ve nefretle büyütülmüştü.

Hz. Muhammed (s.a.â) ve Ehl-i Beyt'ine karşı beslediği düşmanlık inanılır gibi değildi. Allah Rasulünün (s.a.â) soyundan intikam almayı düşünüyor, Haşimoğullarına karşı kan davası güdüyordu!..

Babası onu kendinden sonra halifeliğe getirmek üzere veliaht ilan edince ilk işi şairlerle edebiyatçıları satın almak oldu. Bu satılık şairler, Yezid’i öven şiirler söylediler, bu şiirlerin dilden dile yayılması için büyük paralar harcandı. Ardından, kabile ve aşiret reisleri yüklüce paralar, hediyeler ve unvanlarla satın alındı. Muaviye, valilere gönderdiği bir emirnamede “her beldenin ileri gelenlerinden bir grubun derhal Şam’a gelmesi ve Yezid’in veliaht olması, halife ilan edilmesi için Muaviye’ye ısrarda bulunmasını emrediyordu!!

Aynı günlerde yine Muaviye’nin emriyle, tanınmış şahsiyetler terörist ilan edilmeye başlandı.

İslam'a yaptığı birkaç şey;

-İmam Hasan Müçtebâ’yı  zehirleterek şehid ettirdi.

-Irak’ı fetheden Sa’d bin Ebi Vakkas’ı zehirletti.

-Halk tarafından sevildiği için bir gün kendisine rakip olur korkusuyla; Şam fatihinin oğlu Abdurrahman’ı Yahudi bir hekim vasıtasıyla hasta yatağında zehirletti!

-Hîcr bin Adîyy ile yarenlerini tutuklatıp öldürttü!

-Kendisinden sonra açıkça Yezid’i veliaht ilan edip, herkesi ona biat etmeye zorladı…

Medine halkı, Muaviye’yle oğlu Yezid’i çok iyi tanıdığından, biati kabul etmedi, Medine valisinin de halktan biat almaya gücü yetmemişti. Muaviye Medine’nin bu kararlılığının diğer şehirlere de sıçramaması için bizzat Medine’ye gidip şehrin ileri gelenlerinden Yezid’e biat almaya karar verdi. Kalabalık bir ordu ve altın akçelerle dolu keselerle Medine’ye girdi, tanınmış birçok sahabeden biat almayı başardıysa da, Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizi yiğit evladı İmam Hüseyin’den biat alamadı. Her yolu denedi ama ne altın, ne tehdit, ne de hile kâr etmedi Peygamber’in sulbü Hüseyn’ine… Medine valisi Mervan, Hz. Hüseyn’i Şam’a sürmesini ve orada kendi nezareti altında bulundurmasını önerdi, ama Muaviye bu teklifi hemen reddederek “ Hey sen! Hem Hüseyin’den kurtulmak, hem onu da benim canıma düşürmek istiyorsun!..” dedi.

Muaviye, Hz. İmam Hüseyn’in (s.a) Şam’a gitmesinden korkmakta haklıydı. Zira İmam Hüseyin (s.a) Şam’a gidecek olursa şayet Şamlılar çok kısa bir süre içinde Muaviye’ye karşı ayaklanacaktı. Çünkü halk İmam Hüseyin ile görüşüp konuşunca İslam’ın gerçekte ne olduğunu öğrenecek, Muaviye’nin onlara kabul ettirdiği şeylerin İslam diniyle hiçbir ilgisi bulunmadığını anlayacaklardı.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI