Kurban ve Bayram Hükümleri - BARIŞ SANIGÖK

4 Ağustos 2020 Salı 01:42

Hz. İbrahim Halil (a.s)'ın Hz. İsmail (a.s)'ı adak olarak adaması ile başlayan Kurban Bayramı hadisi günümüze kadar ışık tutmaktadır.

Daha önce bugünün anlamını yazdığım köşe yazılarımda Kurban Bayramı hakkında nasıl olduğu ve günümüze nasıl geldiği bilgilerini paylaştığım için bu köşe yazımda Kurban Bayramına biraz daha farklı değineceğim...

Öncelikle şunu bilmek gerekir; Hayvan kesiminde şer'î usullere göre hangi şartlar aranmaktadır? Ve kesilen hayvanın haram olmaması için ne gibi kurallara dikkat etmek gerekir? Bu gerçekten çok önemlidir.

Hayvanın Şer'î usullere uygun biçimde kesilmesinde en önemli şart, kesen kimsenin Müslüman olma şartıdır.

Başka bir şartı da, kesim aleti ve bıçağın demir türü metal olması gereğidir. Dolayısıyla saf çelik, pirinç, mis, altın, gümüş vs. gibi aletler ile (mecbur kalmadıkça) kesim yapmak caiz değildir.

Kesilen hayvanın helâllik şartlarından birisi de, onu boğazlarken yüzünü kıbleye doğru çevirmektir. Buna göre; eğer insan bilerek ve kasten kıblenin tersi bir yöne doğru kesim yaparsa, kesilen hayvan haram olur. Ama eğer unutarak veya kıble yönünün tespitinde kazayla istemeyerek yanlış teşhis koyarak veyahut konu hakkında bilgisi olmadığından, hayvanı kıble yönünün aksine bir yöne keserse, kesilen hayvan haram olmaz.

Diğer bir önemli şart ise, hayvanı keserken Allah'ın ismini anmaktır. Allah'ın isminin "Allahu Ekber", "Bismillêh" "Elhamdulillêh", "Lê ilêhe illallâh" gibi "Allah" ismini içeren herhangi bir zikirle anılması kâfidir.

Bir başka şart ise, hayvanı keserken gırtlağın altından tamamen kesilmesidir; boğaz altında yer alan gırtlak çıkıntısı, kesilen başın üzerinde kalması gerekmektedir.

Hayvan kesen kimsenin Müslüman olması yeterlidir.

Allah'a, Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimize inanıyorsa, Ehlibeyt İmamları'na karşı da düşmanlık ve kin gütmüyorsa, iyiyi-kötüyü ayırt edecek yaşta çocuk olsa bile, yaptığı kesim helâl ve temiz sayılır.

Kurban kesmek, Zilhicce ayının 10. günü  yapılması farz bir ameldir. Kurban kesmeye güçleri yetmeyenlerin 7 gün oruç tutması kafidir.

Kurban kesmek, sünnet ve yapılması sıkça istenilen faziletli bir ameldir. Bu ameli yerine getirmeyen birisi, farzı terk edip günah işlemiş sayılmaz. Ama maddî açıdan zengin sayılan mûminler için Kurban Bayramı güzel bir fırsat doğurmaktadır. Bu fırsattan yararlanıp kurban kesme amelini bir sosyal dayanışma örneği hâline getirerek fakir ve yoksullara it'am, ikram ve ihsanda bulunabilirler.

Kesilen kurbanın eti üçe taksim edilir. Bir kısmının fakirlere verilmesi, bir kısmının da konu komşu ve görenlere hediye edilmesi, diğer bir kısmının da yenilmesi müstehaptır.

Kurban olarak boğazlanan hayvan; sığır, dana, koyun veya keçi türünden olmalıdır. Dolayısıyla, başka tür hayvanların (örneğin) tavuk vs.) kurban kesilmesi yeterli değildir. Zaten zikredilen türden hayvanları kurban kesmeye gücü yetmeyenlerden bu amel sakıt olur. Kurbanlık hayvanlarda şu şartlara dikkat edilmelidir:

-Sığır 2 yaşından, koyun, keçi ise 1 yaşından küçük olmamalıdır.

– Kurbanlık hayvan sıhhatli olmalı ve sakatlığı olmamalıdır. Meselâ kör, topal, kuyruğunu yitirmiş, iki kulaktan biri küçük, hileynet ve boynuzu kırık olmamalıdır.

– Aşırı derecede zayıf ve cılız olmamalıdır.

– Kurban kesinlike kısırlaştırılmamış olmalıdır.

Belirtilen şartlar gözetilerek kurban kesmesi için bir başkasına vekâlet vermenin herhangi bir sakıncası yoktur.

Kurban Bayramı namazının vakti, bayram günü güneşin doğuşundan öğleye kadardır. İki rekâttır. Birinci rekâtta Fatiha ve bir sure okunduktan sonra beş defa tekbir alınır; her tekbirden sonra bir kunut okunur ve beşinci kunuttan sonra bir tekbir daha alınarak rükûya gidilir. İkinci rekâtta ise Fatiha ve bir sure okunduktan sonra dört tekbir alınır, her tekbirden sonra bir kunut okunur, en son kunuttan sonra rükûya gidilir; daha sonra secdeler yapılıp teşehhüt selâmla namaz bitirilir.

Kunutlarda her türlü dua ve zikrin okunması yeterlidir. Ancak ilmihâllerde belirtilen "Allahumme ehl'el-kibriyai ve'l-azame" diye başlayan duanın okunması daha iyidir.

Yukarıda sözü edilen duanın anlamı şöyledir:

"Allah'ım! Ey ululuk ve azamet sahibi, ey cömertlik ve ceberut sahibi, ey af ve rahmet sahibi! Mûminler için bayram ve Hz. Muhammed (Allah'ın salat ve selamı Ona ve Ehl-i Beyti'ne olsun) için birikim, şeref ve artış vesilesi kıldığın bugün hakkına, senden Hz  Muhammed ve Ehl-i Beyti'ne salat ve selam etmeni, Hz. Muhammed ve Ehl-i Beyti'ni ulaştırdığın her hayra beni de ulaştırmanı ve Hz. Muhammed ve Ehl-i Beyti'ni uzaklaştırdığın her kötülükten beni de uzaklaştırmanı diliyorum."

"Allah'ım! Senden, iyi kullarının dilediği şeylerin en hayırlısını diliyorum ve iyi kullarının kaçıp sana sığındığı şeylerden sana sığınıyorum."

Her zaman dualarda buluşmak dileğiyle Tüm Mûminlerin Kurban Bayramı Kutlu Olsun.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI