Kur'ânî Kerim Okumanın Faydaları (2) - BARIŞ SANIGÖK

31 Mart 2021 Çarşamba 01:25

Ayetin vurguladığı kutlu/mübarek gece, bir yılın yazgısının belirlendiği ve kararlaştırıldığı Şaban ve kadir gecesinden ibarettir.

Kur’ân-î Kerim’in indiği kaynak ve zamanın mübarek olduğuna dikkat edilecek olsa, Kur’ân-î Kerim’in özünün de mübarek ve bol hayır kaynağı olduğu anlaşılacaktır.

Ayet:

“Bir kitaptır bu ki onu, kutlu olarak sana indirdik, ayetlerini iyice bir düşünsünler aklı başında olanlar ve ondan öğüt alsınlar diye.”

"Bu kitabıysa kutlu olarak indirdik, artık ona uyun ve çekinin de rahmete kavuşanlara katılın."

“Sana, şehirlerin anası olan Mekke halkını ve çevresindeki bütün insanları korkutmak, Allah'ın azâbını onlara haber vermek için bu kutlu ve onlarda bulunan kitapları gerçekleyici kitabı indirdik ve ahirete inananlar, namazlarını dâimâ kılarak bu kitaba da inanırlar.”

Kur’ân-î Kerim’i mübarek kılan etkenlerden bir diğeri de, Kur’ân-î Kerim'in hikmetli bir kitab oluşudur;

Allame Muhammed Hüseyin Tabatabaî şöyle buyurmaktadır: Hikmet, insanın saadetini içermesi bakımından, yaratılış başlangıcı ve mead gibi hak ilahi öğretiler gerçeğiyle ve de insan saadetiyle ilişkili olup dinî öğretilerin alt yapısını oluşturan tabiat aleminin gerçek öğretileriyle uyuşan ve örtüşen olgudur.

 Bu bağlamda aşağıdaki ayetler konuya ışık tutmaktadır:

Ayet;  

“...Andolsun, beyanında hikmet, hükmünde metanet olan Kur'ân'a. Şüphe yok ki sen, gönderilenlerdensin.”

Kur’ân-î Kerim’in hikmet kaynağından indirildiğini de şu ayetler buyurmaktadır:

"...bir kitaptır bu ki âyetleri, delillerle sağlamlaştırılmış, sonra apaçık bildirilmiştir, hüküm ve hikmet sâhibi olan ve her şeyden haberdar bulunan Allah katından inmedir.”

“Ve şüphe yok ki sen, Kur'ân'î, hüküm ve hikmet sâhibinin, her şeyi bilenin katından almadasın.”

“Ne önceden onun hükümlerini iptâl eden bir kitap gelmiştir, ne de ondan sonra gelir ve batıl, ona zarar veremez; hüküm ve hikmet sahibinden, hamde layık mabut tarafından indirilmiştir.”

Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur;

"Hikmet kitabı olan Kur’ân-î Kerim'e ulaşan kimse, büyük bir hayra ulaşmıştır."

“Dilediğine hikmet ihsan eder ve kime hikmet ihsan ederse şüphe yok ki o, çok hayra nail olmuş demektir, fakat bunu, aklı başında olanlardan başkaları düşünmez bile.”

 Bu hususta Ehl-i Beyt'ten rivayet edilen bir hadis şöyledir:

“Kur’ân-î Kerim okunan eve Allah’ın bereketleri iner ve o tertemiz Kur'ân-î Kerim ev, gökyüzü sakinleri için ışık saçar. Günah ise bereketlerin kesilmesine, nimetlerin değişmesine ve belanın inmesine neden olur.”

Ayet;

“Bozgun belirdi karada ve denizde, insanların elleriyle kazandıkları suçlar yüzünden; bu da, belki dönerler, vazgeçerler diye yaptıklarına karşılık çekecekleri cezânın az bir kısmını onlara tattırmak için.”

"Ve size gelip çatan her felâket, ellerinizle kazandığınız bir şeydir…"

"...Siz de Allah"ın nîmetlerini anın da murâdınıza erin, kurtulun.”

İnsan, Kur’ân-î Kerim'i okumak ve ona uymakla takva edinir.

Takva edinen insana da maddi ve manevi rızıklar nazil olur.

Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.â) şöyle buyurmaktadır:

“Kur’ân-î Kerim okuyarak evlerinizi nurlandırın. Dinsizler gibi evlerinizi mezarlar edinmeyin. Onlar kendilerine göre ibadethane yaptılar ve o yerlerde ibadete durdular ve evlerinde ibadet etmediler. Oysa ki evde ne kadar çok Kur’ân-î Kerim okunacak olsa, o kadar hayrı artar ve ehli çoğalır. Gökyüzündeki yıldızların dünya sakinlerine ışık tuttuğu gibi o ev de gökyüzü sakinlerine ışık tutar.”

    İmam Cafer-i Sadık (a.s) da bu bağlamda şöyle buyurmaktadır:

“Kur’ân-î Kerim'in okunduğu ve Allah’ın anıldığı herhangi bir yerin, mekanın, evin bereketi artar; o eve melekler iner ve şeytanlar da o evden uzak dururlar. Gökyüzündeki yıldızların yeryüzü sakinlerini aydınlattığı gibi o mekan, o ev de gökyüzü sakinlerine ışık tutar. Kur’ân-î Kerim'in okunmadığı ve Allah’ın anılmadığı evin bereketi ise azalır. Melekler o evden uzaklaşır ve o ev şeytanların uğrak yeri olur.”

Kur'ânî Kerim Okumanın Faydaları (2)

Ayetin vurguladığı kutlu/mübarek gece, bir yılın yazgısının belirlendiği ve kararlaştırıldığı Şaban ve kadir gecesinden ibarettir.

Kur’ân-î Kerim’in indiği kaynak ve zamanın mübarek olduğuna dikkat edilecek olsa, Kur’ân-î Kerim’in özünün de mübarek ve bol hayır kaynağı olduğu anlaşılacaktır.

Ayet:

“Bir kitaptır bu ki onu, kutlu olarak sana indirdik, ayetlerini iyice bir düşünsünler aklı başında olanlar ve ondan öğüt alsınlar diye.”

"Bu kitabıysa kutlu olarak indirdik, artık ona uyun ve çekinin de rahmete kavuşanlara katılın."

“Sana, şehirlerin anası olan Mekke halkını ve çevresindeki bütün insanları korkutmak, Allah'ın azâbını onlara haber vermek için bu kutlu ve onlarda bulunan kitapları gerçekleyici kitabı indirdik ve ahirete inananlar, namazlarını dâimâ kılarak bu kitaba da inanırlar.”

Kur’ân-î Kerim’i mübarek kılan etkenlerden bir diğeri de, Kur’ân-î Kerim'in hikmetli bir kitab oluşudur;

Allame Muhammed Hüseyin Tabatabaî şöyle buyurmaktadır: Hikmet, insanın saadetini içermesi bakımından, yaratılış başlangıcı ve mead gibi hak ilahi öğretiler gerçeğiyle ve de insan saadetiyle ilişkili olup dinî öğretilerin alt yapısını oluşturan tabiat aleminin gerçek öğretileriyle uyuşan ve örtüşen olgudur.

 Bu bağlamda aşağıdaki ayetler konuya ışık tutmaktadır:

Ayet;  

“...Andolsun, beyanında hikmet, hükmünde metanet olan Kur'ân'a. Şüphe yok ki sen, gönderilenlerdensin.”

Kur’ân-î Kerim’in hikmet kaynağından indirildiğini de şu ayetler buyurmaktadır:

"...bir kitaptır bu ki âyetleri, delillerle sağlamlaştırılmış, sonra apaçık bildirilmiştir, hüküm ve hikmet sâhibi olan ve her şeyden haberdar bulunan Allah katından inmedir.”

“Ve şüphe yok ki sen, Kur'ân'î, hüküm ve hikmet sâhibinin, her şeyi bilenin katından almadasın.”

“Ne önceden onun hükümlerini iptâl eden bir kitap gelmiştir, ne de ondan sonra gelir ve batıl, ona zarar veremez; hüküm ve hikmet sahibinden, hamde layık mabut tarafından indirilmiştir.”

Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur;

"Hikmet kitabı olan Kur’ân-î Kerim'e ulaşan kimse, büyük bir hayra ulaşmıştır."

“Dilediğine hikmet ihsan eder ve kime hikmet ihsan ederse şüphe yok ki o, çok hayra nail olmuş demektir, fakat bunu, aklı başında olanlardan başkaları düşünmez bile.”

 Bu hususta Ehl-i Beyt'ten rivayet edilen bir hadis şöyledir:

“Kur’ân-î Kerim okunan eve Allah’ın bereketleri iner ve o tertemiz Kur'ân-î Kerim ev, gökyüzü sakinleri için ışık saçar. Günah ise bereketlerin kesilmesine, nimetlerin değişmesine ve belanın inmesine neden olur.”

Ayet;

“Bozgun belirdi karada ve denizde, insanların elleriyle kazandıkları suçlar yüzünden; bu da, belki dönerler, vazgeçerler diye yaptıklarına karşılık çekecekleri cezânın az bir kısmını onlara tattırmak için.”

"Ve size gelip çatan her felâket, ellerinizle kazandığınız bir şeydir…"

"...Siz de Allah"ın nîmetlerini anın da murâdınıza erin, kurtulun.”

İnsan, Kur’ân-î Kerim'i okumak ve ona uymakla takva edinir.

Takva edinen insana da maddi ve manevi rızıklar nazil olur.

Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.â) şöyle buyurmaktadır:

“Kur’ân-î Kerim okuyarak evlerinizi nurlandırın. Dinsizler gibi evlerinizi mezarlar edinmeyin. Onlar kendilerine göre ibadethane yaptılar ve o yerlerde ibadete durdular ve evlerinde ibadet etmediler. Oysa ki evde ne kadar çok Kur’ân-î Kerim okunacak olsa, o kadar hayrı artar ve ehli çoğalır. Gökyüzündeki yıldızların dünya sakinlerine ışık tuttuğu gibi o ev de gökyüzü sakinlerine ışık tutar.”

    İmam Cafer-i Sadık (a.s) da bu bağlamda şöyle buyurmaktadır:

“Kur’ân-î Kerim'in okunduğu ve Allah’ın anıldığı herhangi bir yerin, mekanın, evin bereketi artar; o eve melekler iner ve şeytanlar da o evden uzak dururlar. Gökyüzündeki yıldızların yeryüzü sakinlerini aydınlattığı gibi o mekan, o ev de gökyüzü sakinlerine ışık tutar. Kur’ân-î Kerim'in okunmadığı ve Allah’ın anılmadığı evin bereketi ise azalır. Melekler o evden uzaklaşır ve o ev şeytanların uğrak yeri olur.”

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI