Muhiddin Arabi'nin Yanlış Anlaşılması - BARIŞ SANIGÖK

25 Haziran 2021 Cuma 00:49

'Taptığınız Ayağımın Altında' demişti...

Bir gün Muhiddin Arabi bir namaz vakti mescidde toplanan halka haykırır:

“Sizin taptıklarınız işte benim ayaklarımın altındadır” diyerek.

Onun bu sözleri üzerine, dönemim uleması, Muhiddin Arabi’nin bu sözünü yanlış anlamış ve idam edilmesi kararı verilir. Bu düşüncesiyle ne demek istiyorsun diye sorulmaz ve onu hiç dinlemeden Muhiddin Arabi idam edilir. Mezarını tüm gözlerden uzak bir dağa yaparlar. Fakat Muhiddin Arabi bir sözünde şöyle demiştir: "Sin sına girdiği vakit Muhiddin’in kabri ve tüm muradı anlaşılır."

Aradan epey uzun yıllar geçer. Yavuz Sultan Selim Şam şehrine girer. Şam’da gezerken eski bir mezar görür ve üzerinde Arapça;  "Sin Sin Şin biyihyi Muhiddin" yazısı dikkatini çeker. Dönemin İslam alimlerine sorar "bu ne anlama geliyor" diye ama çok net cevap alamaz.

Muhiddin Arabi’ye ait kabrin kazılıp açılması emri verir. Yavuz Sultan Selim’in düşüncesi doğruydu. Mezar açıldığında Muhiddin Arabi sanki uyuyor gibiydi. Onca yıl geçmesine rağmen csedi çürümemişti. Hemen oraya muhteşem bir türbe yaptırma emri verdi. Orada bulunanlara ise neden idam edildiğini sordu. Orada bulunanlar ise şöyle cevap verdiler: “Bir mescidde; o, sizin taptığınız şey benim ayaklarım altındadır, dedi. Bu yüzden idamına karar verildi ve idam edildi” dediler.

Bu sefer Sultan Selim, bu sözün söylendiği mescidi sordu ve o mescide doğru yola koyuldu. Sözün tam söylendiği yeri bulan Selim, o yeri kazmalarını emretti. Askerleri o yeri kazmaya başladılar. Kazma işlemi bittiğinde orada bir küp altın olduğu görüldü ve hayretle düşündü. Bunun üzerine Sultan Selim şunları söyledi;

“Hz. Muhammed (s.a.â); "dininiz paranız ve kıbleniz kadınlarınız" diye buyurmadı mı? Muhiddin Arabi buna dayanarak, Sizin taptığınız benim ayaklarım altında demiş. Yani sizin taptığınız parayı ayaklarının altına aldığını söylemiş. Ancak bunu o dönemde yanlış anlamışlar ve suçsuz yere onu idam etmişlerdi.”

Böylelikle Muhiddin Arabi Hazretlerinin iki kerameti de birden ortaya çıkmış bulunmaktaydı.

Hadis kaynaklarında konu ile alakalı daha çok geniş bilgi sunulmaktadır ancak burada köşe yazımı kısa tutmaktayım.

Özetleyecek olursak; kimi insan ibadet eder gibi görünür ama aslında maddeye doğru yönelmiştir fakat görüntüde ibadet ediyormuş gibidir.

Ne diyor Kur'ân'î Kerim;

"Feveylun lil musallin"

Maun süresi içerisinde bulunan ve "vay o namaz kılanların haline" şeklinde çevrilebilecek ayet-i kerime.

"secde eden" düzenbazlara özel bir sure aslında Ma'un. Dolayısı ile, "bu adam namazlı-abdestli, buna güvenilir" şeklinde bir algınız olmasın denmiş oluyor. Gerçekten de öyle.

Ne diyordu Maun süresi;

"Dini yalanlayanı görüyorsun değil mi?

işte o, yetimi itip kakar.

miskini doyurmaya teşvik etmez.

vay haline sallâ edenlerin (bkz: feveylun lil musallin)

ki onlar salatlarında gaflettelerdir...

onlar gösteriş yapanlardır.

ve küçük, basit, sıradan yardımı bile esirgerler."

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI