Oruç Hakkında Hadisler (2) - BARIŞ SANIGÖK

23 Nisan 2021 Cuma 01:20

Huzur, vakar, huzu ve huşu gösterin ve mevlasından -sahibinden- korkan köle gibi olmaya özen gösterin, korku ve ümit halinde olun. Kalbini kusurlardan, içini hileden, bedenini pisiliklerden temizlersen ve Allah'tan başka her şeye sırt çevirirsen, oruçla içini ve dışını Allah'ın nehyettiği şeyden temizleme vasıtasıyla O'nun velayetini kabul edersen, Allah'tan korkmanın hakkını içinde ve dışında eda edersen, oruçlu günlerinde nefsini Allah'a bağışlarsan, kalbini O'nun için temizler de Hak Teâlâ'nın emirlerine amel etmeye onu memur edersen, bu şekilde oruç tutarsan gerçekten oruçlu olmuş, vazifene amel etmiş olursun. Keza, sana beyan edilen şeyden her ne kadar noksan bırakırsan orucun da o kadar noksan olur. Bunu bilinki, oruç sadece yiyip içmekten sakınmak demek değildir. Sadece Allah-u Teâlâ bunu, orucu bozan diğer amel ve sözlere örtü ve perde kılmıştır. O halde oruç tutanlar ne az; aç kalanlar ne kadar da çoktur?" (Vesail, c.7, s.119)

Oruç özel şart ve adabıyla, İslam şarisînîn yani dini kanun ve hükümlerin sahibi Allah-u Teâlâ ve Rasulünün isteğine uygun yapıldığı takdirde kendini yetiştirme ve nefsin tezkiyesinde oldukça etkili olan çok önemli ve değerli bir ibadettir. Oruç, nefsi günahlardan, çirkin ahlaktan temizleme ve tekamül, tahliye ve ilahi işraklardan pay alma hususunda oldukça etkilidir. Oruçlu kimse günahları terketme vasıtasıyla nefs-i emmareyi dizginleyip kontrol ederek kendi emri altına alır. Oruçlunun oruçlu olduğu günler, günahları terketme ve nefse riyazet vermeye devresidir. Nefisle cihad ve kendini sakındırmaya alıştırma devresidir. Bu devrede nefsini günahlardan ve pisliklerden temizlemesi dışında hatta yeme ve içme gibi meşru lezzetlere sırt çevirir, bu vesileyle nefsine huzur ve nur verir. Çünkü açlık batının huzurlu olmasına ve Allah'a teveccüh etmeye sebep olur. İnsanın, aç olduğu zaman çoğunlukla neşeli bir hali vardır; midesi dolu olunca bu hali bulamaz.

Velhasıl takva edinme hususunda orucun etkisi pek fazladır ve bu yüzden Kur'an-î Kerim'de takva edinmek orucun meşruiyetinin hedefi olarak tanıtılmıştır.

Allah l-u Teâlâ Kur'ân-î Kerim'de şöyle buyurur: "Ey iman edenler, sizden öncekilere yazıldığı gibi, oruç size de yazıldı farz kılındı. Umulur ki sakınırsınız." (Bakara - 183)

Ramazan ayında oruç tutan ve oruçlu olduğu için Ramazan ayı boyunca günah işlemekten ve ahlaksızlıklardan sakınan kimse kendi nefsine galib gelir ve Ramazan ayından sonra da o günahı yapmaz.

Buraya kadar orucun batını arıtmada günah ve pisliklerden temizlemedeki görevini anladık. Ancak orucun müsbet boyutlarda da nefsin tekamülünde, batını tezkiye etmekte ve Allah'a yaklaşmada birçok etkisi vardır. Biz burada o boyutlardan bazılarına kısaca değineceğiz:

- Meşru lezzet ve günahları terketmesiyle oruçlu kimsenin kalbi temizlenir, nurlanır. Allah'ın zikrinden başka her türlü fikir ve zikirden kurtulur, bu vesileyle Hak Teâlâ'nın nurdan feyz almaya başlar ve likaullaha layık olur. Böyle bir durumda Allah-u Teâlâ'nın lütuf ve inayetlerinin kapsamına girer, ilahi cazibelerle Allah-u Teâlâ'ya yakın olma makamına erişir. Dolaysıyla hadislerde, oruçlu kimsenin nefes alıp vermesi ve uykusunun ibadet sevabı taşıdığı bildirilmiştir.

- Oruç, nefsi sakındırmak ve orucu bozan özel bir takım şeylerden uzak durma, demektir. İhlas ve kurbet kastıyla nefsi yetiştirme, mükemmelleştirmeye ve Allah'a yaklaşmaya sebep olan bir ibadettir.

- İnsanın oruçlu olduğu günler ibadet, namaz, dua, Kur'an okuma, zikir, salih ameller için en iyi ve en güzel vakitlerdir. Çünkü kalp bu durumda, ihlas ve Allah'a teveccüh etmek için her zamankinden daha hazırlıklıdır. Mübarek Ramazan ayı vakitlerin en hayırlısı, ibadet ve Allah'a teveccüh etmenin baharıdır. Dolayısıyla hadislerde Ramazan ayının fazileti ve o ayda ibadet etme hakkında bir  çok tavsiyelerde bulunulmuştur.

İmam Cafer'is-Sadık (a.s) Ramazan ayı gelince evlatlarına şöyle tavsiye ediyordu: " Fazla ibadet etmeye gayret gösterin, çünkü bu ayda halkın rızkı bölüştürülür ve eceller yazılır. Bu ayda, Allah'ın davetine icabet edip gidecek olanlar belli olur. Ramazan ayında bir gece vardır ki o gecede yapılan amel bin gecenin ibadetinden faziletlidir." (Vesail, c.7, s.221)

Hz. Ali (a.s) halka şöyle buyuruyordu: "Ramazan ayında fazla dua edin; istiğfar edin. Çünkü dua vasıtasıyla sizden bela giderilir ve istiğfar vesilesiyle günahlarınız affedilir." (Vesail, c.7, s.223 (Devam Edecek)

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI