Oruç Hakkında Hadisler (3) - BARIŞ SANIGÖK

24 Nisan 2021 Cumartesi 00:21

Şabaniye Hutbesi

Hz. Ali (a.s) buyuruyor ki:

"Rasulallah (s.a.a) bir gün bir hutbesinde bize şöyle buyurdu:

"Ey insanlar! Allah'ın ayı bereket, rahmet ve mağfiretle size varıp ulaşmıştır. Öyle bir ay ki Allah indinde her aydan daha üstündür. Gündüzleri en iyi gündüz; geceleri en üstün gece ve saatleri en iyi saatlerdir. Öyle bir aydır ki, o ayda Allah'ın misafirliğine davet edilmiş ve Allah'ın ikramına layık kimselerden kılınmışsınızdır. Nefeslerinizde tesbih, uykunuzda ibadet sevabı vardır. Bu ayda amelleriniz makbul ve dualarınız müstecap olur. O halde sadık niyetler ve temiz kalplerle sizleri oruç tutmaya ve Kur'ân okumaya muvaffak etmesi için Allah'ı çağırın 'dua edin'. Asıl kötü ve bedbaht kimse, bu büyük ayda Allah'ın mağfiretinden mahrum olan kimsedir. Açlık ve susuzluğunuzla kıyamet günündeki açlık ve susuzluğu  hatırlayın. Fakir ve miskinlere sadaka verin. Büyüklerinize saygı gösterin. Akrabalarınıza sila-i rahim yapın yani akrabalık hakkını koruyun, dilinizi tutun, gözünüzü haramdan koruyun ve kulağınızı haram olan şeyleri duymaktan sakındırın. Halkın yetimlerine şefkat gösterin ki sizin de yetimlerinize şefkat göstersinler. Günahlarınızdan tövbe edin ve namaz vakitleri dua için ellerinizi O'na doğru kaldırın; bu saatler Allah Teala'nın halka rahmet gözüyle baktığı, münacatlarına icabet ettiği ve nidalarına "lebbeyk" dediği en iyi saatlerdir. Ey İnsanlar! Nefisleriniz amellerinizin rehinesidir. O halde istiğfar vasıtasıyla onları azad edin; sırtlarınız günahtan ağırlaşmıştır, uzun secdeler ederek yükünüzü hafifletin. Bilin ki, Allah Teala namaz kılanları ve secde edenleri azaplandırmamak ve kıyamette onları cehennem ateşiyle korkutmamak üzere kendi izzeti hürmetine and içmiştir.

Ey İnsanlar! Her kim bu ayda oruçlu bir mümine iftar verirse ona bir köle azad etmenin sevabı verilir ve geçmiş günahları affedilir."

Biri: "Ya Rasulullah (s.a.â)! Bizim hepimiz bir mümine iftar verecek güçte değiliz." demesi üzerine Râsul-i Ekrem (s.a.â) şöyle buyurdu:

"Bir hurma tanesiyle veya bir içim suyla da olsa cehennem ateşinden kurtulmaya çalışın.

Ey İnsanalar!

Her kim bu ayda ahlakını iyileştirirse kıyamette sırat köprüsünden geçmesine müsade edilir. Her kim bu ayda emri altındaki kölesinin işini hafifleştirirse Allah- Teâlâ kıyamette onun hesabını kolaylaştırır.

Her kim bu ayda şerrini halktan uzaklaştırırsa Allah- Teâlâ kıyamette gazabını ondan uzaklaştırır.

Her kim bir yetime ikram ederse Allah da kıyamette ona ikram eder.

Her kim akrabasıyla ilgilenir, ihsan eder üzerine düşen görevi yaparsa Allah da kıyamette onunla ilgilenir, ihsan eder, üzerine düşeni yapar.

Her kim de akrabasıyla ilişkisini keserse Allah-u Teâlâ kıyamette rahmetini ondan keser.

Her kim bu ayda sünnet namaz kılarsa Allah-u Teâlâ onun hakkında ateşten beraeti yani uzak olmayı yazar. Her kim bu ayda bir farizeyi yerine getirirse diğer aylarda yapılan yetmiş farizenin sevabı verilir ona. Her kim bu ayda bana fazla salat ve selam gönderirse, Allah-u Teâlâ kıyamette onun salih amellerinin terazisini ağırlaştırır ve her kim bu ayda Kur'ân-î Kerim'den bir ayet okursa diğer aylarda yapılan bir Kur'ân-î Kerim hatmi yani Kur'ân-î Kerim'i bitirme sevabı verilir ona.

Ey İnsanlar!

Bu ayda cennetin kapıları açılmıştır; Allah'tan o kapıları sizin yüzünüze kapatmamasını isteyin, bu ayda cehennemin kapıları kapanmıştır; Allah'tan, o kapıları sizin yüzünüze açmamasını isteyin, bu ayda şeytanlar bağlanmıştır; Allah'tan onları size musallat etmemesini isteyin."

Hz. Ali (a.s) buyurur ki:

"Ben, Ya Rasulallah!

Bu ayda en iyi amel nedir? diye  sorunca Rasulallah Hz. Muhammed (s.a.â), ya Ebu-l Hasan! Bu ayda en iyi amel takva ve Allah'ın haramlarından kaçınmaktır." diye buyurdu ve ağlamaya başladı.

-Ya Rasulallah (s.a.â) niçin ağlıyorsunuz diye sorduğumda ise şöyle buyurdu:

"Ya Ali, bu ayda sana karşı yapmayı helal bildikleri şey için ağlıyorum. Rabbine namaz kılarken geçmiş ve geleceklerin en kötüsü; Semud kavminin devesini yaralayanın kardeşinin sana doğru gelip kılıçla seni vurarak sakalını kana boyadığını görür gibiyim."

"Ben: ya Rasulallah, bu dinimin salim kalmasından mıdır?" diye sorunca Râsulâllah Hz. Muhammed (s.a.â): "Evet bu, dininin salim kalmasındadır" cevabını vererek şöyle buyurdu:

"Ya Ali! Kim seni öldürürse beni öldürmüş olur, kim sana buğzederse bana buğzetmiş olur, kim sana küfrederse bana küfretmiştir. Çünkü sen gerçekten de kendi nefsin gibi bendensin, ruhun benim ruhumdur, ahlakın benim ahlakımdır. Doğrusu Allah-u Tebârek ve Teâlâ beni ve seni bir anda aynı nurdan yarattı, beni ve seni seçti, beni nübüvvete, seni de imamete seçti. Kim senin imametini inkar etmiş olur.

Ya Ali!

Sen benim vâsim çocuklarımın Hasan ve Hüseyin'in babası, kızım Fatıma'nın kocasısın, hayatımda ve irtihalimden sonra ümmetime halifemsin. Buyruğun benim buyruğum, yasağın benim yasağımdır. Beni nübüvvetle gönderene ve yaratılmışların en hayırlısı kılana andolsun ki hiç şüphesiz sen, Allah'ın yarattıkları üzerine hücceti, sırrının emini ve kulları üzerine halifesin."

Hadislerden de anlaşıldığı gibi, mübarek Ramazan ayı bereket, rahmet, mağfiret ve fazilet dolu bir aydır. İbadet, kendini yetiştirme, dua, teheccüd ve nefsi eğitme ve mükemmelleştirme ayıdır. Bu ayda ibadet etmenin sevabı diğer aylarda yapılan ibadetlerin sevabından katlarca fazladır. Hatta mûminin uyumasında, nefes almasında bile ibadet sevabı vardır. Bu ayda cennetin kapıları müminlerin yüzüne açık ve cehennemin kapıları ise kapalıdır. Allah'ın melekleri devamlı insanları Allah'a ibadet etmeye davet ederler; bilhassa ibadet ve ihyası teheccüd için uyanık kalınması bin gecenin ibadetinden daha hayırlı olan kadir geceleri ve seherleri yapılan ibadetler. Allah-u Teâlâ bu ayda ziyafet vermiş ve herkesi ziyafete davet etmiştir. Bu davetin mesajını peygamberler getirmişlerdir. Oruçlu kimse, Allah'ın misifiridir ve bu misafiri ağırlayan elbette ki o "mutlak cömerttir." Melekler hizmetçi ve müminler de misafirlerdir. Allah'ın nimetlerinin sofrası genişçe açılmıştır "hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın duymadığı ve hiç bir kalpten geçmeyen" çeşitli hediye ve ikramlar hazırlanmıştır. Allah'ın tevfiki her açıdan hazırdır; ancak bunun için bizim liyakatimiz olması gerekir. Gaflet edecek olursak kıyamette, hasret ve pişmanlığın fayda vermediği günde pişman oluruz.

Mübarek Ramazan ayının amel ve duaları "Mefatih-ül Cenan" kitabında ve diğer dua kitaplarında vardır. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Allah'a yaklaşmak için ihlas, teveccüh ve kalp huzuruyla onlardan yararlanılabilir.

Namaz, oruç, zikir ve dua gibi diğer ibadetler de kendini yetiştirmede, nefsin eğitiminde ve tekamülde yararlı olabilirler ve insan bunun için yaratılmıştır.

-Kaynak-

-Uyun'u Ahbar'ir Riza, c.1, s.230, -Revzat'ul Muttakin, c.3, s.277, -Seyyid Ýbn-i Tavus'un Sahihi Ikbali, s.1,

-Şeyh Behai, Erbain, s.84,

-Bihar-ul Envar, c.96, s.356 (SON)

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI