Saygı ve Hürmet Ediniz ki Size de Aynı Şekilde Davransınlar - BARIŞ SANIGÖK

24 Ağustos 2021 Salı 00:34

Aynı toplumda yaşayan insanlar, gerek sahip oldukları maddi hem mânevî imkanlar açısından, gerekse cinsiyet itibariyle farklılık gösterirler.

Cinsiyet bakımından her ne kadar farklılık gösterseler de insan olma vasfında eşittirler.

Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz buyuruyor ki:

Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.” (Tirmizî, Birr, 15)

Bu hadisi şeriften kasıt;

Birlikte yaşamak zorunda olan bireylerin, birbirlerinin kişisel haklarına uyum sağlaması, karşılıklı saygı ve anlayış içinde her kişinin hayatlarını devam ettirmesi, anlamca insan olmalarının bir gereğidir. Özellikle dinimizin bu husustaki hem emirleriyle olsun hem de tavsiyeleriyle olsun meseleye çok daha ciddi bir anlam katmaktadır.

Küçüklere sevgi, büyüklere saygı göstermenin, Müslümanların temel ahlaki vasfı olduğunu ortaya koymaktadır. İnsanlığın varoluşu da bu anlamda yerini almıştır.

Bir toplumun bekasında 'sevgi ve saygı' hayati bir önem taşıyan iki temel esastır. Bu; dini kemale erdirir...

Ancak konumuzla doğrudan alakalı olması için saygı ve hürmet denilince akla ilk gelen şey; öncelikle küçüğün büyüğe karşı olan davranışını tarafımıza baz almaktayız.

Hadisin tamamının altını çizmek gerekirse, alacağımız mesaj; büyüklerimize saygı duymayan, büyüklerin şerefini korumayan ve büyüklerin hakkını gözetmeyen kimse, hakiki ve kâmil, erdem bir insan, bir Müslüman ve Mûmin olamaz.

"Allah-u Teâlâ, yaşından ötürü bir ihtiyara saygı gösteren gence, yaşlılığında hizmet edecek kimseler lutfeder." (Tirmizî, Birr, 75) diye buyurmuş alemlere rahmet olarak gönderilen elçi, Rasul, Nebi Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz.

Hepimizin bildiği bir gerçek var. Bugün yaşlı gördüğümüz herkes geçmişte genç idi. Yine bugün karşılaştığımız gençler de Allah ömür verirse yaşlanacaklardır.

Zira saygı beklenmez! Aksine kazanılır…

Konuyla alakalı hadislerde; kendinden büyük herkese saygı gösterenlerin ömürlerinin uzun olacağına değinilmiştir. Ben müslümanın demekle müslüman olunmaz. Müslüman her kişi bütün mahlukata karşı saygıda kesinlikle kusursuz olmalıdır. Hatta bir örnek; diyelim ki biri var. Zahiran kesinlikle saygı ve hürmete layık olmayan çok kötü ahlaklı ve bu kötü alışkanlıklarından vazgeçmekte dirençli kimselere karşı, saygıyı talim etme niyetiyle hürmetkar davranır. Nitekim Cenâb-ı Hak seçkin kullarının hasletlerini sayarken onların, kendilerine cahilce muamele eden kimselere karşı bile mülayim, hoş görü ile davrandıklarını ve “Diyelim sûfi-i nâdâna ıraktan yâ hû” hikmetince “selametle” deyip geçtiklerini söylemişlerdiir. Yine Allah-u Teâlâ’nın Hz. Mûsâ’yı Firavun’a gönderirken ona yumuşak söz söylemesini emretmesi, saygılı davranmanın, en katı kalplerin bile husumetini azaltacağını ve onları daha saygılı kılacağını göstermektedir.

İnsanlar arasında saygı ve hürmet görmek neye bağlıdır? El cevap; kişinin saygı ve edepli duruşundan.

Yani saygısız kişi saygısız davranışlarından vazgeçmiyorsa, saygılı kişi de saygılı davranışlarından asla vazgeçmez...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI