Zarara Zararla Karşılık Vermek Yoktur - BARIŞ SANIGÖK

3 Ağustos 2021 Salı 01:50

Müslüman olsun olmasın bütün insanlar Adem’in çocukları olması sebebiyle kardeştir. Hangi inanca sahip olursa olsun her fert insan kardeşliğinin gerektirdiği temel hak ve hürriyetlere sahiptir. 

Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz; “İslam’da zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.” (İbn Mâce, Ahkâm 17; Muvatta’, Akdiye 31; İbn Hanbel, III/348.) buyurmuş ve bu kuralı en kesin bir şekilde belirlemiştir.

İslam gerek kişiye gerekse topluma karşı “zarar” niteliğinde olan bütün davranışları yasaklamış, bunları “günah” olarak nitelemiş, Cenab-ı Allah da Müslümanları “Günah işlemek ve başkasına saldırmak hususunda birbirinizi desteklemeyin.” (Maide - 2) şeklinde insanlığı uyarmıştır.

Hadislerde kardeşine zarar verme meselesi sadece günah olarak değil aynı zamanda imanla ilgili bir mesele olarak da takdim edilmiştir: Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.â) üç defa, “Vallahi iman etmiş olmaz” buyurdu. Sahabiler, “Kim iman etmiş olmaz, Ey Allah’ın Rasulü?” diye sorunca Rasul-i Ekrem Hz. Muhammed (s.a.â) “Komşusu yapacağı fenalıklardan kendisini güvende hissetmeyen kimse!” buyurmuşlardır. (Buharî, Edeb 29; Müslim, İman 73.)

Cenab-ı Allah insanlara zarar vermeyi zulüm ile eş değerde olduğunu bildirmiş ve “hiçbir zalimin yardımcısı olmayacağını” (Hac - 71) beyan etmiştir. Hz. Muhammed (s.a.â) de mûminleri zulme karşı şöyle uyarmıştır: “Zulümden şiddetle sakının! Çünkü zulüm kıyamet günü zalime zifiri karanlık olacaktır.” (Müslim, Birr, 56.)

Eğer bir insan kurtuluşa ermek istiyorsa ve sıradan bir mûmin bile olsa dahi az-çok bu özelliğe mutlaka sahip olmalıdır. Zaten dört büyük kutsal kitabın insan üzerinde buyruğu da;

Felaha, kurtuluşa ermenin yolu da hayır işlemektir.

“İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.” (Feyzü’l-Kadîr, 3/84; Kenzü’l-Ummâl, H. No: 4044.) diye buyurmuş Hz. Muhammed (s.a.â)

“Bir kimse, herhangi bir mûminden dünya sıkıntılarından birini giderirse, Allah da kıyamet gününde o mûminin sıkıntılarından birini giderir. Bir kimse darda kalana kolaylık gösterirse, Allah da ona dünya ve ahirette kolaylık gösterir…” (Müslim, Zikr, 38.)

İslâm dininin genel ilkesini, “İslâm'da zarar vermek de zarara zararla karşılık vermek de yoktur.”

İbn Abbâs"tan nakledildiğine göre, Rasûlullah Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Zarar vermek de zarara zararla karşılık vermek de yoktur.”

(İM2341 İbn Mâce, Ahkâm, 17)

Şimdi buraya kadar güzel insan, iyi insan ilişkilerini hadisler eşliğinde ve Kur'ân-î Kerim ışığında özetle anlatmaya çalıştım;

Son günlerde ülkenin dört bir yanında çıkan orman yangınlarını duymayan kalmadı sanırım. Yangınların kesin sebebi bilinmemekle beraber teröristlerin yaktıklarından da şüphelenilmektedir...

Ağaçlar dünyanın akciğerleridir, oksijen üretir. Çoğu ağaçtan da meyve alırız mesela. Yani insanın yaşamına can verendir ağaçlar. Bir derdi varsa dile getiremez, bir sorunu yada sıkıntısı olursa kaçamaz bir yere. Yedi yirmi dört hep aynı yerdedir.

Ağacın kendi yaşamı bitene dek dimdik ayakta durmakta, insanın ve doğanın varlığı için mücadele eder. O kadar önemlidirler ki birçok böceğin, dünyanın ekolojik sistemini yerine getirmesi için canla başla savaşır.

Bir başka hadisi şerifinde ise Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.â) şöyle buyuruyor: “Kıyamet kopuyor olsa ve birinin elinde bir fide bulunsa, kıyamet kopmadan onu dikebilirse bunu hemen yapsın.” (Ahmed 3/191)

Yine başka bir hadisi şerifinde: “Bir Müslüman herhangi bir ağaç veya bitki dikerse, ondan yenilen şey kendisi için sadakadır. Ondan çalınan şey kendisi için sadakadır. Yabani hayvanların yediği şeyler sadakadır. Kuşların yedikleri sadakadır. Bir kişinin ondan alıp eksilttiği şey de kendisi için sadakadır.” (Müslim) Ağaçların, bitkilerin yani yeşilin ne kadar önemli olduğunu görüyor musunuz?

Ashab-ı kiramın ileri gelenlerinden biri bir gün Şam’da ağaç dikiyordu. Yanına birisi gelerek: “Sen Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin yakın arkadaşı olduğun halde ağaç dikmekle mi meşgul olursun?” dedi. O da şu cevabı verdi: “Dur bakalım böyle acele hüküm verme hemen! Ben Rasulullah Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin şöyle buyurduğunu işittim: “Bir kimse ağaç dikerse o ağacın meyvesinden bir insan veya Allah’ın mahlûkatından herhangi bir varlık yese bile bu, o ağacı diken kimse için sadaka olur.” (Ahmed VI, 444) kaldı ki sadakanın faziletini burada yazacak olursam saymakla bitiremeyiz; ama bir tanesine değinmeden geçemeyeceğim. Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz buyurdu ki;

"Sadaka belayı önler, sadaka ömrü uzatır." Şimdi siz eğer bilerek ormanları yakıyorsanız ömür boyunca kazanmayacağınız sadakalarınızdan vazgeçiyorsunuz demektir. Orman yakmanın hiçbir dinde olmadığı gibi, insan sıfatı bile size kesinlikle yakıştırılamaz. Kaldı ki -insan- yaratılmış en güzel mahluk olarak Kur'ân-î Kerim'de buyurulmuş, insana övgüler yağdırılmıştır.

Ağaç ve ormanların insanlık alemi için faydaları sayılamayacak kadar çoktur.

Defterinden gazetesine, bahçede kullandığın tırmığından yemek yerken kaşığına, evimdeki koltuğunda gece dinlenmen için yatağına,

doğduğumuzda beşikten öldüğümüzde tabutumuza kadar her alanımızda ahşap yani ağaç kullanılır.

Edindiğim bilgiye göre;

Ormanlar Ağaçlar; dünyanın su varlığını koruyup bunları dengede tutar. Ormanlar en büyük oksijen kaynağıdır. Zaten bunu bilmeyen de yoktur. Dünya üzerindeki su varlıklarını kaynaklarını korurlar, yağmurun yağmasına yardımcı olur, en çok biz insanların kirlettiği havayı temizler, filtre ederler. Kirli toprağı temizleme gücü çok yüksektir. İnsana can veren yer altı sularını zenginleştirir,  sıcak ve soğuğu muazzam bir şekilde dengeler. Bu konuda doğal klimadır ağaçlar.

Mesela yüz yaşındaki bir kayın ağacı saatte 40 kişinin çıkardığı karbondioksiti çok kolay bir şekilde yok eder. Ormanlar Ağaçlar yaz aylarında ısıyı yaklaşık 5-8 derece düşürürken kış mevsiminde de 1-3 derece kadar yükseltir. Ne kadar müthiş bir şey değil mi? Her yüz yaşındaki bir kayın ağacı yılda üç yüz litre su çekerek erozyonu önler. Bir hektar alanda olan ladin ormanı 32 ton, kayın ormanı 68 ton, 25 metre boyunda bir kayın ağacı saatte bir buçuk kg saf oksijen üretir,

Çam ormanı ise 40 ton toz emer. Barajların ekonomik ömrünü uzatır, doğal afetleri önler, ülke savunmasında çok önemli bir rol oynar.

Kısaca köşe yazımda paylaştığım ormanların özelliklerini, eğer bilerek yakan birileri varsa ellerin kırılsın...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI