İki Nişanlılık: Yeni Bir Trend

İki Nişanlı: Geleneklerin Sorgulanması Üzerine… - BAYAN AURORA

20.10.2024 15:11 | Güncelleme Tarihi: 20.10.2024 15:11

Geçtiğimiz hafta sonu, televizyonda bir programı izlerken, ilginç ve bazı açılardan sarsıcı bir durumla karşılaştım.

Programa katılan genç bir kız, iki nişanlısının olduğunu ve bunun kendisi için tamamen normal olduğunu belirtmesi, hem program sunucusunu hem de televizyon izleyicileri arasında büyük bir şaşkınlık yarattı.

Türkiye gibi gelenek ve göreneklere sıkı sıkıya bağlı bir toplumda, iki nişanlının varlığı ekranda yankı bulduğunda, ben de bu durumu sorgulamadan edemedim.

Genç kız, nişanlılarından biriyle daha geleneksel bir ilişki yürütürken, diğerininse onun hayatındaki modern açıları temsil ettiğini söylüyordu. İki farklı nişan sürecinin varlığı, bir yanıyla özgürlük ve bireysel seçim hakkı gibi modern kavramların temsilcisi olabilirken, diğer yandan Türk toplumu için alışılmadık bir durumu da işaret ediyordu. Geleneksel Türk aile yapısında nişan, ciddi bir adım olarak görülmekte ve genellikle tek bir kişiyle yürütülen bir süreç olarak kabul edilmekte.

Hal böyleyken, iki nişanlıya sahip olmanın normal olduğunu savunmak, pek çok kişi için kabul edilemez bir durum.

Toplumun katı yargılarına maruz kalan genç kıza karşı duyduğum merak giderek artıyor. Onun kendisine has açıklamaları, yalnızca bireysel tercihlerin ötesine geçerek kültürel normları sorgulamaya itiyor.

Türk kültüründe, nişan, söz ve evlilik gibi hiyerarşik bir sıralama ile ilerleyen bir süreçtir. Dolayısıyla bu kızın iki nişanlıya sahip olma durumu, toplumun içindeki pek çok insan için son derece garip bir durum olarak değerlendirilmekte.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta, bu durumun yalnızca bir bireyin tercihleri ile sınırlı olmadığıdır. Genç kızın açıklamaları, çağdaş hayatın getirdiği değişimlere de işaret etmekte. Özellikle büyük şehirlerdeki gençler arasında artan bireysellik, farklı ilişki biçimlerinin benimsenmesine yol açıyor. Kafelerde, üniversite kampüslerinde ya da sosyal medyada, ilişkinin tanımı ve biçimi sürekli değişiyor. Bir bakıma, gençler toplumsal normlara karşı bir başkaldırış içinde, kendi kimliklerini ve ilişkilerini tanımlama çabası içerisindeler.

Türk kültüründe, aile değerleri ve sadakat ağır basarken, bir bireyin çoklu nişanlılık durumu bu değerlerle çelişiyor gibi görünüyor. Bununla birlikte, bireyin kendi hayatını nasıl yaşamak istediği ve hangi anlayışlarla ilişkilere yön verdiği de unutmamalıdır. Genç kız, toplum baskısına rağmen kendi mutluluğunu ön planda tutarak, seçimini oluşturabiliyor. Burada, bireysel özgürlükler ve sosyal normlar arasında bir denge kurma çabası dikkat çekiyor.

Yaşam biçimleri ve ilişki dinamikleri zamanla değişir. Bunu göz önüne aldığımızda, genç kızın durumu, belki de Türk toplumunun gelecekteki ilişkilerle ilgili dinamiklerini yansıttığı anlamına geliyor. Kendi özgür iradesiyle, iki nişanı da yürütme çabası, toplumun içinde yer alan pek çok insan için düşündürücü ve sorgulatıcı bir nokta.