14.03.2024 13:13 | Güncelleme Tarihi: 14.03.2024 13:49
Hekimlerimiz, sağlık çalışanlarımız 14 Mart Tıp Bayramlarını kutluyorlar. Ama ne yazık ki buruk bir şekilde. Çünkü, hekimlerimize, sağlık çalışanlarımıza yönelik şiddet alabildiğine devam ediyor.
Doktorlar, hemşireler, sağlık çalışanları can kurtarmaya çalışırlarken, görevlerinin başında bıçaklı, sopalı, yumruklu saldırılara maruz kalıyorlar, yaralanıyorlar, canlarından oluyorlar.
Hiç düşündünüz mü bir hekim kolay yetişiyor mu sizce!
Zaten çalışma koşulları oldukça ağır olan hekimlerin, sağlık çalışanlarının bir de hasta ve hasta yakınları tarafından saldırılara uğraması hiç mi içinizi acıtmıyor.
Şiddet sadece sağlıkta mı yaşanıyor, elbette ki değil.
Çocuklarımız, gençlerimiz kadınlarımız sokakta, evde hayatın her alanında şiddetle karşı karşıya kalıyor. En yakınları tarafından yaralanıyorlar, öldürülüyor, taciz ve tecavüze uğruyorlar.
Neler oluyor bizlere böyle…
Adeta bir şiddet sarmalı içerisinde yaşıyoruz.
Yolda, kaldırımda bile yürürken, başımıza ne geleceğini bilemiyoruz. Daha geçenlerde hiç tanımadıkları biri tarafından yolda yürürken bıçaklı saldırıya uğrayan anne ve kızını düşünün. 20 yaşında hayatının baharında gencecik bir kızımız hoyratça dalından koparıldı, aramızdan ayrıldı, aldığı bıçak darbeleri sonucunda.
Nedeni, gerekçesi ne olursa olsun, şiddeti hiç kimse hak etmiyor. Şiddet çözüm de değil.
Şiddet bizim toplumumuza ayrıca hiç ama hiç yakışmıyor.
Hekimlerimizin, sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramlarını kutluyorum.