Filistin-İsrail Meselesinde Gelinen Durum - CAN UĞURATEŞ

Filistin-İsrail Meselesinde Gelinen Durum - CAN UĞURATEŞ

19.10.2023 15:00 | Güncelleme Tarihi: 19.10.2023 15:00

Kadim boyutta devam eden, İbranilerle Filistinliler arasındaki düşmanlık seviyesindeki gerginlik, Hamas örgütünün, 07 Ekim 2023 cumartesi günü, İsrail üzerine yaptığı füze-roket atışlarıyla yeni bir boyuta taşındı. İsrail’in Demir Kubbe Savunma Sisteminin açıklar verdiği bu saldırıyla, İsrail muhteşem bir şok yaşadı. Bu gelişmenin ardından, İsrail, hareket tarzıyla Gazze bölgesini hedef alarak, çok sert yanıt vermeye başlarken, Gazze’de bir insanlık dramı yaşanmaya başlandı. İlginç olan, Hamas tarafından yapılan saldırının bir boyutunun, festival alanında toplanmış masum insanlara yönelik hareket tarzıydı ki bu saldırıda iki yüz altmış kişi hayatını kaybederken, ilk tespitlerle yetmiş civarında kişi de rehin alındı. Bu gelişmeyle, Hamas bir kazanım içine girme izlenimi verirken, İsrail, tepkisinin şiddetiyle, Gazze bölgesinde elektrik ve suyu keserken, gıda girişini de önleyip, muhteşem zorlukta bir abluka başlattı ve rehin alınan kişiler serbest bırakılmadan, bu konudan taviz verilmeyeceğini açıkça lanse etti.

Gazze bölgesinde bir insanlık dramı yaşanmaya başlamışken, Dünya devletlerinin konuya bakış açısı kafaları karıştırdı ve akıllara soru işaretleri geldi. ABD ve Birleşik Krallık Doğu Akdeniz’e uçak gemilerini gönderirken, Arap ülkelerinin sessizliği şaşırttı. İsrail, Gazze’ye uyguladığı abluka ile kara, deniz ve havadan atışlarıyla bölgeyi baskı altına alırken, Filistinlilerin Gazze’yi boşaltmasını istedi. Ancak, çıkış yollarının tamamını kontrol altında tutarken, bir tek Refah sınır kapısı istikametinden, Mısır’ın Sina bölgesini gösterdi. Mısır’ın bu gelişmeye tepkisi sınır kapısını açmamakla, İsrail’e, kendi sınırları içinde bir çözüm bulması tavsiyesi oldu.

İsrail, Gazze’yi Mısır üzerinden boşaltarak işgali ardından, önemli kazanımlar hedefliyor. Böyle bir gelişmeyle, öncelikle iki milyon üç yüz bin Filistinliyi topraklarından ihraç ederek, önemli bir psikolojik üstünlükle, yeniden toprak kazanımı sağlamış olacak. Ayrıca, Doğu Akdeniz’de, Filistin bölgesinde yer alan zengin doğal kaynaklarını da kullanıma alacak. İsrail kendince akıllı hamlelerle, idealine biraz daha yaklaşmış olacak. Mısır, bu muhtemel gelişmenin karşısında direnirken, kendi ülkesindeki, özellikle Sina bölgesindeki etnik karışımın değişimini engellemek istiyor. Zaten bölgesel güvenlik sorunları varken, bir göç dalgasıyla Sina’yı tamamen kaybetmek istemiyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu, bu bölgede sınırların değişeceğini açıkça söylediğinden, bölge ülkeleri, verecekleri tepkilerde oldukça dikkatli. Tepkiler detaylarıyla düşünülerek verildiğinden, açıklamaları da gecikiyor. Lübnan, bu konuda oldukça dikkatli davranmaya çalışırken, endişeli olduğu görülüyor. Çünkü İsrail’le arasındaki sınır çatışmaları devam ederken, şu anda ilginç bir sessizliğe büründü.

ABD Başkanı Biden, İsrail ziyaretinde yaptığı açıklamayla, koşulsuz olarak İsrail’in yanında olduklarını açıklarken, diğer bölge ülkelerinin yapacağı ya da yapabilecekleri hamlelerin önünü de kesmiş oldu. Bu gelişme, akıllardaki soru işaretlerini artırdı. Sanki bir el, bu gelişmeyle, Büyük Ortadoğu Projesinde, bölgeye son noktayı koymak istiyormuş izlenimi var. Suriye, İsrail tarafından Şam ve Halep havalimanları vurulmasına rağmen, sesini yükseltemiyor. Çünkü İsrail’le bir savaş durumuna, kendi ülkesindeki gelişmeler ve silahlı kuvvetlerinin yetersizliğiyle etkin bir cevap veremeyecekken, ABD tarafından işgal korkusu da yaşıyor. Lübnan da aynı endişelere sahip.

İran, her koşulda Filistinlileri desteklediğini beyan etse de konumu dolayısıyla bölgede etkinliğini sadece vekalet savaşlarıyla yürütebilecek konumdayken, ABD, bir uçak gemisini körfezde konumlandırarak bu yönde de tedbir almış durumda. İran diken üstünde ve bir sonraki hedef olduğunun da bilincinde.

Rusya da bölgesel gelişmelere dahil olabilmek için tedbirler almaya çalışıyor ama Ukrayna savaşı devam ederken, bölgede önemli bir etkisi olamayacak gibi görünüyor ki ABD ve İsrail’in oldukça pervasız tavrı, bu düşünceyi destekler durumda.

Görünen o ki ABD, Filistin-İsrail gerginliği üzerinden, bölgeye yeniden ve de tam da istediği konumda dönüşün kapılarını aralamaya çalışıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI