Gelecekteki Yeni Normallere Hazır mıyız? - CÜNEYT ÖRKMEZ

17 Aralık 2020 Perşembe 00:44

Son bir yıl içerisinde çokça yeni şey öğrendik. Meğer ne kadar kırılgan bir zeminde yaşıyormuşuz. Dünya, ekonomiden sağlığa, sosyal hayattan iş yaşamına her alanda kırıldı.

Doğal afetler, çevre ve iklim sorunları, epidemik ve pandemik sorunlar, bundan sonrası için sistemik riskleri çağrıştırıyor.

Bu yeni duruma adapte olma, uyum sağlama süreci, durağan bir süreç olmayacak. Yeni yeni normallerle karşı karşıya bir yaşamın kıyısındayız.

Yeni normal olarak tanımladığımız, son bir yılın yaşantımıza, düşüncelerimize ve hatta rüyalarımıza soktuğu yeniliklerine, yenilerinin eklenebileceğini düşünüp hazır olmalıyız.

Pandemi, düşünen ve gelişmeye açık insanlar içinde yeni bir sorgu kültürü yarattı. Mesela dünyanın, üzerinde yaşayan insanlar için daha sağlıklı ve refaha elverişli bir gezegen olması için yeterince çalışmadığımız, onu yeterince koruyamadığımız üzerine hem fikir olan insanların sayısı bu dönemde arttı.  Dünyalılar olarak eski alışkanlıklarla devam ettiğimizde, yaşamımız yeni risklere çok daha açık hale gelecek.

Bu durumda yeni yeni normaller için; iklim, çevre, doğal afetler, epidemik ve pandemik problemler hatta herhangi bir ülkede meydana gelebilecek garip olaylar gibi sistemik bir riskin varlığını sürekli akılda tutmak gerekecek.

Ayrıca bu aşamadan sonra ekonomilerin kırılganlığına çok daha fazla şahit olabiliriz.  Hükümetler açısından baktığımızda ekonomi yönetiminde zorluklar yaşanması olası. Devletin düzenleyici rolü üzerine beklentiler artabileceği gibi müteşebbis tarafa güvende de ciddi artışlar oluşabilir. Sonuçta bu gün bilimsel araştırmalar yolu ile Covid-19 virüsüne en yakın olanlar taraf özel ilaç firmaları. Yine aynı şekilde e-ticareti, dijitalleşmeyi, iletişimi, bilişimi, küresel gıda dolaşımını, sağlık ürünlerini, lojistiği ve dağıtımı sağlayan da yine özel kuruluşlar.

 Devlet kurumlarının yeni normallere adapte olma ve aksiyon planları oluşturabilme gücü, ülkelerin gelişim hızlarını belirleyecek.

Ticari kuruluşlar, KOBİ’ler ve girişimciler için yeni normaller karşısında kurgulayacakları iş modelleri, stratejik üstünlükleri olacak. Finansmana erişim, kamu kaynaklarının ve desteklerinin verimli kullanımı, öz sermaye yeterlilik oranları, KOBİ’ler ve özel sektör için son derece önemli olacak. Zor piyasa koşullarında, ani sistemik risk durumlarında KOBİ’leri ve ticari yapıları ayakta tutacak biçimde adım atabilen devletler rekabet üstünlüğü sağlayacak ve zenginleşecek.

Çok önemli bir konu ise uluslararası işbirliklerinin artması sonucu önemli gelişmeler yaşanacak olması.  Özellikle çevre, iklim, doğal afetler, sağlık, gelir adaletsizliği ve uluslararası sorunlarla mücadele edebilmek için ülkeler ve hatta kıtalar arası işbirlikleri gelişecek.

Sivil toplum kuruluşları dünyamızın daha az riskle yaşanılan bir gezegen olarak var olması konusunda daha aktif çalışacak.  

Evet, yeni normallerle yeni bir yıla giriyoruz. Umutla kapatalım. Son bir yıl yaşadıklarımızdan iyi dersler çıkarırsak, daha çok iyilik yapıp denize atarsak dünya bize iyi gelecek.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI