Girişim Psikolojisi Kimin Umurunda? - CÜNEYT ÖRKMEZ

24 Kasım 2020 Salı 10:38

Girişim kelimesi, kökü olan girişmek filinden gelir. Bir işe girişmek için iki şey çok önemli. Birincisi girişecek olan öznenin hali, ikincisi ise girişilecek ortamın durumudur. Girişimci ya da adayı için ülkemizde fırsatlar her ülkede olduğundan az değil hatta bir çok yönden bol bile sayılabilir. Ancak girişimcinin önündeki engeller ve girişilecek ortamdaki belirsizlikler açısından baktığımızda durum negatif etkilere çok açık. Bu negatif etkilerden en önemlisi girişenin itibarını riske atan faktörlerin çokluğudur.

 

Başarılı olana kadar yalnızlık çeken bir girişimci profili ile karşı karşıyayız. Bizde başarılı sayılma kriteri ise iş döngüsü ve bu döngünün yaratmış olduğu nakit akışını sağlayabilmektir.  Çok basit gelebilir ama kocaman finans kuruluşları bile temelde derecelendirmeyi bu kritere göre yapar. Öyle gelecekte şu olur bu olur, iyi vizyon falan bizde çok itibar görmez. Çünkü bizde daha çok bu güne inanılır. Bu gün neysen osun. Kurarsın yaparsın iyiysen iyi. Yok, kuracakmışsın, yapacakmışsın, çok iyi fikirlerin varmış bunlar geleceğe dair belirsizlikler sayılır burun kıvıran çok olur. O yüzden girişecek olanların yani işin öznesinin kendine iyi bakması gerekir, ne durumdayım diye.

 

Bir de bu işin psikolojisi var. Bir dönem KOSGEB Başkanlığı da yapmış olan değerli hocam Prof. Dr. Tamer Müftüoğlu’nun güzel bir tabiri vardır. Girokrat diye tanımladığı bürokrasi aktörleri. Bu tabiri kamusal alanda bulunduğu görevde yenlik yaran çözüm odaklı düşünenler için kullanmıştır.   Ben biraz daha genişleteceğim. Girişimcinin halinden anlayan kamu ve STK yöneten ve çalışanları, akademisyenler, düşünürler, aydınlar olarak. Girişimcilik gibi tamamen özgürlükler üzerine tasarlanması gereken bir alanı kendi aklının yettiğince yargılamaya kalkan girişim psikolojisini alt üst eden yaklaşımlar ülkemize zarar veriyor.  Bu benim işim değil yaklaşımı son dönemde bu senin işin değil yaklaşımı olarak birileri tarafından tehlikeli biçimde genişletiliyor.  Yaptırmama, kendine iş çıkarmama ya da tembellik ve niteliksizlik adına negatif etki yaratanlar için acil çözüm gerekiyor. Mikro ölçeklileri, yeni girişimleri, yerel dinamikleri küçümseyen yaklaşımlara karşı acil önlem alınmalı. Yeni iş fikirlerinin önünde engel teşkil eden bu çapta kişisel ve kurumsal tavırlar deşifre edilerek çözüm bulunmalı. 

 

Girişim psikolojisini alt üst eden bu yaklaşımlara, tavırlara karşı gerek eğitim faaliyetleri ile gerekse yeni kararlarla bir an önce yapıcı müdahale edilmeli. Gençler kadınlar başta olmak üzere her kesimden kendi işini kurmak, girişimci olmak, şirket ya da kooperatif kurmak değer yaratmak arzusunda olan kitlelerin önü açılmalı. Kendi işini kurmak bu gün milyonlarca insanın en önemli hayali. Pandemiden sonra bu hayalin farklı ihtiyaçlar üzerine genişleme eğiliminde olduğunu söyleyebiliriz. Zorluklarla boğuştuğumuz bir ortamda hiç değilse umutlarımızı küçümseyenlere karşı psikolojimizi bozdurmayalım. 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI