Hemen Her Şeyin Geleceği Ne Olacak? - CÜNEYT ÖRKMEZ

21 Ocak 2021 Perşembe 01:31

Gelecekle ilgili trendleri tahmin etmek hep bir risk taşır. Hele bir de bunu yazıya döktüğünüzde riskiniz katlanır. Ya yazdıklarınız tutmazsa!

O zaman yazmayalım mı? Bence yazalım. Çünkü insanoğlu, her zaman geleceği merak etmiştir. Öyle olmasa astrolojiye, yıldıznamelere, medyumlara, falcılıkla ilgili iş kollarına bu kadar ilgi olur muydu?

Yazmak risklidir. Riski azaltansa bilerek yazmaktır. Şimdi bunu neden söyledim biliyor musunuz?

Son dönemde o kadar ilginç konuşmalara şahit oluyoruz ki! O konuşmaları yapanlara tüm konuşmayı deşifre edip vermek ve kendi konuştuklarını okuduklarında ne hissettiklerini anlatmalarını istemek ve onları dinlemek istiyorum. İlginç bir dinleti olurdu.

Unutmadan ve aklıma gelmişken bir konudan daha bahsetmek istiyorum. Güzel konuşmak becerisi son dönemde, düzgün diksiyonla her şeyin aşılacağı şeklinde insanlara sunuluyor. İyi konuşma, tekniği yanında, içeriği olan konuşmadır. Bir de kitaplarla ilgili bir konu var. Bir yazar sürekli kendi kitabının reklamını yapıyorsa ve bu bir kendini övgüye dönüşüyorsa, bilin ki o kitap yazara yük olmuştur. Bu tanıtım çabası için yayınevleri, reklam ajansları ve okurlarınız varken en doğrusu onu salıvermektir. Gerçekten yazmış ve sular gibi akmışsanız su akar okuru bulur. Çok fazla yazar dostum var. Bu tanıma uyduğunu düşünenler varsa sakın alınmasınlar. Unutmasınlar iyi okuyan dost doğru söyler.

İş dünyasının geleceğine ilişkin hakikatleri, tüm iş dallarında yaşamımızı etkileyen değişimleri içeren, Patrick Dixon’ın kitabından esinlenerek yazdım bu yazının başlığını. “Hemen Her Şeyin Geleceği” adlı kitabı okumanızı öneriyorum.

Neden mi? Çünkü dünya siz toplantı yapana kadar çoktan değişmiş oluyor da ondan. Kitap ilk baskısını Şubat 2020’de yaptı. Yani henüz pandemi ile tanışmadan. Yaşamımız ve işimiz ile ilgili radikal değişiklikler üzerine yazılmış bir kitabın üzerine bir de pandemik değişimi eklediğimizde, ultra radikal bir değişim girdabında olduğumuzu söyleyebiliriz.

Bireysel anlamda bu girdaba uyum kişiden kişiye değişiklik gösterse de kurumsal açıdan uyum bir “dayanıklılık kültürü” oluşturmaktan geçiyor. Bu kültürün içini öncelikle derin müşteri ilişkileri, yaralanıcı ya da vatandaş ilişikleri ile doldurmamız gerekecek. Bir sonraki yazımda bu konuyu sizler için biraz daha açacağım.

Nitelikli bilgiye ihtiyacımız hiç olmadığından daha fazla ve iyiye ulaşmak ne yazık ki bilmekle mümkün. “Yazık” kelimesi öğrenmeyi zahmetli ve faydasız bulanlar için özellikle seçilmiştir. Sağlıkla kalın…


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI