Yedi Dağ Çiçeği - HİLAL PUSLU

2 Şubat 2021 Salı 02:17

50'li yıllardan bir hikaye anlatacağım size. Babaanemin "çok ağladım" diyerek başladığı ve hala noktayı koyamadığı bir hikaye... "Anlatsam roman olur" dediklerinden değil. Küçük ama 60 yıldır acısı dinmemiş bir hikaye bu. Bize aile yadigarı bir halının, aile yadigari bir hikayesi bu...

Babannem genç kız, şimdilerde çocuk dediğimiz yaşlarda... İş öğrensin diye Avanos'ta halı dokuyan bir kadının yanına veriyorlar babaanemi. Babaannem daha o zamandan becerikli. Kısacık boyu, çöp gibi kollarıyla koca koca halılar dokuyor. Öyle seviyor ki bu işi yeri geliyor sabahlara kadar uyumadan hala dokuyor. Bir tane de kendine yapıyor, çeyizlik... "Yedi Dağ Çiçeği" motifin adı... Evlenince evine sermeyi hayal ederek umutla dokuyor. Okuma yazması pek yok o yüzden yarım yamalak "Uçhisar" yazıyor halının belli yerlerine. Onun imzası gibi, köyünden, babaevinden bir hatıra gibi...

Yatıyor kalkıyor yedi dağ çiçeğini dokuyor babaanem. O halı onun duvağı, gelinliği oluyor adeta. Bitirince sarıyor koyuyor sandığın yanına.

Gün geliyor kaderi dedeme yazılıyor babaanemin. O halı çıkıyor yerinden, kamyona yükleniyor. Yükleniyor yüklenmesine ama yola çıkmadan geri indiriliyor aşağıya. Babası vermiyor halıyı. "O kendine yenisini dokusun" diyor. Bu laf babaanneme çok dokunuyor. Sesini çıkaramıyor, tüm gelinlik hayallerini orada bırakıp, gözü yaşlı bakakalıyor yedi dağ çiçeğinin arkasından. Her aklına geldiğinde de ağlamaya devam ediyor.

O hasreti dindirmek için aynı halıdan 4 tane daha dokuyor yıllar içerisinde. 4 çocuğuna da bir tane. O halının yerini tutmasa da avutuyor kendini. Üzerinden tam 60 yıl geçiyor, ölüyor babası. Halı babaaneme geri geliyor. Geliyor ama iş işten çoktan geçmiş. Baktıkça onca yıl yaşadığı mutsuzluğu hatırlayıp yine üzülüyor. İyisi mi diyor, vereyim ben bu halıyı. Torunlarından birine çeyiz hediyesi yapıyor. "Ben de parlamadı, onda parlasın" diyor.

Bu hikayeyi bir ödevim için araştırma yaparken öğrendim. Çocukken üzerinde oynadığım halının gözyaşlarıyla dokunduğunu o zaman öğrendim. Bazı şeylerin manevi değerinden bahsedilir ya hani... İşte "Yedi dağ çiçeği" onlardan biri. Bir aile yadigarı ve bir aile hikayesi...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI