Arkadaşımla bir sohbet - HÜSEYİN GÜL

22 Şubat 2017 Çarşamba 08:55

Her şeyden o kadar fazla şikayet etti ki, ikram ettiği çayın bir ara burnumdan geleceğini sandım. Bir dokundum, bin ah işittim. En sonunda, ‘İçinden çıkamıyorum, ne yapmalıyım?’ dedi. Rotasız bir kaptan gibi, nereye gittiğini bilmez halde ilerliyordu hayatı. ‘Kuklaya kukla olduğunu hissettirmek istiyorsan, ipini kes’ dedim önce. Dost görünene düşman olduğunu göstermek istiyorsan, ilişkini kesmelisin. Kadınları döven birine adam olduğunu hissettirmek istiyorsan kısa kesme, uzun uzun anlat. Katile insan olduğunu hissettirmek istiyorsan çocukluğuyla bağını kes. Televizyon dizilerinin ve berbat yarışmaların ailenden ve çocuklardan neler çaldığını görmek istiyorsan elektriğini kes. Uyuşturucu kaçakçısına çakal olduğunu hissettirmek istiyorsan, bir şey yapmana gerek yok. Onlar ne mal olduklarını biliyor.

***

Askere asker olduğunu hissettirmek istiyorsan, siyasetle ilişkisini kes. Yetimin öksüzün hakkını yiyerek zengin olanlara ne mal olduklarını hissettirmek istiyorsan, onlarla alışverişin bağını kes. Ekranlardaki yorumculara yorumcu olduklarını hissettirmek istiyorsan, kendi zaaflarının yolunu kes. Onlar ele verdiklerinden daha fazlasını gelecek haftalara saklıyorlar.

***

Sanatçı adı verilenlere gerçekten sanatçı olduklarını hissettirmek istiyorsan, onların soysuz reklamlarına alet olmanın önünü kes. Komşusu aç yatarken tok yatanlara vicdansız olduklarını hissettirmek istiyorsan, selamı sabahı kes! Çıkarları için ayak öpenlerin el üstünde taşınmasına itiraz etmek istiyorsan, yapabileceğin bir şey yok. İnsan kendini ne sanıyorsa o'dur.

***

Önünde bir seçim var. Kendini ülkene ve teröre karşı sorumlu hissediyorsan, bir önceki seçimin bedellerini nasıl ödediğini görmek istiyorsan, hayallerle ilişkini kes. Kesemem diyorsan, sesini kes. Ne ağlamaya hakkın var. Ne sızlanmaya!.

***

Can kulağıyla dinlediği sözlerimi tamamladıktan sonra, “Yine edebiyat parçaladın” dedi ve kısa bir iç geçirdi. ‘Adamın biri yazar duvarlara’  diye devam etti; "Kolay soyunan kadınlara verilen değeri, kavgaya soyunan kadınlarına vermeyen ülkeler sızlanmaya mahkumdur." Diğerinin kadının gözünün üzerindedir yumruğu. "Kadın benim değil mi, döverim de severim de!"

***

Toprağın altında gömülüdür iyilik. Denizin dibinde 20 bin fersah! Adamın biri yaptığı iyilikleri denize atar. Kötülük mü? İnsanların elini uzatacak kadar yakınındadır. Diğer adam kolayına geleni sevdiği içindir ki, kötülüğe tapar. Bir tiyatrodur hayat. Karşılıklı gösteri dünyası. Bir şey yazmamıza da gerek yok. Hepimizi tanıyor hayat.

***

Organik bir dünyayı, kimyasal gerçeklere teslim ettik. Hayatın asil gerçeklerini parayla takas ettik. Sadece bugünleri değil, geleceği bile katlettik. Adam olanlar bilir. Her merdivenin son basamağı vardır. Çıksan nereye kadar çıkacaksın! Ayrıca tekmelediğin insanların yüzüne, inerken nasıl bakacaksın? Adamın biri, kazanması mümkünmüş gibi. Hayatla ve kötü insanlarla sürdürür mücadelesini. Çünkü bilir ki, hayata tutunmaktan başka çaresi yok.

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI