Bir kuruş - HÜSEYİN GÜL

26 Ocak 2017 Perşembe 09:42

Sayıları gün geçtikçe artan AVM’lerden birindeyiz. Amacımız birkaç arkadaşla, birkaç saat vakit geçirmek. Vitrinlere bakıyoruz. Bir mağazanın önünde kocaman bir afiş. Gömlek 39.99 TL... 40 TL ile arasında bir kuruşluk fark var. 40 TL yazılsa, yazana da kolaylık getirecek, okuyana da. Nasılsa bir kuruşun iadesi olmayacak ama buna pazarlama tekniği deniyor. 30 rakamını beyne kazımak için, 40 gerçeğiyle bağlantısını kesmek gerekiyor. Bunun için bir kuruşluk düşüş bile yeterli. 39.99 TL anonsun içinde bas bas bağıran 40 TL gerçeğini görmek istemeyenler o kadar çok ki! Düşünüyorum da... İnsanlar bir kuruşluk pazarlama tekniğine kurban gidiyorsa,  onları 5 kuruşla kandırmak çocuk oyuncağıdır!

***

Gezin, bazen sadece merak için gezin mağazaları. Ayakkabılara baktım. 300 TL'den bir haftada 175 TL'ye düşmüş havası verilmiş. 300 TL etiketini gören yok. Ama insanları aptal yerine koymanın mucitleri, müşteriye indirim yapıldığı hissi vermeyi akıllı bir satıcılık sayıyor. Aynı ayakkabıların sezon sonunda 50 TL'ye satıldığını gören vatandaş, nasıl bir kazık yediğini elbette biliyor. Ama 300 TL'den hayali düşüş yapan ayakkabıyı 175 TL'ye alırken kazancını hesaplıyor da. 50 liralık ayakkabıya nasıl oluyor da 300 TL etiketi koyuyorsunuz diye hesap soramıyor.

***

Hayatın gerçekleri bazen ayrıntılarda gizlidir. Kendi haklarının farkında olmayanlar, başkalarının hakkını mı savunur? Bir kuruşla kandırıldığının farkına varmayanlar için, hayattaki yalanların hükmü olur mu? Her koyunun kendi bacağından asıldığını öğrenenler için, yanındaki insan öldürüldüğünde tek korkusunun "Aman bana kan sıçramasın" duygusu olduğu bir ülkede, bunlar olağan aslında.

***

Kadının kocası madende öldürülmüş! Devletin bağladığı 1000 TL maaşı yeterli buluyor. O maaş, öldürülen kocasının hesabının sorulmasından bile değerli. Biz neyi tartışıyoruz. Bir kuruşa bile tav olanlar ülkesinde!  Bilinmesi gereken bir şey varsa. Hayat pahalı. O yüzden bu kadar ucuza gitmenin alemi yok.

***

Kadının madende ölen kocasından bahsettik de. Söylemeden geçmeyim. Bizim ülkemizde işçiler için kaza şartlarını ortadan kaldırmak yerine, işçilerin ölme ihtimalini güçlendiren sistem yürürlüktedir. Bizde yaşayan işçilerin hakkı yoktur, ölenlerin arkasından kampanyalar düzenlenir. Yardım fişleri toplanır. Konser afişleriyle!

***

İşçilerin haklarını yaşamak değil ölüm belirler. Yaşarken karnını bile doyuramayan işçilerin ailelerine, babaları madende öldükten sonra devlet baba, ülkenin futbol kulüpleri, işadamları ve diğerleri sofra kurar. Yaşarken o işçilerin yüzüne bile bakmazlar. Ölenlerin yerine kalanlar yumruklarını sıkar da. Dayıbaşıların, politikacıların hatta toplumun bile canını sıkar.

***

İşçiler bu ülkede ölü doğmuş varsayılır. Yeniden ölmelerinde sakınca görülmez. Bakmayın gösterilen görkemli yasa... İşçilerimizi öldürmek tarih boyunca kimseyi rencide etmemiştir. Maden ocaklarındaki katliamlardan bile utanmayız. Öldürenleri teşhis ederiz de, bizim ülkemizde suçluları korumak yasaldır. Bundan da utanmayız. Patronların keyfine peşkeş çekilecek daha nice ölülerimiz vardır. Nefretimizi ihraç ederiz de, ithal yardımları da kabul ederiz. Gururumuz dimdiktir!

***

Sendikalar işçiyi değil, çıkarlarını korur. Ne ezilen ne ezen insanca hakça bir düzen deyip, ezileni daha çok ezenleri de gördük biz. Allah'ın adını dillerinden düşürmeyip, işçilerin çocuklarının hakkını yiyenleri de gördük biz. İşin en büyük utancı. Bunlara destek verenleri de gördük.

***

İşçilerin kaderidir bu. Kadersiz ölümlerin davetiyesini beklerken, bu düzenin karnı asla doymaz, doymayacaktır. İşçilerin cennete yetişmek için acelesi var belki de. O yüzden bu günler çok çabuk geçecek ve maden işçilerinin adı da acıları da sadece aileleri tarafından anılacaktır. Hesap mı? Parası olan, dün olduğu gibi; bugün de, yarın da yasaları baştan çıkartacaktır. Onların cehenneme gitmek için acelesi yok. Onlar için işçileri yok etmek; karıncayı ezmek kadar olağan bir şeydir. Hele ekmeğe üşüşmüş karıncaları!

.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI