ÇEVRE DUYARLILIĞI - HÜSEYİN GÜL

31 Ağustos 2018 Cuma 10:31

İş lafa geldimi hepimiz “çevreci” oluyoruz.

Ancak, “ben çevreciyim” demekle, çevreye karşı duyarlı olunmuyor maalesef.

İnsanlar yaşamlarını sürdürebilmek için, içinde bulundukları çevreden faydalanmak zorundadırlar. Yani, yaşamımız boyunca çevremize ihtiyacımız var. Çevremiz yok oldukça, bizim de yok olmaya mahkum olacağımız aşikardır.

Çevreyi tahrip edenler sadece, Allahın düşünme özelliği verdiği yaratıklar, yani insanlardır. Dünyadaki insan nüfusu arttıkça, ayni oranda çevre tahribatı da artıyor.

Çevrenin yok olmasını önlemek için nüfus planlaması yapmak şart. Bunun için   çok uzun bir sürece ihtiyaç var ve tek başına yeterli değildir. En etkin yöntem, çevre bilincini süratle kafalara kazımaktır. Bunun için yeni doğan bebeklerden başlayıp ölene kadar devam ettirmekten başka çözüm yok.

Eğitimin de uzun soluklu bir çözüm olduğu gerçeği karşısında ne yapmalıyız peki? Elimizde kırbaç, çevreye zarar vermeye çalışanların ellerine mi vurmalıyız? Bunun da pratik bir çözüm olduğunu düşünmüyorum.

Sadece şu soruyu bile kendimize sormak yeterli olacaktır bence; “Ben elimde bir bıçak hergün vücudumdan bir parça kesermiydim..?” Cevap “kesinlikle hayır” olacaktır. Kısa bir süre sonra yokoluş kaçınılmaz olacaktır çünkü.

Çevre bilinci, çok geniş bir kavramdır.

Sadece çöpümüzü çevreye brakmamakla çevreci olunmaz...

Dikkat etmemiz gereken birkaç unsuru sıralaylım isterseniz:

Çöplerimizi kesinlikle çevreye atmamalı, cam, plastik ve kağıt gibi atık maddelerin geri dönüşümü için önlem almalıyız.

Bahçemizi, yoksa balkonumuzu yeşillendirmeli, ağaç dikmeli ve ormanların tahribatını önlemeliyiz.

Ozon tabakasına zarar verebilecek kimyasallar kullanmamalıyız.

Evlerimize ısı ve ses izolasyonu yaptırmalı, güneş enerjisi veya doğal gaz enerjisini tercih etmeliyiz.

Egzoslardan çıkan zararlı gazları azaltmak için önlem almalı, toplu taşıma araçlarını tercih etmeliyiz.

Sigara izmaritlerini kesinlikle çevreye atmamalıyız.

Plastik malzemeler kullanmak yerine, doğada çözülebilenleri tercih etmeliyiz.

Alışverişlerimizde plastik poşet kullanmamaya özen göstermeliyiz.

Kağıt havlu yerine bez havlu kullanmalıyız.

Kullandığımız elekrik ve suyu israf etmemeliyiz.

Çevreye zarar verenleri uyarmalı ve çevre bilincinin yayılabilmesi için eğitim almaya açık, eğitim vermeye gönüllü olmalıyız.

Yoksa fazla uzak değil, çok yakın bir zamanda torunlarımıza bu dünya yaşanmaz olacaktır.

Unutmayalım... Bu dünya bize ait değil, çocuklarımıza, torunlarımıza aittir... Onu yoketmeye hiç, ama hiç hakkımız yok.


 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI