En Dipten Zirveye: Bobby Dixon Nam-ı Diğer Uptown Mamba - HÜSEYİN GÜL

23 Nisan 2020 Perşembe 16:13

Bu hafta sporcu hikâyelerinde yer vermek istediğim ve bundan müthiş bir keyif aldığım isim; Fenerbahçe Beko’nun ABD asıllı Türk yıldızı Bobby Dixon, nam-ı diğer Uptown Mamba.

Bobby, 1983 yılında ABD’nin Chicago eyaletinde fakir bir ailenin çocuğu olarak doğmuş. Bobby daha bebekken hayattan ilk sillesini yemiş. Hatta öyle ki; annesi Lawanda, sancıları dayanılmaz derecede artınca Bobby’i merdiven altında dünyaya getirmiş.

Bobby’nin ailesi cümbür cemaat uyuşturucu bağımlısıymış bu arada. Bizim Bobby de bu işten çok zarar görmüş, torbacılıktan bol bol hapse düşmüş durmuş.

Yetmemiş, Bobby 13 yaşındayken kardeşi Brian sırtından vurularak öldürülmüş. Kendisi hapiste, kardeşi tabutta, annesinin ise elleri kelepçeli. Biz de “derdimiz var” diyelim.

Adamın hayatı resmen Küçük Emrah’ın filmleri gibi, acıyla yoğrulmuş.

Tabi hayat bu kadar Bobby’nin üstüne oynayınca o da insanlara ve hayata karşı bir savunma mekanizması geliştirmiş; güven problemi.

Günde iki işte birden çalışmış Bobby, hapishaneden çıktıktan sonra. Ünlü bir kargo şirketi ve halk plajlarında görev yapmış. Hayatının dönüm noktası da bu olmuş tabi. Plaj yöneticisi McKinny, Bobby’nin elinden tutarak onu spora yönlendirmeye çalışmış ama Bobby disiplin ve güvenden epey uzak.

Velhasıl McKinny, Bobby’i ikna etmeyi başarmış ve basketbola yönlendirmiş. Beraber okul aramışlar ama böyle sicili bozuk, sabıkalı bir genci kim alır?

Sonunda bir okul bulmuşlar; Kankakee Community College.

Hayat kendisine resmen, “Sana çok çektirdim adamım, al sana bir fırsat” demiş.

Çünkü bizim Bobby’nin performansı, deneme idmanlarında vasatın altında kalmış ama ona rağmen bursu kazanmış.

Hatta Bobby bir röportajında şöyle demişti o olay için: “Bu benim hayatımda aradığım başlangıçtı.”

Hapishadeyken bol bol düşünme fırsatı bulan bu sempatik ağabeyimiz, bu işin sonunun olmayacağını ve su testisinin su yolunda kırılacağını anlamış olmalı ki; Troy Üniversitesi'nden sağlık bölümünü yüksek bir dereceyle tamamlamış.

1.78 boy ile NBA’de hiçbir takımda yapamayacağını anlamış olmalı ki; rotasını Avrupa’ya çevirmiş.

Türkiye’de Pınar Karşıyaka ile başlayan kariyeri ise Fenerbahçe Beko ile devam ediyor. Hatta Türk vatandaşlığına geçip, Türk Milli Takımı’nda ter döküyor.

Karşıyaka’yı 28 yıl sonra arkadaşlarının da yardımıyla Türkiye Şampiyonu yaptı. Fenerbahçe’de ise 1 Euroleague şampiyonluğu ve 5 final four (F4) yaşadı.

Şu an kendi kurduğu LionHeart vakfında da özellikle dezavantajlı gençlere basketbol dersleri vererek, onlara sporu sevdirmeye çalışıyor.  Ayrıca bir de “Savaşçı” diye kitap çıkardı. Şiddetle tavsiye ederim, kesin okuyun.

Yazının sonunu ise onun kendi cümleleriyle bitirmek istiyorum. Zira ibret alınası…

“Hadi ama... Birçok insan böyle zorluklardan ayağa kalkmayı başaramaz. Ben belki milyonda bir belki de milyarda birim...”

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI