Neredeyse kendimizi dahi sevmez olduk - HÜSEYİN GÜL

2 Ocak 2017 Pazartesi 18:16

Toplumun kutuplaştığı, ayrıştırıldığı söyleniyor. Bir kibrit çakılsa memleketin alev alacağı izlenimi var. Hafta sonu tatilini fırsat bilip çarşı-pazar dolaştım şöyle bir... Ahbap-esnaf ziyaretleri derken insanların kendi çevresi dışında kalan insanları artık haz etmediklerini farkettim. Hepsi savunma moduna geçmiş gibiydi sanki. ‘Bana dokunmasın da bin yaşasın’ der gibi mesafe koymuşlardı araya. Kimse kimseye güvenmiyor. Bakmayın kendi çevresi dışında kalanları kapsıyor dediğime, evlat babasına düşman olmuş. Kutuplaşma aileye, haneye kadar girmiş.

****

Zaman ne kadar hızlı geçiyor. Ve her şey ne kadar hızlı gelişiyor. Kısacık ömrümde neler değişmiş meğer. Bunları anlamak için cemiyete çıkıp bir tur atmak yetiyormuş. Hey gidi yıllar hey. Çocukluğuma baktım da, her sokakta insanların birbirine selam veren sevinci vardı. Kapılar herkese açık. İnsanlık en değerli inci. Arkadaşlık diye bir şey yazıyor kitaplarda, namuslu yürekler her satırı biliyor. Kötülükler imtiyaz sahibi değil henüz. Parayla yiyecek, içecek ve giyecek alıyorsunuz. İnsanları asla.

***

Bayramdan bayrama değil de, akşamdan akşama ziyaret ediliyor büyükler. Geçerken de olsa uğranıp soruluyor, “Bir şeye ihtiyacın var mı?” diye... Hayat denen kitabı okuyor herkes, ömür denen ırmağı namuslu kulaçlarla geçiyor. Hiçbir çocuğa "Yerinden kalk" demiyor büyükler, otobüslerde büyüklere yer verme sergisi var küçüklerin. Kimsenin ekmeğinde gözü yok kimsenin. Zaten herkes ikiye bölüyor ekmeğini, bir yabancı için bile.

***

Parayla işi yok kimsenin. Yoksul insanların gözlerindeki çukur bile umutla dolu. Kimse arkasına bakmıyor, bırakın dostu, düşman bile vurmuyor arkadan. Şarkıdan şarkıya geçiyor mutfakta yemek yapan anneler. Su kadar aziz çocuklar, sokaklara emanet. Herkes ülke sevgisinde bir nefer.

***

Çünkü yollar sadıktır, ruhlar asilse. Yollar sizi terk etmez, siz yoldan çıkmazsanız. Hayat sizlere can çekişmeyi sunsa da, yolunuza çıkacak bütün engellerle mücadele edecek onura sahip olacaksınız. Kötülük iyilikten arta kalan değildir. Kötülük iyilikleri ortadan kaldırmak için üretilmiş sinsi bir yılandır. Ve her gün insanların koynuna biraz daha sokulmaktadır.

Bütün hepsi tamam da peki değişim nerden ve nasıl başlayacak? Özlemini duyduğumuz bir hayat hayal mi kalacak yoksa? Kardeşlik, barış, sevgi sadece dillerde var olan basit bir söylem olarak mı kalacak? Taşınmaz malları vicdanlardan daha değerli sayan bir dünyada, sevgiden değerli hiçbir şey olmadığını anlamak için vaktimiz olacak mı acaba?

***

Hiç şüphesiz hayat bir mücadele elbette. Ama başkalarını devirerek ayakta kalmak duygusunun hayatta yeri yok. Bu dünyadan göç ederken sevgilerini, mallarını bağışlayabilirsin. Ama kendini bağışlayamamak var ya! O berbat bir şey.

***

İnsan vicdanıyla hesaplaşmalı önce. Muhasebesini yapmalı. Kendi evinin önü temiz değilken, komşusunun çatısında ki kardan şikayet etmemeli. "Kimin canını acıttım?" diyeceksin."Kimlere kan verdim?" Çaldığın kapılar açılmadı diye, sen de başkalarına kapattın mı kapıları? İçindeki insanlık, çıktığın yolculukların rehberi oldu mu? Hayatın ihtirasına yenik mi düştün insanlığın anlamını elinin tersiyle itip de?

***

Her şey kötü mü peki? Bu savaşlar, kahpelikler ve soysuzluklar dünyasında, Hayatın küçük sihirleri de var. Ve hep bir şeyler fısıldıyor bizlere. Bu koca dünyada bizim tuttuğumuz yer nedir ki? İçimizde sevgi yoksa eğer. Çünkü hayat bir yürek ağrısıdır.

***

Hiçbir tavşanı yakalayamamış tazı olmakla, kimsenin günahına girmemiş olmak arasında o kadar uzun bir yol var ki. Kuruyor her şey, çiçekler gibi. Zaman durmuyor ve bir çocuğun evden kaçmasıyla eve dönmesi arasındaki kadar çabuk bitiyor her şey. Ertelenmiş düşlerin pişmanlığıyla!

***

Hani bir şarkı vardır. “Masum değiliz, hiç birimiz” diye sözler geçer içinde. Elbette hiçbirimiz masum değiliz. Ama kavanoz dipli dünyanın içinde adımızın yazıldığı kağıt parçacıkları etrafa saçıldığında ağır basan söylemler en değerli hazinemizdir. Yaşarken bedenimizi süsleyen pahalı ve görkemli giysiler değil! Ne öğrendik diye sormalı insan Hayata sadece almak için gelmediğimizi bilmeliyiz. Ardımızdan "davacı" değil, "duacı" insanlar bırakmak istiyorsak eğer!

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI