Yine Mümtaz - HÜSEYİN GÜL

9 Mart 2017 Perşembe 00:15

Zaman geçtikçe dünya daha garipleşiyor. Hangi köşeye baksam, kötülerin kazandığını görüyorum.  Üstelik kötülerin birbirine kenetlendiğini görünce, gelecek adına hiçbir umudum kalmıyor.  Yoksullar bir çorbayla doymuş gibi kalkıyor. Zenginler saltanat sofralarından hiç yememiş gibi. Aradaki farkı anlıyor musunuz? 
***
Hayatın safrasıdır ihtiras. Atamıyorlar. Rahat yatamıyorlar zannediyorsunuz ama öyle değil artık. Özgürlük köleleştirilirken, kötülerin kuralları işliyor. Birazcık sesinizi çıkarmaya görsünler. Hayat, kendinden olmayanı anında fişliyor. Kime ve neye büyütülüyor çocuklar? Ülkedeki hayati sorunlar neden küçültülüyor peki? Hayatlarını paraya tahvil edenler, çocuklarının telef olmuş yarınlarına ne diyecekler? Kendi çocuklarını korumak diye bir şey yoktur. Suça meyilli çocukların üretimine suskun kalanlar, o çocukların eninde sonunda kendi çocuklarının karşısına çıkacağını da düşünmelidir. 
***
Kir, sadece suya sabuna dokunmakla temizlenmez. Haksızlığa karşı suskunluk en büyük kirliliktir.  İnsanlık için yeni tanımlar gerek artık. Haysiyet, erdem vs... Baylar bayanlar, haramı helal sayanları sevip sayanlar. Bazı günahları teneşir bile paklamaz.  "Beni halk yarattı" diyen politikacıları, şarkıcıları ve dizi oyuncularını gördükten sonra, halkın nasıl yaratıcı olduğunu sorgulamıyorum. Haddime değil. Ama iyilerle kötüler arasında nöbet değişimi olsa bu ülke biraz olsun değişirdi.
***
Mümtaz Alpaslan geldi şimdi aklıma. Ne zaman iyi insan modeline örnek versem hep bu isim üzerinden gidiyorum ama belki de karşıma ondan daha donanımlısı çıkmadığı içindir. Sokakta gördüğü garibanlara yardım etmeye çalışırken kendini kaybederdi. Bir çiçeğin açmasındaki sihri görebilmek için, günlerce bekleyecek kadar sabırlı, sokak köpeklerinin çaresizliğini yüreğine ortak edecek kadar duyarlıydı. 
***
Savaşlara karşıydı. Savaşları körükleyen politikacılara da. Kardeş bilirdi bütün insanları. Güneşin batışında kendini kaybederdi. Başkaları için yaşamayı severdi en çok. Yoksulların kaderine kahrederdi. Merhametliydi. Gençliğini eskitmişti meydanlarda, haksızlığa isyankardı. Mektuplarını zarfı açık gönderirdi. Güven doluydu. Yalnız başına yürürdü sokaklarda. Ardına bakmazdı. 
***
Güldüğü zaman içini ısıtırdı insanların. Gocunmazdı ağlamaktan. Ilgıt ılgıt sevdalar eserdi yüreğinde. Bağışlamazdı ihaneti. Yaktığı fotoğraflardan pişmanlık duymazdı hiç. Şarkıları severdi en derinden. Gözlerinden önce kalbinden akardı yaşlar. Lüks lokantalarda yemek keyfini kaçırırdı. Parasal özlemlerini hiç hatırlamam. Kuşyemi doluydu cepleri. 
***
Nerde bir çocuk ağlasa, önce o duyardı. Hayat omuzlarını düşürse de, hep diriydi umutları. Ateş yakardı sokak çocuklarına. Her sabah bıkmadan usanmadan gökyüzünü maviye boyardı. 
İnsancıldı, yürekliydi. Kötülüğe bile kalkmazdı elleri. O, umutlarımı aydınlık tutan sıradan bir insandı. O benim dünyamın, sevgi insanıydı.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI