Yürü çilekeş çarık - HÜSEYİN GÜL

18 Şubat 2017 Cumartesi 00:08

“Şehirlerde tabanım değil bağrım yanık, Nur şehrine gidelim, yürü çilekeş çarık.” Necip Fazıl’ın bu şiiri bir insanın üzerindeki en vefalı eşyanın ayakkabı olduğuna dair farkındalık yarattı bende. Bir ayakkabının sahibine yazdığı hikayedir hayat. Okumasını bilene!

***

Fabl diye bir sanat var. Hayvanları veya cansız varlıkları konuşturup, öyküleştirirler. Bende ayakkabıları konuşturmak istedim. Dile gelse, eminim şunları söylerdi; "Dükkana geldiğinde vitrinden sana bakıyordum. 'Beni satın alacak paran var mı?' diye düşündüm. Çünkü her ayağa girip çıkmaktan fena halde yorulmuştum. Sahibim olmanı ve yüzündeki çileye ortak olmayı istedim. "Seninle her yere yürürüm" dedim. Karıncayı bile incitmeyeceğini biliyordum sanki.

***

Çok yakıştım ayağına. Üstümden yağmur, altımdan seller geçti. Sabahın erken saatlerinde seninle otobüs duraklarına yürümek harikaydı.. Elbiselerin daralıp, pantolonunun paçaları eskirken sana eşlik etmenin gururunu yaşadım. Ne umutlar döşedik yollara. Büyük adımların adamı, benimle koşarken seni bir atın üzerindeymiş gibi hissettirmeyi sevdim. Eskiyen yanlarım su alırken kahrolduğumu bilmeni isterim. Çorabını her gün değiştirdin, gömleğini de. Beni değiştirmeyecek kadar sadakatli olduğun için ben de elimden geleni yaptım. Kar altında durmaktan korkar mı hiç kardelen çiçekleri? Beni tamirciye vermiştin bir gün, geri almazsın diye hiç korkmadım.

***

Evine girdiğinde kapının önüne koydun beni, gocunmadım. Beni bir kalem gibi kullanarak ıslak kumlara yazdığın bir ismi hatırlıyorum. Kaç gece onun kapısında sabahladığımızı da. Kapıların önünde de dursa, sevda sevdadır. Bunu senden öğrendim.  Başkalarının bir giydiği ayakkabıyı bir hafta sonra yeniden giydiği bir dünyada, her gün yol arkadaşın olmak başkaydı. Sevdiğin insanın kokusuyla uyanmak gibi. Çocukları omuzlarına aldığın zaman bana yük olduğunu düşünme sakın. Ne yaptıysak birlikte yaptık. Bir insanın kalbi ellerinden ve ayaklarından bellidir. Elini hiç kire uzatmadın, ben şahidim.

***

Bütün ayakkabılar eskir. Sevgiler gibi. Sevginin eskisi makbuldür, ayakkabının yenisi. Eskiyince kapının önüne konan ayakkabıları her gelen giyer. Çünkü birini uğurlarken birini bekler hayat. Bana bahşettiğin bu ecelsiz hayat için sana teşekkür ediyorum. Beni sadece yürümek için kullandın, insanlara ve hayvanlara tekme atmak için değil.  Benim gibi bir ayakkabı ancak senin ayağında böylesine görkemli dururdu. Varsın ikinci mevki olsun ömrümüz. Senin gibi birinin ayağında olmak ve o ayakta eskimek benim için gururdu.".

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI