90’ların Güzelliği - IŞILAY KARAGÖZ

12 Ocak 2021 Salı 00:15

Hani bir deyim var ya ‘Komşuda pişer, bize de düşer’, biz bu cümlenin lafta kalmadığı, gerçekleştiği yıllarda yani 90’larda büyüdük. Evin hanımı pişirdiği 4 tas çorbanın bir tasını komşusuna vermeden oturmazdı sofraya. Biz sofradayken de en az bir kere kapımız çalar, komşulardan bir tanesi yemek getirirdi. Zaten her komşuda birbirinin tabağı oluyordu ve kısır döngü haline girmiş bir şekilde o tabağı dolu şekilde sahibine verme nezaketi vardı.

Sofra derken bildiğimiz yer sofrası, evin en küçüğünün yüz üstü yatarak yemek yeme ısrarından dolayı kendisiyle kavgalar edilen yer sofrası.

Bu sofra belki evin hanımı tarafından kurulur ama herkesin yardımıyla toplanırdı.

Evin en kurnazı sadece ekmek sepetini götürmekle oyalanır, en az yorulan olurdu. Ama o kurnazlığı ilk fark eden, annenin görmesi için elinden geleni yapardı.

Evde kızlar varsa ikisi bulaşığa geçer, bu kez orada en kurnaz olan kendisini belli ederdi. Nasıl mı? Kış mevsimindilerse eğer sıcak suyla deterjanlama görevi üstlenirdi, eğer ki yaz ise soğuk suyla durulama yapardı.

Bulaşık bittikten sonra çay demlenirdi, sırada çayı servis etme ve biten bardakları kimin dolduracağı didişmesi vardı, sonra bir de o bardakları kimin yıkayacağı…

Bunlar o kadar tatlı kurnazlıklardı ki kimseyi incitmeden ufak tefek didişmelerden ötesine gitmezdi.

Şimdiki nesil bu yaşadıklarımızı hiçbir zaman anlayamayacaklar. O günleri en ince ayrıntısına kadar anlatan bir oyun olsa da onlara aktarabilsek bu yaşanan güzellikleri. Zira şu dönemde onlara ulaşmak ancak oyunlarla mümkün. O da tutarsa tabi…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI