Eşlerin Aile Konutu Üzerinde Hakları Nelerdir? - STJ. AV. KÜBRA KARAGÖZ

22 Ekim 2020 Perşembe 10:01

Aile konutu eşlerin tüm yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, buna göre yaşantısına yön verdiği, acı ve tatlı günleri içinde yaşadığı alandır. Doktrin ve Yargıtay içtihatlarına göre eşler aile konutunu birlikte seçer ve varsa çocukları ile birlikte fiili olarak bu konutta yaşarlar.

Yani bir taşınmazı aile konutu sayabilmemiz için;

Ortada geçerli bir evlilik olmalıdır,

Eşler devamlı olarak o taşınmazda oturmalıdır.

Tüm bunlardan hareketle hukuken evli sayılmayan hayat arkadaşlarının veya hukuken evli olup da eşlerin kısıtlı zamanlarda kullandığı yazlık, yayla evi vb. taşınmazlar aile konutu olarak değerlendirilmemekte dolayısıyla buna bağlanan hukuki sonuçları da doğurmamaktadır.

TMKm.194'e göre

- Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.

-Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir.

-Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsil sorumlu olur. 

-Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini Tapu Sicil Müdürlüğünden isteyebilir.

Madde gerekçesine göre; eşlerin aile konutlarıyla ilgili hukukî işlemlerde eşlerin serbestliği ilkesine istisna getirmiş ve böylece aile konutu ile ilgili bazı hukukî işlemlerin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kabul edilmiştir.

Aile konutu eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, yaşantısına buna göre yön verdiği, acı ve tatlı günleri içinde yaşadığı, anılarla dolu bir alandır. Bu nedenle bu denli önemli bir malvarlığıyla ilgili olarak eşlerin tek başlarına hukukî işlemleri yapması diğer eşin önemli yararlarını etkileyebilir. Bunun sonucu olarak madde, konutla ilgili kira sözleşmesinin feshini, bu konutun başkalarına devrini ya da konut üzerindeki hakları ve buna benzer diğer hukukî işlemlerle tamamen ya da kısmen sınırlanmasını diğer eşin rızasına bağlamıştır. Maddede, aile konutunu eşlerden birinin kiralaması hâlinde, diğer eşin bir bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelmesi öngörülmektedir. Bu nedenle söz konusu hüküm evlenmenin hükümleri kısmında ele alınmıştır. Diğer eşin kanunun kendisine tanımış olduğu rıza verme yetkisini haklı sebep olmaksızın eşinden esirgemesi, bu yolla hakkını kötü ye kullanması da mümkündür. Bunun önlenmesi için de maddenin ikinci fıkrasında böyle bir rızaya muhtaç olan eşe hâkime başvurma yetkisi tanınmıştır.

Aile konutu üzerinde malik olmayan eşin rızası alınmadan yapılan geçersiz işleme karşı rızası alınmayan eş, yapılan işlemin iptali için dava açabilir.

Şöyle ki eşlerden biri:

*Diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshederse, kira sözleşmesinin feshinin geçersizliğine dair bir tespit davası açılabilir.

*Aile konutunu devrederse, üçüncü kişi adına tescil edilmiş tapunun iptali ile malik olan eş adına tescili için tapu iptali ve tescil davası açılabilir.

MK 194 kapsamında açılacak tapu iptali ve tescil davasında hem devri gerçekleştirilen malik eşin, hem de taşınmazı devralan kişinin davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Bu davalarda görevli mahkeme aile mahkemeleridir. Bu davalar, gayrimenkulün aynına ilişkin olduğu için HMK m. 12/1 gereğince taşınmazın bulunduğu yer mahkemeleri kesin yetkilidir.

*Aile Konutu Üzerindeki Hakları Sınırlarsa,(ipotek gibi) yapılan bu sınırlandırmanın iptali davası açılabilir.

Aile konut şerhi, malik olmayan eşin rızası olmadan taşınmaz üzerinde tasarruf yetkilerinin sınırlanmasını sağlamaktadır. Kurucu değil; açıklayıcı niteliktedir. Çünkü burada malik olmayan eşin, aile konutuna dair hakları yukarıda bahsettiğimiz MK 194 gereğince kanundan kaynaklanmaktadır ve aile konut şerhi konulması, bu hakların üçüncü kişilere açıklanmasını sağlamaktadır.

Malik olmayan eş tapu kütüğüne Aile Konutu Şerhi konulabilmesi için muhtarlık veya apartman yönetiminden konutun aile konutu olduğuna ilişkin ispat mahiyeti taşıyan bir belgeyi ve nüfus kayıt örneği ya da evlilik cüzdanının ibraz etmesi gerekir. Bu şekilde başvuru yapıldıktan sonra koşulların oluştuğu tespit edilirse aynı gün aile konut şerhi konulmakta ve bu şerh, malik olan eşe bildirilmektedir.

Eşlerin paylı mülkiyetinde olan taşınmaz üzerinde de aile konutu şerhi konulabilmesi de mümkündür. Bu durumda ise ortaklığın giderilmesi davası da muhtemeldir. Fakat Yargıtay içtihatları "Aile konutu bir amaca özgülendiği bu sebeple aile konut şerhi terkin edilmediği müddetçe ortaklığın giderilmesinin istenemeyeceği yönündedir.

Malik olmayan eşin başvurusu sonrasında “aile konut şerhi” konulduğunda malik eş, tapuda artık hiçbir tasarruf işlemini tek başına yapamaz. Uygulamada malik olan eş şerh konulmadan önce aile konutunu satmak devretmek gibi işlemler yapabiliyor. Bu durumda bile malik olmayan eşin rızası gerekmektedir.  Çünkü daha önce de bahsi geçtiği üzere bu hak kanundan kaynaklıdır. Tapu şerhi sadece o taşınmazı satın almak/ devralmak isteyen üçüncü kişilerin işlem yapmak istedikleri taşınmazın üzerinde; kimlerin söz sahibi olduğunu bilmesini ve mağduriyete yol açmamak adına aydınlatılmasını sağlar. Şerh konulmadan önce konut üzerinde tasarrufta bulunan malik eşin yaptığı tasarruflar (satış/devir işlemleri) tümüyle geçersiz olup satış/devir sonrası üçüncü kişi adına yapılan tescil işlemi de yolsuz tescil olarak adlandırılır. Bu durumda üçüncü kişinin malik olmayan eşin rızasız olduğunu bilip bilmemesinin yani iyi niyetli olup olmamasının bir önemi yoktur. Çünkü burada korunan değer toplumun temeli olan aile’nin korunması ve ayakta tutulmasıdır ve kanun koyucu burada aile kavramını üçüncü kişinin iyi niyetinden üstün tutmuştur

                              


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI