7253 sayılı Kanun ile Sosyal Medya ve İnternet Yayınlarına İlişkin Yapılan Düzenlemeler - AV. MEHMET SALİH YEGEN

31 Ekim 2020 Cumartesi 00:40

Sürekli gelişen ve değişen teknoloji karşısında sosyal medya hayatımızda olmazsa olmaz yerini her geçen gün sağlamlaştırmaya devam etmektedir. We Are Social 2020 raporuna göre sosyal medya kullanıcı sayısı 3.80 milyara ulaşmıştır. Bu durum dünya genelinde her iki kişiden birinin sosyal medya kullandığının göstergesidir. Günümüz itibariyle kullanılan bu platformların uluslararası çapta yoğun bir şekilde kullanılması, farklı kültürlerden insanların buluşmasına olanak sağlaması gibi olumlu yönlerin yanı sıra çocuklar için riskli hale gelmesi, kişilerin, başkalarının internet özgürlüğü adı altında kişisel haklarının ve verilerinin ihlal edilmesi ise olumsuz yönleri bulunmaktadır. 7253 sayılı kanun ile kişisel verilen ve hakların sosyal medya platformunda korunması, ilgili platformların Türkiye’de temsilcilik açması gibi hususlar düzenlenmiştir. Bu yasa ile devletin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmesi platformlarla işbirliği yaparak vatandaşların haklarının korunması önem arz etmektedir.
İnternet günümüzde gencinden yaşlısına vazgeçilmez bir unsur olmuştur. Bilgi edinme, bilgi alışverişi, eğlence gibi faydalarının yanında kullanıcıların kimliklerini gizleyerek üçüncü kişilere karşı kanuna aykırı şekilde eylemle bulunmaları da bilinen bir gerçektir. Hal böyle olunca yasalarımız gelişen dünyanın getirdiği yenilik ve kolaylıklara ayak uydurmak zorundadır. İşte 7253 sayılı kanun teknoloji çağının getirdiği bir zorunluluktur.
SOSYAL MEDYA YASASI DIĞER ÜLKELERDE MEVCUT MUDUR?
Ülkemizde oldukça geç kalınmış bu düzenleme, Almanya, Fransa gibi Avrupa ülkelerinde mevcuttur. Amerikan hukuk sistemine göre sosyal medya ağlarının içeriğe ilişkin herhangi bir müdahalede bulunması için bir takım süreçlerden kaçınması zorunluluğu getirilmiş iken Avrupa Birliği'nin internet ortamına ilişkin "terör ve yanlış bilgi" gibi iki müdahale edeceği husus bulunmaktadır. Sosyal medya platformlarında nefret suçu, ayrımcılık, terör gibi konularda düzenlenmiş hukuka aykırı içeriklerin kaldırılması yönünde düzenlemeler mevcuttur.
Fransız hukukunda ise düzenlenen sosyal medya yasasında en önemli unsur; suç teşkil eden içeriklerin 60 dakikada kaldırılarak ihlalin, zaman kaybı ile büyümesini engellemektir.
7253 SAYILI YASADAN ÖNCE SOSYAL MEDYADA İŞLENEN SUÇLARDA İZLENEN YOLLAR
İlgili yasa yürürlüğe girmeden bu platformlardan işlenen suçlara ilişkin etkin soruşturma ve kovuşturma tam anlamıyla yürütülemiyordu. Etkin soruşturma ve kovuşturma yürütülememenin iki sebebi mevcuttu. Platformlar kuruldukları ülkenin yasalarına göre örneğin Facebook Twitter kuruldukları ülke ABD olması sebebiyle ABD yasaları ile korunması ve bu platformların Türkiye 'de temsilcilikleri bulunmamasıdır. Temsilciliğin bulunmaması mahkemeler ve ilgili platformlar arasındaki iletişimde sorunlar çıkarmaktaydı. Platformlar kendi uygulamaları üzerinden işlenen suçlar mahkemeye intikal ettiğinde yurtdışı merkezli şirketlerden resmi bilgi alınması uluslararası yazışmaların 10-12 ayı bulabilmekte ve şirketlerle resmî yazışma yapılsa bile kullanıcıya ait veriler hiçbir şekilde verilmemektedir. Bunun sebebi Facebook veya Twitter’dan veri alabilmek için ABD Mahkemelerinden alınmış bir mahkeme kararı olmasıdır. ABD mahkemeleri ise kişisel mahremiyete ve ifade özgürlüğüne bizim hukukumuzdan farklı olarak yaklaşması sebebiyle ABD mahkemelerinden bu yönde kararı almak bi hayli zordu. Veriler ancak taraf ülkeler arasında yapılan uluslararası sözleşmeler ile paylaşılmaktaydı.  Sözleşme gereği ilgili platform çocuk istismarı, kasten öldürme ve terör suçları kapsamında ülkemizle veri paylaşımı yapabilmektedir. Bu sayılan suçlar dışında herhangi veri paylaşımı yapılmamaktadır.
7253 SAYILI YASADAN SONRA SOSYAL MEDYADA İŞLENEN SUÇLARDA PLATFORMLARIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ VE  İZLENECEK YOLLAR
Bu yasa ile yer ve erişim sağlayıcılar açısından özel bir düzenleme getirilmiş olup sosyal ağ sağlayıcıları açısından da yeni tanımlamalar belirtilmiştir. Bu yasaya göre; kullanıcıların internet ortamında sosyal etkileşim amacıyla metin, görüntü, video gibi içerik oluşturup paylaşmalarına imkân sağlayan her gerçek veya tüzel kişi bir sosyal ağ sağlayıcısıdır. Çoğu sosyal medya uygulamasında sosyal ağ sağlayıcısı yurt dışında olduğundan bu yasa ile onların sorumluluğunun Türkiye’de devam ettirilmesi hedeflenmektedir.
Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içeriği ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, 5651 sayılı kanunun 8. ve 9. maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür. Yeni gelen yasa ile bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde 1 milyon Türk Lirasından 10 Milyon Türk lirasına kadar idari para cezası hükmedilecektir.
Normalde 5651 sayılı kanunun 8. Maddesine göre internet ortamında yapılan ve içeriğini çocuğun cinsel istismarı, fuhuş, kumar, intihara yönlendirme, uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma, gibi suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak sadece erişimin engellenmesine karar verilmekte ve erişimin engellenmesine ilişkin kararlar erişim sağlayıcılar tarafından yerine getirilmekteydi. Yeni düzenleme ile suç oluşturan kısmi içeriğin çıkarılmasının mümkün olup olmadığına bakılmaktadır. Erişimin tamamen engellenmesi yerine içeriğin çıkarılması hedeflenmektedir. Böylece bu yöntemle kişilerin, aynı internet sitesinde bulunan ve hukuka aykırı olmayan diğer içerikler yönünden ifade özgürlüğü korunmaktadır. İçerik çıkarılma kısmında ise erişim sağlayıcı değil içerik ve yer sağlayıcı rol oynayacaktır.
Yapılan tüm düzenlemelere rağmen kişilik haklarının ihlaline sebep olan içeriklerin; yetkili makamlarca verilen erişimin kaldırılması kararına rağmen halen arama motorlarında yer aldığı görülmektedir. Mağduriyetin tamamen giderilmesi amacı ile yeni yasa ile kişilik hakkının ihlali durumunda verilen içeriğin çıkarılması yönündeki kararın yanı sıra kişilik hakkını ihlal eden içeriğin kişinin adı ile bağdaştırılmaması yönünde de karar verilebilecektir. Yeni yasa ile yetkili makamların verebileceği kararların sınırı genişletilmiş ve kişilik hakkının korunması daha ön planda olmuştur.
Yasanın en önemli hususu sosyal medya kullanıcıların karşılaştıkları sorunlarının çözümünü kolaylaştırmak amacıyla daha etkin bir koruma mekanizmasının getirilmesi yani sosyal medya platformunun Türkiye’de bir temsilcilik açmasıdır. En az 1 kişinin Türkiye’de temsilci olarak belirlenmesi halinde bu temsilci, vatandaşların kişilik haklarının ihlali söz konusu olduğunda yapacakları başvuruyu cevaplandırmak ve yetkili makamların kendilerine yönlendirecekleri taleplerin yerine getirilmesi amacıyla görevini yerine getirecektir. Yeni yasanın getirdiği en önemli husus budur; diğer ülkelerde sosyal medya platformlarının temsilcilikleri bulunurken ülkemizde bulunmaması büyük eksiklik olarak fark edilmiş ve mağduriyetin azaltılması yönünde böyle bir koruma mekanizması oluşturulmuştur.
Eğer sosyal medya sağlayıcısı bu yasa ile kendisine getirilen; talepleri karşılama, gerekli bildirimleri yapmak, tanınan sürelere ve hükmedilen idari para cezalarına uymak, temsilci belirlemek gibi yükümlülüklerine yerine getirmezse; yargı kararı ile ağ sağlayıcısının internet trafiği bant genişliğini yüzde 50 (ilkinde) ve yüzde 50-90 (ikincisinde) aralığında daraltılacaktır. 
Bu düzenleme ile sosyal medya Türkiye’de günlük erişimi 1 milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışındaki sosyal ağ sağlayıcısına, kişilik hakkı ihlali veya özel hayatın ihlali durumunda kişi tarafından yapılacak olan başvuruyu 48 saat içerisinde değerlendirme yükümlülüğü de getirilmiştir. Getirilen bu koruma mekanizması ile hukuki olarak bireylerin hak arama süreçlerinin olabildiğince erken başlatılması amaçlanmıştır. Sağlayıcı tarafından olumsuz cevap verilmesi durumunda da gerekçe göstermesi gerekmektedir.
5651 yasası ile bu yükümlülük bulunmamakta iken yeni yasayla bu yükümlülüğün 5651 sayılı kanunda yer almayan ve yeni yasayla gündeme getirilecek olan diğer bir husus ise; sosyal ağ sağlayıcılarına raporlama yükümlülüğünün getirilmesidir. 6 ayda bir Türkçe dilinde hazırlanacak olan raporda; taleplerin ve verilen yargı kararlarının ne kadar sürede yerine getirildiğine ilişkin şeffaflık ve dürüstlük ilkeleri çerçevesinde özel hayatın gizliliği ve kişilik hakkının korunmasına yönelik istatistik verilere de yer verilmesi. 
Son olarak ise; hukuka aykırı bir içeriğin mahkeme kararı ile tespitin sosyal ağ sağlayıcısına bildirilmesi durumunda 24 saat içerisinde içeriğin çıkarılmaması veya erişimin engellenmemesinden doğan zararın tazmininde sosyal ağ sağlayıcısı sorumlu olmaktadır. Böylece, koruma mekanizmasının hem süre hem de minimum zarar ile işletilmesi hedeflenerek sosyal ağ sağlayıcısına direkt bir sorumluluk verilmektedir.
7253 SAYILI YASA İLE HEDEFLENMEK İSTENEN NEDİR?
Yasayla hedeflenmek istenen sosyal medya üzerinden devletin güvenliği ve bireylerin kişilik haklarına ihlal edildiği durumlarda mahkemelerin etkin soruşturma ve kovuşturma yapılmasını hedeflemektir. Yasayla birlikte sosyal ağ sağlayıcıları ülkemizde en az bir kişiyi temsilci atamak zorunda kalacaktır. Bu temsilci gerek yetkili makamların gerekse mahkemelerin kendilerine yönelttiği soruları cevaplamak zorunda kalacak cevaplamadığı taktirde idari para cezasına çarptırılacaktır. Yasadan önce böyle bir durum mümkün değildi. Şayet yukarıda anlatıldığı üzere ülkemizden yetkili makamlar sosyal ağ sağlayıcılarından bilgi istediğinde sosyal ağ sağlayıcıları kuruldukları ülkenin yasalarına göre korunmaları fırsat bilerek bilgi vermekten kaçınabiliyordu. Bilgi verilse dahi ülkeler arası yazışma yürütülen soruşturmaları sekteye uğratacak zaman kayıplarına sebebiyet vermekteydi. Ancak bu yasa ile birlikte sosyal ağ sağlayıcıları ülkemizde temsilcilik açarak ülkemiz yasalarından sorumlu tutulacaktır. Haliyle yetkili makamlar ve mahkemeler sosyal ağ sağlayıcısından bilgi almak istediğini sosyal ağ sağlayıcıları bu istekten kaçamayacaktır. Kanaatimizce 7253 sayılı kanun yerinde ve teknoloji çağını uygun bir düzenlemedir. Şayet bireyler için internet olmazsa olmaz konumda iken bu mecralarda işlenen suçlarda azımsanmayacak derecededir. Hakkaniyet gereği hiç bir birey sanal dünyanın arkasına saklanarak kişi haklarını ihlal edecek davranışta bulunmamalıdır. 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.