Anayasa Mahkemesi’nin Kararları Bağlayıcı mıdır? - MEHMET SALİH YEGEN

17 Ekim 2020 Cumartesi 01:08

Anayasa Mahkemesi’nin 2018/30030 başvuru numaralı Kadri Enis Berberoğlu kararında, başvurucunun İHAS m.5/4’de ve Anayasa m.19/8’de korunan kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 1. Ek Protokol m.3’de ve Anayasa m.67/1’de korunan seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Bu yazımızda AYM ’nin kararının içeriğini değil, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ ne hak ihlalinin giderilmesi konusunda gösterdiği yol ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ nin buna karşı verdiği ek karar incelenecektir.

Yerindelik kelimesi TDK’ ya göre yerinde olma durumu, isabet anlamına gelir. Bu durumda yerindelik kelime anlamı olarak bir şeyin yerine geçme, kendisi yapma anlamını taşır. Gündeme düşen ve yargı camiasını ikeye bölen olayı kısa özetleyecek olursak İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Anayasa Mahkemesi hak ihlali varlığı kararına uyulmamasının gerekçesinde Anayasa Mahkemesi’nin yerindelik denetimi yaptığını yani kendisinin yerine geçerek karar verdiğini, yasalar gereği yerindelik denetimi yapma yetkisinin bulunmadığı bu nedenle Anayasa Mahkemesi’nin kararına uymayarak ilgilinin tekrar yargılanmasına yer olmadığına dair karar vermiştir.

 İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ nce AYM ‘nin kararına uymama kararı Anayasa ve 6216 sayılı yasa gereği yanlış karardır. Yanlışlığın temel sebebi İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ nce 6216 sayılı Kanunun 50. Maddesinin 1. Ve 2. Fıkrasının yanlış yorumlanmasından kaynaklıdır. 6216 sayılı Kanunun 50. Maddesi ilk fıkrasında özetle Anayasa Mahkemesi yerindelik denetimi yapamaz. İdari eylem ve işlem niteliğinde karar veremez. İkinci fıkrasında ancak tespit edilen ihlal mahkeme kararından kaynaklanmışsa, yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde karar verir.

6216 sayılı kanunun 50. Maddesinin ilk fıkrası Anayasa’ nın 125. Maddesinin dördüncü fıkrası ile ilintilidir. Bu maddeye göre Anayasa Mahkemesi idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ nin verdiği karar ne idari eylemdir ne de idari işlemdir.

Anayasa Mahkemesi ’nce incelenen dosyada tespit edilen hak ihlali mahkeme kararından kaynaklanmışsa, yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde karar verir. Burada dikkat edilmesi gereken husus tespit edilen hak ihlalinin mahkeme kararından kaynaklanmasıdır. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ nin verdiği karar neticesinde Anayasa Mahkemesi incelemesinde hak ihlalinin varlığı tespit edilmiştir. İlgili mahkemenin 6216 sayılı kanunun 50. Maddesinin 2. fıkrasına göre ihlali ve sonuçları ortadan kaldıracak şekilde karar vermesi gerekirken yine 50. Maddenin 1. fıkrasına değinerek yerindelik denetimi yapıldığını belirtip Anayasa Mahkemesi kararını hiçe sayması yasaların yanlış yorumlanmasının bir sonucudur.

Bahsedilen konuyu siz değerli okurlarımıza kısaca özetleyecek olursak Anayasa Mahkemesi’ nin vermiş olduğu karar neticesinde hak ihlalinin varlığı tespit edilmiştir. Hükmü veren İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi 6216 sayılı yasanın 50. Maddesinin 2. Fıkrasına göre ihlal bir mahkeme kararından kaynaklaması sebebiyle ilgili mahkeme ihlal ve ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırarak –yani Anayasa Mahkemesi kararına uygun- şekilde karar vermelidir.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI