Sosyal Mesafe, Su, Hayat, İsraf ve İnsaf - MENEKŞE YÜKSEL ÖZBEY

17 Ağustos 2020 Pazartesi 00:33

İstediğimiz anda istediğimiz insana ulaşabileceğimiz bir zamanda yaşadığımız için, engel mi mesafeler durumuna geldik…

Cep telefonundan aradığımız kişi o anda cevap veremiyorsa hemen başka yerlerden kontrol ediliyor, o anda WhatsAap’ta ama size cevap vermiyor olması nedeniyle suçlu durumuna düşmesi an meselesi haline geliyor…

Herkes kendisini sürekli aranması gereken, her yere çağırılması, sorulması gereken kişi olarak görüyor… Guruplar arası yazışma platformlarında, tartışmalar, kavgalar, gereksiz onlarca yazışma yapılıyor. Harika başlayan bir anda sıkı fıkı olunan arkadaşlıklar denemez; beraberlikler diyelim bir anda da başladığı gibi bitiyor. Bu arada bütün bunlar yaşanırken ve mesafesizlik yaşam şeklimiz olmuşken birden ‘Sosyal Mesafe’mize dikkat etmemiz gereken asla taviz vermememiz gereken bir döneme giriyoruz.

Uygulamakta zorluk çektiğimiz, başaramadığımız Sosyal Mesafe, sadece pandemi döneminde değil her daim olması gereken bir mesafe…

Mesafe şöyle der, benimle ol ama hayatımın içinde olma çünkü hayatım yalnızca bana ait. Ne kadar yakın arkadaşımız olursa olsun, kendisi anlatmadığı sürece özel sorular sormak, özel hayatını merak etmek mesafesizlik… Bir insanla samimi olmamız, onunla ilgili her şeyin içinde olmamız anlamına gelmez.

Bu süreçte, hasta olmaktan korkarak “Mesafe” ne demek hatırlarsak, öğrenirsek ne mutlu bize… Öğrenebilirsek herkes kendi hayatıyla kendi işiyle ilgilenerek daha güzel, daha mutlu yaşayabilir…

İsraf , hakkında kitaplar yazılacak bir konu, kısaca nasıl anlatılır bilmiyorum. “Su Gibi Harcamak” deyimiyle anlatmak istiyorum. Gereksizse kapatın lütfen, evladınızın, torununuzun, bir başkasının suyunu harcamayın. Bir yılda şu kadar ekmek topladık diye afişler asan belediyelerin topladığı ekmek onu atanların utancıdır… Doğa bitiyor, kaynaklarımız tükeniyor, biz fakirleşiyoruz, kendimizi ve değerlerimizi kaybediyoruz. Su gibi harcadığımız su değil bütün yaşamsal varlıklarımız …

Hepimizin , eski Türkler gibi doğadan, nehirlerden, ağaçlardan özür dileyip hayata yeniden başlaması gerek. Şimdi yiyemediğimiz kadar çok kıyafetimiz, yiyemediğimiz kadar çok yiyeceğimiz var ama huzurla dışarı çıkamadığımız için mutsuzuz; belki doğa bize, belki hayat bize, belki dünya bize, belki yaratan bize bir şey söylüyordur…

Ah insan, biraz insaf…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI