Aşkın Menengiç Hali - MERVE SÖKMEN

1.2.2022 14:44:00

Mahir heyecanla, kalbini yerinden çıkaracakmış gibi hissettiren kadını, Deniz’i beklerken, Deniz de evdekilere haber vermiş ve Mahir’in konumunu yolladığı kafeye doğru gidiyordu. O sırada beklenmeyen bir ses duyuldu şehrin her yerinden. Deniz panikle arabasını sağa çekip durdu. Mahir ise hemen telefonuna sarılarak Deniz’i aradı.

-Alo? Deniz? Nasılsın sanırım patlama oldu iyi misin?

-A, evet ben sağa çekip durdum ama sanırım o tarafa gelemeyeceğim. Trafik çok sıkışmış durumda.

-Sorun değil. Sen yakında bir yere geçip bana konum atar mısın ben gelirim.

-Elbette. Görüşürüz.

Şehrin göbeğinde, meydanda bir ses bombası patlatılmıştı. Büyük paniğe yol açan patlamada neyse ki ölen ya da yaralanan yoktu ama bu korkuyu yaratan güçlere lanet yağıyordu. Deniz, trafik rahatlayınca Ziyapaşa Bulvarı’na girdi. Severek gittiği Konak Kahvesi’ne oturup Mahir’e konum yolladı. Sevimli garson Begüm, “Her zamankinden mi Deniz Hanım?” diye sorunca Deniz birini beklediğini söyleyerek teşekkür etti. Az sonra Mahir de çıkıp gelmişti. Tokalaştılar.

*DENİZ*

Allah’ım bu nasıl bir karizma? Kalbimin sesini duyuyor mudur acaba? Rezil olacağım. Of, ben neler hissediyorum böyle daha tanımadan etmeden! Ne yapacağım şimdi? Ne konuşsam, ne söylesem acaba? Çok da tatlı ya insafsız. Bir insan bu kadar tatlı olup can yakmaya nasıl cüret edebilir. Hayır, kızım Deniz, kendine gel, anlayacak şimdi. Sakin ol, normal davran. Hah, işte başlıyoruz. Ay soru sordu ne cevap vereceğim ki şimdi?

“Deniz? Deniz iyi misin?” “Ha? Ah şey! Evet, iyiyim dalmışım sadece biraz korktum sanırım.”

“Korkma önemli bir olay değildi. Geçti zaten. Hem, seçtiğin mekân da güzelmiş, çok beğendim. Ne içelim diye sordum ama duymadın sanırım”

“Ah, buranın menengiç kahvesi şahanedir. Her zaman içerim. Çoğu kafeden daha samimi ve güler yüzlü servisi var. O nedenle burayı tercih ettim. Menengiç kahvesinden sana da tavsiye ederim, eğer istersen tabii.”

“Olur, tabii. Sen sevdiysen deneyeyim. Bakar mısınız?”

Menengiç kahvelerini yudumlarken gözleri konuşan Mahir ile Deniz’in elleri heyecandan terliyordu. Sessizliği bozan Mahir oldu: “Deniz, ben açık sözlü konuşmayı severim. Senden çok etkilendim. Görüşmek, konuşmak istedim. Umarım sana rahatsızlık vermemişimdir.” Deniz bu cümleleri işitmişti işitmesine ama donup kalmıştı yine. Sonra yutkunarak yanıtladı: “Mahir ben, ne diyeceğimi bilmiyorum. Henüz birbirimizi tanımıyoruz ama ben de aynı şeyleri hissediyorum.” Mahir beklediği cevabı almıştı almasına ama ne yapacaktı? Aşkın menengiç halini tatmaya başlamak varken zemheri acıyı başlatmanın zamanı mıydı? (Devam Edecek)

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI