Tarzan’ın Dili Tutulursa! - MERVE SÖKMEN

16.2.2022 16:01:00

Geldi. Rüyalarının kadını ışıl ışıl parıldayarak girdi kapıdan… Gözleri kamaşmıştı. Deniz’i beyaz uzun spor elbiseyle bu kadar çekici yapan şey gönlündeki sevda mıydı, düşünemedi. Sadece gelişini izledi. Deniz yaklaştı, fısıldadı:

“Korkmuyorum Mahir. Seni ne pahasına olursa olsun sevmekten korkmayacağım artık.”

Sahi ya. Şu kısacık hayatta neden korkardı ki insan sevmekten? Üstelik böyle aşk kimseye nasip olmazken…

Mahir Deniz’in alnından öpüp ellerini tuttu. Masaya doğru yaklaştılar.

“Ben de korkmuyorum Deniz. Seni sevmekten, seni yaşamaktan, hiçbir şeyden korkmuyorum. Sen benim bir ömür arayıp bulamayacağım ruh eşimsin. Ne olursa olsun seveceğim seni. Ancak…”

Deniz’in Mahir’in sözleri sayesinde parıldayan gözlerindeki ışık, yerini telaşa bırakmıştı. Donuk bir şekilde bakakaldı bu ‘Ancak’ kelimesine. Mahir devam etti:

“Aşkımız yarım kalmayacak ancak zorluklar bizi bekliyor sevgilim. Senden bunu istemekle bencillik mi ediyorum? Senin üzülmeni istemiyorum.” Mahir bunları söylerken fonda Erol Büyükburç’un ‘Dudaklarımda Şarkısın’ parçası çalıyordu. Ne güzel de söylüyordu:

“Dudaklarımda şarkısın

Sen ömrümün tek aşkısın

Aşkımız kalmasın yarım

Ne olur hiç ayrılmayalım…”

Tam da bu büyünün etkisiyle birbirlerine sarılmışlardı ancak uzun sürmedi. Mahir babasının sesiyle birden irkildi. Gelmişlerdi. Mahir’i takip etmiş, ailecek olay çıkarmaya gelmişlerdi. Mahir arkasını döndü.

“Mahir! Bu o… ile ne işin var senin! Annen demişti zaten. Yürü eve!”

Mahir babası ve kuzenlerinin bu yaptığına şaşıramadı ancak çocuk gibi yönlendirilmek en nefret ettiği şeydi artık. Bu zihniyeti engellemek için tam zamanıydı. Deniz’in yaşlı gözlerine bakıp gülümsedi.

Babasına eve gelmeyeceğini ve bundan sonra onların oğlu olmadığını söyleyip Deniz’in elinden tuttuğu gibi çıktılar dışarı. Deniz şaşkındı ve bir yandan da ağlıyordu. Mahir ise kendinden son derece emindi ve bu aşka sahip çıkacaktı. Hemen boşanma davası açacak, Deniz ile yepyeni bir sayfa açacaklardı. Deniz Mahir’in elini birden bıraktı.

“Mahir. Anlamıyorsun.” Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. “Anlamıyorsun Mahir. Ailenden ayıramam seni. Yapamam bunu. Lütfen bırak beni.” Mahir Deniz’in yaş dolu gözlerinden öpüp çekti kendine onu. Sımsıkı sarıldı. “Asıl sen anlamıyorsun. Benim ailem sensin.” Arabaya binip uzaklaştılar. (Devam Edecek)

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI