'SON ÖZGÜR KUŞAK!' - SELAHATTİN SEKİN

24 Eylül 2018 Pazartesi 01:58

Hayaller ile sahici yaşamın, yalanlar ile gerçeklerin bir birine karıştığı, esaret zincirine bile isteye insanların bağlandığı yerin adı SOSYAL MEDYA

Bakın çevrenize!

Boyunlar aşağıda, gözler eldeki ekrana odaklanmış gönüllü prangaları ile dolaşan insanlar...

2012'den bu yana Ekvador Büyükelçiliği'nde kalan WikiLeaks kurucusu Julian Assange, Rus televizyonuna verdiği röportajda çarpıcı bir tespit yapıyor;  “Şu anda doğmakta olan bu kuşak, son özgür kuşaktır. Siz doğuyorsunuz ve hemen ya da bir yıl sonra tüm dünya sizi biliyor”

İnsanın arzularını, zaaflarını çözen küresel aktörler, ürettikleri uygulamalar ile bütün insanlığı sanal zincirler ile bir birine bağlamış durumda. İstihbarat örgütlerinin işleri oldukça kolaylaştı. Olur olmaz her bilgi sosyal ağlarda çılgınca paylaşılıyor. Ajanlar, özel bir çaba harcamadan bilgiye kolayca ulaşabiliyorlar.

Şöyle bir dakika durup düşünün!

Ofisinize gelen arkadaşınız, bir süre sonra sizinle sohbeti bırakıp elindeki ekrana odaklanıyor. Evde aile bireyleri açık olan televizyonun karşısında boynu bükük eldeki ekrana bakarken başka bir alemde geziyor. 

Televizyonlarda  moderatör dahil kimse konuşanı dinlemiyor. Kamera genel açıdan görüntü verdiğinde kimsenin konuşan kişiyi dinlemediğini eldeki ekrana baktığını görüyorsunuz. İnsanlara bilgi aktarmak üzere bir televizyon ekranında buluşanlar bile bir birini dinlemezken ekran başındaki izleyici neden konuşanı dinlesin ki?

Nereye gidiyoruz?

Bu nasıl bir kabulleniş nasıl bir teslim olma halidir?

Durup düşündüğünüzde endişe etmeye korkmaya başlıyorsunuz.

Bir Haber;

'85 yaşındaki bir adam, sosyal medya hesabı yüzünden tartıştığı 76 yaşındaki eşini bıçaklayarak öldürdü. Ardından da intihar girişiminde bulundu'

Gerçekten kopuş trajediye dönüşüyor.

Ve bence WikiLeaks kurucusu Julian Assange'ın  “Şu anda doğmakta olan bu kuşak, son özgür kuşaktır' tespiti gerçeği yansıtmıyor. Ekvador Büyükelçiliği'nde kapalı kaldığından dışarıda olan bitenin gerçekte çok farkında değil. Bırakın doğmakta olanı,  85 yaşındaki yaşayan en eski nesil bile tutsak alınmış.

Hatta hamile anneler doğmamış çocuklarına prangalarını kendi elleri ile önceden hazırlıyorlar.

Nasıl mı?

Doğmamış çocuklarına sosyal medya hesabı açan milyonlar var.  Bebeğinin ultrason görüntülerini paylaşan anneler açtıkları hesapların birer pranga olduğunun farkında bile değil.

Sahte hesaplar, üretilen sahte bilgler sahte sanal bir yaşamı bize dayatıyor. Gerçeklerden kopan insanlık deliye dönüyor.

Alın size güncel çarpıcı bir örnek daha;

Sosyal medya; 'Oğluna, okulun istediği pantolonu alamayan İsmail Devrim, çocuğu okuldan gönderilince kendisini banyoda iple asarak yaşamına son verdi''

Bir intihar olayından yola çıkarak sosyal medya üzerinde estirilen hava ile,  gönüllü prangalarla bir birine bağlı olan kitle  'Ülke mahvolmuş. Bittik tükendik. Olmaz olsun böyle bir dünya' gibi isyan cümlelerini peş peşe çılgınlar gibi paylaşmaya başlıyor.

Sosyal medya tutsağı sövüyor sayıyor!

Oysa gerçek çok farklı.

Kocaeli Valiliği; "Haberler gerçeği yansıtmıyor. Olayın sebebi psikolojik"

Savcılık;  "Şahsın herhangi bir borcunun bulunmadığı, oturduğu evin kendisine ait olduğu, ailesiyle bir geçimsizliğinin olmadığı ve Dilovası ilçesinde bir şirkette çalıştığı tespit edilmiştir. Oğlunun okul pantolonunu alamaması söz konusu değildir. "

Yerel seçime giderken tehlike çok daha büyük!

Türkiye yeniden bir seçim havasına girdi. Yukarıdaki haber ve benzeri pek çok operasyon bu seçim döneminde sonucu etkilemek için dolaşıma sokuluyor ve sokulacak. Bu sayede insanların oy rengi etkileniyor.

Uyarı!

Geçen seçimde gönüllü prangalarla bir birine bağlı olan tutsak kitleye seçim propagandası yaptığını zannedenler yanıldılar. Sosyal medyaya gereğinden fazal güç ve etki vehmedildi.

Oysa gerçek bambaşka!

Etki için güven şart. Yalan dolanın kolayca söylenebildiği, maskeler ardına gizlenerek kolaylıkla çamur atılabilen bir mecra etkili olamaz. Dedikoducu, yalancı bir insanın etkisi ne ise Sosyal Medya denen sanal medyanın da etkisi o. 

Farkındayım, gönüllü prangalardan kurtuluş zor. Ama gerçek hayata dönüş şart!

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI