Şiddetin En Önemli Nedeni Cehalettir! - SOSYOLOG MEHTAP ÜNLÜ

30 Kasım 2020 Pazartesi 09:48

Bilhassa Pandemi sürecinde insanların evlerinde kalmalarının gerektiği bu hassas süreçte kadına yönelik şiddetin artması nedeniyle konuyu ele almanın şart olduğunu düşündüm.

Şiddetin başlangıcının insanlığın doğuşuyla paralel olduğu düşünülmektedir. Şöyle ki yapılan bir araştırmaya göre arkeologlar, erkek mumyaların kemiklerinde %9-20 oranında kırığa rastlarken kadın mumyalarda bu oranın % 30-50 olduğu tespit edilmiştir. Maalesef ki kadınlar dünyanın her yerinde, birçok konuda şiddete maruz kalmaktadır.

Ülke genelinde yaşamının herhangi bir döneminde eşi veya eski eşi tarafından fiziksel şiddete maruz kalan kadınların oranı %36.  Yaşamının herhangi bir döneminde duygusal şiddet yaşayan kadınların oranı %44.  yaşamının herhangi bir döneminde cinsel şiddete maruz kalan kadınların oranı %12. en az bir kez fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalmış kadınlardan eğitimi olmayanların oranı %43, lisans ve lisansüstü üzeri düzeyde eğitimli olanların oranı %21.  İstatiksel rakamlar, yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkan verilerdir. Ayrıca sosyal-kültürel seviyenin yüksek olduğu bölge ve kesimlerde, kadınların şiddete uğradıklarını söylemeye çekinerek gerçeği belirtmedikleri varsayılarak sayıların verilenlerden daha yüksek olduğu da düşünülmektedir. Lakin bu durum bölgelere göre değişiklik gösterebilmektedir. Peki, yalnızca fiziksel şiddet midir sizce maruz kalınan şiddet türü…

Elbette ki hayır fiziksel şiddet ve ikinci sırada psikolojik şiddet yerini almakta ve ekonomik şiddet, cinsel şiddet olarak sıralanmaktadır.

Günümüz koşullarında kadın istihdamının da geçtiğimiz yıllara oranla artmış olduğunu düşünürsek kadınların da iş gücü rekabetine katılımları söz konusudur. Bu durum ekonomik şiddetin yaşanıla bilirliğini artıran bir durum olduğu öngörülebilir. Neden şiddete başvurur peki erkekler? Ben bu konuda gelişim psikolojisinin ve ilk çocukluk çağının oldukça etkili bir unsur olduğunu düşünmekteyim. Elbette ki genetik mirasın bize bırakmış olduğu böylesine büyük etki asla göz ardı edilemez. Fakat sonrasında gözlerini dünyaya açan bebek o andan itibaren dış dünyayı pür dikkat gözlemler. Çevresel etkenler çocuğun kişilik gelişimini yönlendirir. Evde anneye şiddet uygulayan,  bir babanın varlığı çocuğunda ileriki yaşlarında evlendiğinde eşine şiddet uygulaması yüksek olasılıklı bir durumdur. Bu durum babanın alkol yâda madde kullanmasıyla da şiddet uygulama yâda uygulayacak olduğu durumunu da artırmaktadır.

Mirabal kardeşleri hepimiz hatırlarız. Dominik Cumhuriyeti’nde otuz yıl süren diktatörlüğe karşı canları pahasına mücadele veren üç kız kardeş. Kanlı diktatörlüğün yıkılması için mücadele verirken 25 Kasım 1960 tarihinde tecavüz edilip öldürüldüler. Cansız bedenleri bir uçurumun dibinde bulundu. Ülkenin yöneticisi olan Trujillo yönetimine karşı insan hakları ve demokrasi için mücadelede simgeleşen kadınlar diktatörlük tarafından defalarca tutuklandı. Mal varlıklarına el konuldu. Bunlarla yetinmeyen Trujillo bir halk konuşmasında “Ülkenin en büyük iki sorunu kilise ve Mirabel Kardeşlerdir” diyerek Mirabel Kardeşleri hedef gösterdi. Bu konuşmadan sadece 23 gün sonra, hapishanedeki eşlerini ziyaretten dönen üç kız kardeş, uçurumdan aşağı atılarak öldürüldü. Bu cinayet resmi kayıtlara “trafik kazası” olarak geçti.

Mirabel Kardeşlerin öldürülmeleri Dominik Cumhuriyeti’nde büyük bir tepki uyandırdı. Direniş güçlendi ve bir yılın sonunda diktatörlük devrildi. O günden sonra 1981’den beri 25 Kasım, kadına karşı şiddetle mücadele etme günü olarak anılıyor ve her yıl aynı tarihte eş zamanlı olarak ülke genelinde, farkındalık yaratmak amacıyla programlar yapılıyor. Evet, 25 Kasım Uluslararası Kadına karşı şiddetle mücadele günü ilan edilmesi maalesef ki kadına yönelik şiddeti durdurmadı fakat bugünün kadınlarının kendi tarihlerine sahip çıkmaları, sessiz kalmamaları, Mirabel Kardeşler ve nice onlar gibi kadınlarımızın yaşanılan olumsuzluklar karşısında dur diyebilmelerinde önemli bir adım olacaktır.


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI